Anasayfa / Kimya Haberleri / Dünya / Kanser Tedavisi Acımasız Biyolojik Silahlara Yol Açabilir mi?

Kanser Tedavisi Acımasız Biyolojik Silahlara Yol Açabilir mi?

kanser tedavisi acimasiz biyolojik silahlara yol acabilir mi - Kanser Tedavisi Acımasız Biyolojik Silahlara Yol Açabilir mi?

Intel’deki baş tıbbi görevli John Sotos, genomlarının anında yeniden yazılabildiği ısmarlama hastalıklarla teknolojinin kötü amaçlara dönüştüğü karanlık bir geleceğin tablosunu çiziyor.

Atomun parçalanması, insanlığa nükleer gücün ve nükleer silahların kullanımını sundu. Kansere karşı bulunan bir tedavi, insan nüfusunu çok yüksek veya dehşet verici derecede düşük sayılara itmek için aynı potansiyele sahip olabilir. Intel’deki baş tıbbi görevli John Sotos’a göre, bir gün hastalıkları yenecek umut verici teknoloji aynı zamanda bireylere, ailelere, hatta tüm ırklara saldırabilecek nitelikte ve genomları anında yeniden yazılabilen hastalıkların ortaya çıkmasına yol açabilir.

Sotos, bilgisayar korsanlarının bir devre kartı ile neredeyse herşeye nasıl girebildiğine ilişkin ipuçlarını ve hilelerini paylaştığı,  Las Vegas’ta yapılan DEF CON korsanlığı konferansındaki konuşmasında bazı uyarılarda bulundu. Fakat bir haftasonu rüzgar çiftliklerine yönelik olan saldırıların ispatlandığı sırada, oy verme makineleri ile neredeyse tüm akıllı telefonlar tek seferde bir araya getirildiğinde, Sotos’un kabus senaryosu hala olası ve dehşet verici bir şekilde göze çarptı.

Bir televizyon şovu olan House’da danışman olarak altı yılı aşkın süre içinde yaptığı çalışmalarla alanında en iyi olarak bilinen Intel yöneticisi, Joe Biden’ın kansere karşı aşı temelli tedavileri bulmayı amaçlayan ve ABD hükümeti tarafından finanse edilen bir program olan “Cancer Moonshot” un son zamanlardaki başarısının altını çizdi. Ve biyolojik silahların akıl almaz derecedeki yıkıcı potansiyelinin ister istemez söz konusu olabileceğini, söyledi.

Sotos, “Biyolojik silahlar hakkında fazla şey duymamış olmanızın nedeni, geri tepme potansiyeli de olan çok ciddi bir sınırlama ile durduruluyor olmalarıdır.” dedi. Herhangi bir saldırganın bu silahlı hastalıkları kullanması zordur, çünkü başlangıçtaki yayılma hızı ve dağıldığı alan giderek genişler yani bu, komşu ulusunuzu yok edin ve kendinizi de yok edin, anlamına gelir.

Sotos, ” Cancer moonshot, DNA’da değişiklik yapabilmek için gerçekten yeni teknolojiler kullanacaktır çünkü kanser DNA’nın hastalığıdır ve sadece kanser hücrelerine saldırma izni veren aynı hassas hedefleme de biyolojik silahların geri tepme potansiyelinin üstesinden geliyor.” dedi.

Başka bir deyişle, yalnızca kanser için genetik etiketi olan hücrelere saldırmak için sınırlandırılmış bir tedavi oluşturursanız; atalarına, cinsiyetine veya ailesine ait belirli bir genetik etiketi olan kişilere saldırmak için sınırlandırılmış bir biyolojik silah oluşturmuş olursunuz.

Genom düzenleme aracı olan Crispr gibi birtakım tıbbi teknikler bu tür biyolojik saldırıların potansiyelini göstermesine rağmen, henüz bu teknoloji mevcut değil. Fakat Sotos son zamanlardaki gelişmelerle birlikte bunların kaçınılmaz olduğunu savundu. Ve “Hastanelerin bodrumlarında bu tür genetik değişiklikler yapan binlerce insan olacak. “dedi.

