Anasayfa / Kimya Haberleri / Dünya / Bilim İnsanları Ölümcül Mantarlarla Nasıl Savaşıyorlar?

Bilim İnsanları Ölümcül Mantarlarla Nasıl Savaşıyorlar?

bilim insanlari olumcul mantarlarla nasil savasiyorlar - Bilim İnsanları Ölümcül Mantarlarla Nasıl Savaşıyorlar?

Mantarlar küresel sağlık ve gıda güvenliği için mikroskobik bir tehdit oluşturuyor. Mantarların, dünya çapında insanda hastalığa neden olan 1 milyardan fazla türü bulunurken, diğer türler ise buğday, mısır ve diğer mahsullerde yetişiyor ve ürünlere ciddi zararlar veriyor. Artık, gelişmiş laboratuvar ekipmanları olmadan da mantarları kolayca tespit edebilen ucuz ve basit bir yöntem, enfeksiyonları tespit ederek ve bozulmuş bitki ve yiyecekleri bularak, gelişmekte olan ülkelerdeki milyonlarca insanın hayatının kurtulmasını sağlayacak.

Kanada’daki Quebec City’deki Laval Üniversitesi’nde, biyosensör tasarlayan bir mikrobiyolog olan Maurice Boissinot, “Bu son derece övgüye değer ve büyük bir başarıdır.” dedi. Ancak Boissinot, yeni yapılan bu araştırmaya dahil değil. Boissinot, yaptıkları şeyin gerçekten iyi bir adım olduğunu söyledi.

Mantarların birçok farklı türü bulunur, bazıları diğerlerine göre daha zararsızdır. Yaygın olarak görülen, saçkıran ve ayak mantarı gibi cilt enfeksiyonlarına neden olan türlerin dışında, diğer türleri de ağrılı ağız yaralarına, şişmiş lenf düğümlerine ve hatta ölüme bile neden olabilen vücut içi enfeksiyonlara neden olur. Bu enfeksiyonları tespit etmek, iyi ekipmanlara sahip laboratuvar ve hastaneler için zor değildir. Ancak çoğu test, mantar proteinlerini birbirine bağlayabilen ya da mantarları genlerinden tanıyabilmek için nükleik asitleri okuyabilen, antikorlara dayanıyor. Bu nedenle gelişmekte olan ülkelerdeki doktorların ve çiftçilerin çoğu zaman ulaşamadığı steril laboratuvarlar ve soğutulmuş reaktifler gerektiriyor.

Colombiya Üniversitesi’nde bir sentetik biyolog olan Virginia Cornish ve ekibi, genel olarak ekmek mayası olarak bilinen Saccharomyces cerevisiae’yi model mantar olarak kullanarak uzun bir raf ömrüne sahip ve soğutmaya gerek kalmayan alternatif bir test geliştirmeye başladılar. Birçok mantar gibi ekmek mayasında da hücre yüzeyinde, potansiyel çiftler tarafından yayılan feromonları tespit edebilen eşleştirici reseptörler vardır. Cornish’in ekibi insanlarda yaygın olarak görülen mantar enfeksiyonlarının nedeni olarak bilinen Candida albicans isimli mantardan eşleştirici reseptör genini aldı ve ekmek mayasının genomuna ekledi. Ayrıca, mayanın domateslerde, likopen, kırmızı pigment ve antioksidanları bol miktarda üretmesine olanak sağlayan birkaç geni de reseptör kontrolüne ek olarak eklediler. Aslında ekip, ekmek mayasını, domatesin kızarmasına göre C. albicans’ın belirlenmesini sağlayan bir biyosensöre dönüştürdü. Bunun dışında, bu verimli test sadece 3 saatte sonuçlanıyor ve geçtiğimiz günlerde Science dergisine de bu konuda rapor sundular.

Cornish, sistemin tespit edebileceği mantar enfeksiyonlarının çeşitliliğini arttırmak istedi. Ekip, ekmek mayasının eşleştirici reseptör geninin diğer patojen türlerden, pirinçte kavrulma hastalığına neden olan Magnaporthe Oryzae ile buğday ve arpada küf hastalığına neden olan Fusarium Graminearum da dahil olmak üzere, benzer genlerle değiştirdi. Bu şekilde her biri farklı bir hastalık tespit edebilen toplam 10 tür oluşturulmuş oldu.

