Anasayfa / Kimya Haberleri / Çevre Haberleri / Yeni Teknikle Gerçek Fosil Yakıt Emisyonları Kontrol Edilebiliyor

Yeni Teknikle Gerçek Fosil Yakıt Emisyonları Kontrol Edilebiliyor

yeni teknikle gercek fosil yakit emisyonlari kontrol edilebiliyor - Yeni Teknikle Gerçek Fosil Yakıt Emisyonları Kontrol Edilebiliyor

Araştırmacılar, Kaliforniya’da fosil yakıt kullanımından kaynaklanan CO2 emisyonlarını ölçtüler ve bunları önceden rapor edilen emisyon değerleri ile karşılaştırdılar.

Bu çalışma, fosil yakıt emisyonlarının böyle geniş bir alan için bağımsız olarak kontrol edildiği ilk çalışma olma özelliğine sahip.

Fosil yakıtların yanmasından kaynaklanan karbondioksit (CO2), iklim değişikliğinin birincil sebebi ve birçok hükümet, şirket ve vatandaş, emisyonlarını azaltmak için çaba sarf etmekte. Bu çabanın esası, emisyonlardaki değişiklikleri ölçmek.

Ülkeler ve bölgeler, yaktıkları petrol, kömür veya gaz miktarı gibi ne kadar yaktıklarını ölçmek suretiyle fosil yakıtlardan kaynaklanan CO2 emisyonlarını rapor ederler. Ancak, bu tahminlerde, örneğin yakıtın bileşiminden kaynaklanması gibi belirsizlikler söz konusu olabilir.

Şimdi, Imperial College London’da görevli bilim adamlarının öncülük ettiği bir araştırma ekibi, Kaliforniya’da üç ay boyunca test edilen atmosferik ölçümleri kullanarak fosil yakıtlardan kaynaklanan CO2 emisyonlarını tahmin etmek için bir teknik geliştirdi.

Bu araştırmada bildirilen ve ölçülen emisyonların birbiri ile uyumlu olduğu ortaya çıktı ancak araştırmacılar bunun dünyanın her yerinde böyle olamayacağı konusunda uyarıyorlar.

NASA tarafından finanse edilen ve Environmental Research Letters (Çevresel Araştırmalar Bildirileri) dergisinde yayınlanan bu çalışma, bilim adamlarının ilk kez Kaliforniya gibi geniş bir alana yayılan fosil yakıt kaynaklı CO2 emisyonlarını ölçebildiğini gösteriyor. Araştırmacılar, tekniğin diğer bölgelerde de kullanılabileceğini ve emisyonların azaltılması çabalarını rapor etme ve izleme imkânını güçlendirdiğini ileri sürüyorlar.

2016 Kasım ayında yürürlüğe giren Paris Anlaşması, küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi seviyelerin üzerinde iki santigrat derecenin altında kalmasını hedefliyor. Bu amaç için, dünyadaki çoğu ülke CO2 emisyonlarını azaltmayı kabul etti. Kaliforniya gibi bölgeler de kendi emisyon azaltma hedeflerini ve politikalarını belirlediler.

Imperial College London Fizik Bölümü’nden baş yazar Dr Heather Graven, “Paris Anlaşması, her iki yılda bir elde edilen kazanımların kontrolünü gerektiriyor, ancak bunların nasıl gerçekleştirileceğine dair ayrıntılar kesinleşmiş değil ve bizim çalışmamız, atmosfer ölçümlerinin, ulusları, eyaletleri veya eyaletleri kapsayacak kadar geniş bir alana yayılan fosil yakıt kaynaklı CO2 emisyonlarını kontrol etmeye nasıl yardımcı olabileceğinin ilk örneğidir” diyor.

Atmosferdeki CO2 konsantrasyonunu ölçebilen birçok enstrüman olsa da, ölçümlerdeki problem, doğa tarafından üretilen doğal CO2‘nin fosil yakıtın yakılmasından kaynaklanan insan yapımı CO2‘den ayrı olarak tespit edilebilmesi. Bununla birlikte, gaz, kömür ve petrol milyonlarca yıllık olduğu için, karbonlarının bitkilerdeki karbon döngüsüne kıyasla önemli bir farkı vardır.

Fosil yakıtlar, zamanla bozulan radyoaktif karbon-14 izotopundan yoksundur. Ekip toplanan örneklerdeki karbon izotoplarının oranını ölçerek, fosil yakıt yanmasından ne kadar karbon olduğunu anladılar.

ABD’deki on farklı laboratuvarda çalışan araştırmacıları içeren bir ekip, ölçümlerini Kaliforniya çevresindeki dokuz izleme istasyonunda yaptı. Verileri, havanın ülke çapında nasıl hareket ettiğini gösteren Kaliforniya’ya özgü bir atmosferik dolaşım modeli ile birleştirdiler.

Daha sonra, çalışmalarına yardımcı olan Kaliforniya Hava Kaynakları Kurulu’nun tahminleri de dâhil olmak üzere, sonuçlarını diğer fosil yakıt emisyonları tahminleriyle karşılaştırdılar. Araştırmacılar farklı ölçümler arasında iyi bir uyum olduğunu tespit etti.

Kaliforniya’nın tahminleri, nelerin yakıldığını hesaplamaya dayanmakta ve bu çalışma, rapor edilen emisyonlarının büyük önyargılara sahip olmadığını kontrol etmenin bir yolunu da sağlamış.

Araştırmacılar, bu atmosferik izleme tekniğini iklim değişikliğini izlemek için kullanılan araçlarla birleştirerek, belirli bölgelerdeki sera gazı emisyonlarını ve zaman içinde nasıl değiştiklerini daha iyi anlamalarına yardımcı olabileceğini de söylüyorlar.

Kaynak : sciencedaily.com

Yorumlar

Okumanızı Öneriyoruz

cimento sektoru bu yil 8 ayda ihracatini yuzde 17 artirdi 310x165 - Çimento Sektörü Bu Yıl 8 Ayda İhracatını Yüzde 17 Artırdı

Çimento Sektörü Bu Yıl 8 Ayda İhracatını Yüzde 17 Artırdı

Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası YKB Ünal, “Çimento sektörü bu yıl 8 ayda ihracatını yüzde 17 …

Bir cevap yazın

WP to LinkedIn Auto Publish Powered By : XYZScripts.com