Fakat olası bir saldırı sadece kitle ölümleri anlamına gelmiyor. Sotos, “Ölümden çok daha kötü şeyler var ve ben bunu cehennem olarak adlandırıyorum.”diyor.

Örneğin, eğer gruplar gündemlerini çok açık bir şekilde yayarlarsa, muhtemelen kendi inançlarına karşı bir hayat yaşamayı imkansız hale getirmek için DNA’yı harfi harfine yeniden yazacaklar. Varsayalım ki bir militan, et yemeklerini yemeyi bıraktı, bunun için bile bir gen var. Ya da radikal kadın düşmanları bütün kadınları kapanmaya zorlarsa, günışığı hoşgörüsüzlüğü diye bir gen var ve cinsiyetin genetik işlevleri zaten çok iyi biliniyor.

Sotos, saldırıların bireysel seviyede de yapılabileceğini ve halktan insanların genetik kodları çalınarak ya da yakın akrabalarından birinin genlerindeki koda göre bütün aile üyelerinin hedef alınabileceğini öne sürdü. Sotos’a göre saldırılar, beklenenden daha zekice de oluşturulabilir. Ve Sotos; inatçı ishaller, kilo artışları, kellik ve balık kokusu hastalığı genlerinin buna örnek olabileceğinden bahsetti.

Fakat Sotos, en kötü senaryoyu akıllara getiriyor ve diğer bilim insanları onu şu andaki gerçek problemlerden saptırmakla eleştiriyor. ABD Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi’nin eski veri bilimi şefi DJ Patil, “Bu şekilde gürültü ve yankı yaratmak, hayat kurtarmak için faydalı değildir.” dedi. Ayrıca DJ Patil, riskin gerçekten gerçekten küçük ve bunların kitlesel üretiminin çok zor olduğunu ayrıca  odaklanmamız gereken asıl sorunun ilaçlara karşı dirençli süper bakteriler ve büyük salgınların olması gerektiğini söyledi.

Kaynak : theguardian.com

Yorumlar
Canan Ayvat - Kanser Tedavisi Acımasız Biyolojik Silahlara Yol Açabilir mi?

Hakkında Canan Ayvat

1998 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ereğli’nin köklü bir geçmişe sahip iki okulu olan Sümer İlköğretim Okulu ve Ereğli Lisesi(Anadolu)’nde başarıyla tamamladı ve hemen ardından İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandı. Şimdi 1.sınıfa geçti, bölümünü ve bu alanı çok seviyor. Çılgın bir bilim aşığı ve aynı zamanda edebiyatı, felsefeyi ve kitap okumayı çok seviyor, şiirlerini okumadığı incelemediği şair yok. Büyük hayalleri ve hedefleri var bu yüzden kendisini her anlamda geliştirmek istiyor.Şu an İnovatif kimya dergisinde güncel bilimsel haber çevirileri yapıyor. İlerde çalışmalar yapmak istediği ve şuan ilgilendiği alanlar: Sinirbilim, Farmakogenomi, Biyonanoteknoloji, Kanser Biyolojisi.

Sitemi Ziyaret Edin
Tüm Yazıları Görüntüle

Okumanızı Öneriyoruz

nobel kimya odulu biyokimyada cryo elektron mikroskobu 310x165 - Nobel Kimya Ödülü: Biyokimyada Cryo-Elektron Mikroskobu

Nobel Kimya Ödülü: Biyokimyada Cryo-Elektron Mikroskobu

PDF OLARAK İNDİR Yakında yaşamın karmaşık mekanizmalarını atomik çözünürlükte detaylı olarak elde edebiliriz. 2017 Nobel …

Bir Cevap Yazın

LinkedIn Auto Publish Powered By : XYZScripts.com