Anasayfa / Kimya Haberleri / Dünya Haberleri / Diyet, Ölümcül Bir Meme Kanseri Tipinin Yayılmasını Etkileyebilir

Diyet, Ölümcül Bir Meme Kanseri Tipinin Yayılmasını Etkileyebilir

diyet olumcul bir meme kanseri tipinin yayilmasini etkileyebilir - Diyet, Ölümcül Bir Meme Kanseri Tipinin Yayılmasını Etkileyebilir

Fotoğraf : Kuşkonmaz

Günümüzde Nature Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre gıdalarda yaygın olarak bulunan tek bir protein yapı taşı; genellikle ölümcül olan meme kanseri tipinin yayılmasının önüne geçebilecek bir anahtarı olabilir.

Araştırmacılar, üçlü negatif meme kanseri olan laboratuvar farelerinde asparajin adı verilen bir amino asidi sınırlandırarak, kanserin vücudun uzak bölgelerine seyahat etme kabiliyetini önemli ölçüde azaltabileceğini buldu. Ekip asparajini sınırlamak için diğer yöntemler arasından diyet kısıtlamaları kullandı.

Asparajin bakımından zengin gıdalar; süt, peynir altı suyu, sığır eti, kümes hayvanları, yumurta, balık, deniz ürünleri, kuşkonmaz, patates, bakla, fındık, tohum, soya ve tahılları içerir. Asparajin seviyesi en düşük gıdalar meyve ve sebzeleri içerir.

Cedars-Sinai’deki Biyoinformatik ve Fonksiyonel Genomik Araştırma Merkezi’nin eş direktörü Simon Knott, “Çalışmamız; diyetin, hastalığın seyrini etkileyebileceğini gösteren kanıt bulgularını da ekliyor” dedi. Araştırma, bir düzineden fazla kurumda gerçekleştirildi.

Knott, insan hücrelerindeki bulguları doğrulayan daha fazla araştırma yaparsa, kanser hastalarının aldıkları asparajin miktarını sınırlamak ve var olan tedavileri güçlendirmek; göğüs kanseri yayılımını önlemek için potansiyel bir strateji olabilir.

Araştırmacılar, üçlü negatif meme kanseri hücreleri üzerinde çalışıyorlar ve bu hücreler diğer birçok kanser hücresinden daha hızlı büyüyor ve yayılıyor. Östrojen ve progesteron hormonları için reseptörlerden yoksun oldukları için ve HER2 denilen bir proteini az miktarda ürettiklerinden; üçlü negatif deniyor. Sonuç olarak, bu faktörleri hedef alan yaygın tedavilere karşı direniyor.

Geçmişteki araştırmalardan elde edilenler, çoğu tümör hücresinin primer göğüs bölgesinde kalmasına karşın hücrelerin bir alt grubunun göğsü bırakıp kan dolaşımına girdiğini bulmuştur. Bu hücreler akciğerlerde, beyin ve karaciğerde kolonileşirler ve burada çoğalırlar. Çalışma ekibi kanda dolaşan tümör hücrelerinin özelliklerini ve kanserin yayılmış olduğu bölgeleri anlamaya çalıştı.

Araştırmacılar, asparajin sentetazın – asparajin yapmak için kullanılan enzim hücrelerinin – primer bir tümörde ortaya çıkışının daha sonraki kanser yayılımıyla güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu keşfetti.

Araştırmacılar ayrıca L-asparajinaz kemoterapi ilacı veya diyet kısıtlaması ile asparajin sentetazın azaltılmasının; metastazı büyük ölçüde sınırladığını buldular. Laboratuvar farelerine asparajin bakımından zengin gıda verildiğinde, kanser hücrelerinin daha hızlı yayıldığı gözlendi.

UK Cambridge Enstitüsü’nde Kanser Moleküler Biyolojisi profesörü ve direktörü, aynı zamanda yazının üst düzey yazarı Gregory J. Hannon “Çalışmanın sonuçları, diyetteki değişikliklerin; hem bir kişinin birincil tedaviye nasıl tepki vereceğini hem de ölümcül hastalığın yaşamın ilerleyen dönemlerine yayılma olasılıklarını etkileyebileceğini iddia ediyor.” dedi.

Araştırmacılar, sağlıklı katılımcıların düşük asparajin diyetini tüketebilecekleri bir erken dönem klinik araştırması yapmayı düşünüyor. Diyet, asparajin düzeylerinde azalma ile sonuçlanırsa, bir sonraki bilimsel adım kanserli hastalarla yapılan bir klinik araştırmayı içerecek. Knott, bu araştırmanın kemoterapi ve immünoterapinin yanı sıra diyet kısıtlamalarını kullanacağını söyledi.

Araştırmacılar, asparajinin etkilerini inceleyerek diğer kanser türlerine yönelik tedavileri de değiştirebileceklerini söylüyor.

Cedars-Sinai’deki Araştırma ve Lisansüstü Araştırma Eğitimi Başkan Yardımcısı Ravi Thadhani, “Bu çalışmanın sadece meme kanseri için değil, birçok metastatik kanser için etkileri olabilir” dedi.

Bu yayında bildirilen araştırmalar Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından şu ödül sayıları ile desteklenmiştir: P50-CA58223-09A1, R00 CA194077 ve 5P30CA045508; Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından hibe numarası 5’e göre P01 CA013106-44; ve Susan G. Komen Vakfı (SAC110006) tarafından; ICR ve CRUK büyük meydan okuma ödülü (C59824 / A25044); ve DOD BCRP’den (W81XWH-1-0300) bir bağış.

Hikaye Kaynağı:

Malzemeler Cedars-Sinai Tıp Merkezi tarafından sağlandı.

Kaynak : sciencedaily.com

Yorumlar

Okumanızı Öneriyoruz

toleransli nukleer yakit bilim insanlarindan reaktorlerin guvenligini artirmak icin yeni adim 310x165 - Toleranslı Nükleer Yakıt: Bilim İnsanlarından Reaktörlerin Güvenliğini Artırmak İçin Yeni Adım

Toleranslı Nükleer Yakıt: Bilim İnsanlarından Reaktörlerin Güvenliğini Artırmak İçin Yeni Adım

Rusya Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi’nden (MEPhI) bilim insanları, MIR reaktöründeki radyasyonu tutmaya yönelik krom içerikli …

Bir cevap yazın

WP to LinkedIn Auto Publish Powered By : XYZScripts.com