Maya biyosensörünü kullanıcı dostu yapmak için, bunları kolayca kan, idrar, su ve kir test edebilen bir kağıt ölçme çubuğunu içlerine batırdılar. Genetiği değiştirilmiş ekmek mayasının canlı bir versiyonunu içeren ölçme çubuğu, 38 hafta boyunca oda sıcaklığında saklandıktan sonra bile hala çalışıyordu. Cornish, “Bir köy kendi birasını mayalayabildiği  gibi, şimdi kendi mayalarını da yapabilirler ve hem de böyle çok düşük bir teknoloji ile olabilir.” dedi.

Kanada’da bulunan Toronto Üniversitesi’nde bir sentetik biyolog olan Keith Pardee, Zika virüsü için kağıt tabanlı ekranlar geliştirdi ve yeni testten dolayı heyecanlı olduğunu söyledi. Ve “Bu maya mutfakta zaten bulunduğundan, mantarlar gıdaya bulaştığında izlemek için oldukça doğal olacak gibi görünüyor.” dedi.

Fakat Boissinot, sensörün klinikte kullanım için henüz hazır olmadığına dikkat çekiyor. Araştırmacılar bu sensörle yaptıkları önemli bir testte, hastaların kan veya idrar örneklerinde normalde bulunandan daha yüksek düzeyde, mantar feromonları kullandılar. Ve Kuzey Carolina Durham’daki Duke Üniversitesi’nde biyolog olan Joseph Heitman, daha önceki çalışmalara göre bazı maya eşleştirici reseptörlerinin benzer türlerden gelen feromonlara cevap verebildiğini, belirtti. Bu, tespit edilmeye çalışılan mantar hastalıklarından bazılarını, biyosensörün yanlış tanımlayabileceği olasılığı olduğu anlamına gelir.

Cornish, “Biz henüz bir oyun değiştirici değiliz.” diyerek bu olasılıkları kabul ediyor. Ve “Ama geliştirmek için çalışıyoruz.” diyor. Onun ekibi de koleradan ve narenciyeyi tahrip ederek Florida’nın portakal bahçelerini tehdit eden yeşil küf hastalığından sorumlu mikrobun da dahil olduğu bakteriyel patojenleri tespit edebilecek nitelikte benzer bir biyosensör geliştirmeyi planlıyor. Boissinot, “Bu biyosensör çok etkileyici ve mikropların bizim karşımızda değil, bizim için çalışması için daha fazla şey yapmalıyız. Gelecekte faydalı olacak olan bu konuda ikna oldum.” dedi.

Kaynak : sciencemag.org

Yorumlar
Canan Ayvat - Bilim İnsanları Ölümcül Mantarlarla Nasıl Savaşıyorlar?

Hakkında Canan Ayvat

1998 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ereğli’nin köklü bir geçmişe sahip iki okulu olan Sümer İlköğretim Okulu ve Ereğli Lisesi(Anadolu)’nde başarıyla tamamladı ve hemen ardından İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandı. Şimdi 1.sınıfa geçti, bölümünü ve bu alanı çok seviyor. Çılgın bir bilim aşığı ve aynı zamanda edebiyatı, felsefeyi ve kitap okumayı çok seviyor, şiirlerini okumadığı incelemediği şair yok. Büyük hayalleri ve hedefleri var bu yüzden kendisini her anlamda geliştirmek istiyor.Şu an İnovatif kimya dergisinde güncel bilimsel haber çevirileri yapıyor. İlerde çalışmalar yapmak istediği ve şuan ilgilendiği alanlar: Sinirbilim, Farmakogenomi, Biyonanoteknoloji, Kanser Biyolojisi.

Sitemi Ziyaret Edin
Tüm Yazıları Görüntüle

Okumanızı Öneriyoruz

tasarlanan biyosensor mikroplar araciligiyla antibiyotik uretimini tespit edebiliyor 310x165 - Tasarlanan Biyosensör Mikroplar Aracılığıyla Antibiyotik Üretimini Tespit Edebiliyor

Tasarlanan Biyosensör Mikroplar Aracılığıyla Antibiyotik Üretimini Tespit Edebiliyor

PDF OLARAK İNDİR Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacılar ilgili antibiyotik moleküllerini tespit edebilen biyosensörler geliştirdiler. …

Bir Cevap Yazın

LinkedIn Auto Publish Powered By : XYZScripts.com