Anasayfa / Kimya Haberleri / Dünya / İlaca Dirençli Bakterilerin Tedavisinde Pratik Uygulama

İlaca Dirençli Bakterilerin Tedavisinde Pratik Uygulama

ilaca direncli bakterilerin tedavisinde pratik uygulama - İlaca Dirençli Bakterilerin Tedavisinde Pratik Uygulama

Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) araştırmacıları, bir antibiyotiğin enfeksiyonla hızla mücadele edip etmediğine karar vererek tıbbi tedaviyi etkili şekilde hızlandırmak ve ilaca dirençli bakterilerin gelişimini sınırlamak amacıyla yeni bir strateji ortaya koydu. Böylelikle, bu method ile bakteri hücrelerinin mekanik dalgalanmalar ve bir antibiyotik tarafından uyarılması sonucu meydana gelen herhangi bir değişiklik hızla algılanabilir.

Scientific Reports dergisinde yayınlanan makalede, NIST prototip sensörünün, bakteri kolonilerinin günler süren büyümesiyle gerçekleşen klasik antimikrobiyal testlerden çok daha hızlı olduğu -bir saatten daha kısa bir sürede sonuç veriyor- belirtildi. Klasik testlerden kaynaklanan gecikmeler etkili tedavilerin bulunmasından önce enfeksiyonların ilerlemesine izin veriyor ve bu süre zarfında bakterilerin ilaç direnci geliştirmelerine olanak tanıyor.

Yanlış kullanılan antibiyotikler ve antibiyotik dirençli bakteriler insan sağlığına ciddi anlamda zarar veriyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin 2013 yılı raporuna göre her yıl Amerika’da antibiyotiğe dirençli  bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanan en az 2 milyon hastalık ve 23.000 ölüm meydana gelmektedir.

Yeni NIST algılama yaklaşımı, yüzeydeki parçacıklar değiştiğinde titreşimleri ölçülebilir yollarla değişen bir kuvars-kristal rezonatörü temel alan sistemiyle bu duruma bir çözüm olabilir. Bakteriyel hücrelerin bir rezonatör üzerine yapışmasını içeren yaklaşım, daha önce karbon nanotüp safsızlığının ölçümlerinde kullanılan duyarlılığı yüksek kristallerin farklı bir şekilde yeniden değerlendirilmesine imkan veriyor.

Yeni NIST metodu, mikropların mekanik hareketlerini ve antibiyotiklere olan tepkilerini algılıyor. Bazı araştırmacılar, öncesinde bazı bakteri hareketlerinin birtakım antibiyotikler varlığında zayıfladığını bulmuşlardır, ancak şimdiye kadar bu değişimler sadece mikro ölçekli sensörlerle ve genellikle hareketli bakterilerde (flagella adı verilen iplik benzeri yapılar tarafından yönlendirilerek) tespit ediliyordu. NIST metodu klinik ortamda daha yararlı olabilir, çünkü düşük maliyetle elektronik verileri  toplar ve büyük bakteriyel kolonileri algıladığı için makroskopik ve güçlü yapıda olabilir.

Sensör piezoelektrik özelliğe sahiptir, yani bir elektrik alana maruz kaldığında boyutu değişir. İnce piezoelektrik kuvars disk iki elektrot arasına sıkıştırılır. Kristal titreşimleri uyarmak için bir elektroda kristalin rezonans frekansına yakın, sabit bir frekansta alternatif bir voltaj uygulanır. Sonrasında, kristalin karşı tarafındaki diğer bir elektrottan, araştırmacılar salınım gerilimlerini, kristalin cevabı olarak kristal yüzeyine bağlanmış mikrobiyal mekanik aktiviteden kaynaklanan rezonans frekansta (veya frekans gürültüsünde) dalgalanmalar gösteren bir sinyal şeklinde kaydeder.

NIST araştırmacıları koli basilinde (Escherichia coli) kullanılan iki antibiyotiğin (polimiksin B (PMB) ve  ampisilin) cevabını ölçtü. Hücrenin ürettiği frekans gürültüsü, PMB’nin tanıtımından  (piyasaya sürülmesinden) sonra 7 dakika içinde sıfıra yaklaştı. Ampisilin eklenmesiyle 15 dakikada frekans gürültüsü azalmaya başladı ve sonra hücreler ayrıldığında ve öldüğünde daha hızlı düştü. Bu zaman ölçekleri antibiyotiklerin işlev gösterdiği normal hızları yansıtmaktadır.

Sensörün ölçümlerinden sonra antibiyotiklerin etkinlikleri, kalan bakteri kolonilerinin büyümesiyle tespit edildi. Her iki antibiyotik de canlı hücrelerin sayısını önemli ölçüde azalttı.

Kaynak: sciencedaily.com

Yorumlar
Rüya Atlıbatur - İlaca Dirençli Bakterilerin Tedavisinde Pratik Uygulama

Hakkında Rüya Atlıbatur

1991, İstanbul doğumlu. 2014 yılı İTÜ Kimya Bölümü’nden ikincilikle mezun oldu. Lisans dönemi boyunca çeşitli konferanslara katılmanın yanı sıra mesleki gelişim ve sektörel bakış açısı kazanma adına Tübitak MAM’da laboratuvar stajyeri, Eczacıbaşı-Baxter’da kalite stajyeri olarak görev yaptı. Ardından Yüksek Lisans’ını İTÜ Kimya Bölümü ve İTÜ Enerji Enstitüsü iş birliği ile gerçekleşen çalışma sonucu 2016 yılında tamamladı. Yüksek Lisans döneminde uluslar arası kongrelerde çeşitli sunumlara katılmanın yanında ''Karbon Nanotüplerle İşlevselleşmiş Yüksek Verimli Organik Güneş Pillerinin Geliştirilmesi'' konulu Tübitak 1003 Projesi’nde proje çalışanı olarak görev yaptı. Konuya ilişkin makalesi bulunmakta olup şu anda İTÜ Kimya Bölümü’nde Doktora öğrencisi olarak öğrenimini sürdürmekte ve ileri dönemlerde ilaç kimyasına yönelik konularda çalışmalar yürütmeyi hedeflemektedir. Dolayısıyla, dergide bu alanlarda yayınlanan dünya haberlerini yakından takip etmekte ve çeviri editörü olarak görev yapmaktadır.
İlgi alanları: Nanoteknoloji, İlaç Kimyası, İlaç Hedeflendirme.

Sitemi Ziyaret Edin
Tüm Yazıları Görüntüle

Okumanızı Öneriyoruz

oluler artik sivilastirilacak 310x165 - Ölüler Artık Sıvılaştırılacak

Ölüler Artık Sıvılaştırılacak

PDF OLARAK İNDİR Batı’da ölülerin gömülmesi kadar yakılması da yaygın. Ancak şimdi, duyulduğunda “mafya infazı” …

Bir Cevap Yazın

LinkedIn Auto Publish Powered By : XYZScripts.com