Alzheimer için Yeni Terapötik Hedefler

Alzheimer için Yeni Terapötik Hedefler

Fotoğraf: Alzheimer hastalarının beynini tek hücre düzeyinde incelemek için yeni geliştirilen metodoloji. (HKUST-Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi)

Bilim İnsanları, Alzheimer için Yeni Terapötik Hedefler için Çığır Açan Keşifler Yapıyor

Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, yeni geliştirilen bir metodoloji ile hastaların beynini inceleyerek Alzheimer için yeni terapötik hedefler belirlediler. Bu yeni yaklaşım aynı zamanda araştırmacıların, potansiyel ilaçların Alzheimer hastaları üzerindeki etkilerini ölçmelerine olanak tanıyarak, Alzheimer hastalığı araştırması ve ilaç geliştirme için yeni yollar açmaktadır.

Alzheimer hastalığının patolojik mekanizmaları onlarca yıldır araştırılmış olsa da, hastalık tedavi edilemez durumda. Bunun bir nedeni, geleneksel araştırma yaklaşımlarının ilaç geliştirme için moleküler hedefleri belirleme konusunda sınırlı kapasiteye sahip olmasıdır. Moleküler ve patolojik yol analizi genellikle Alzheimer hastalarının beyinlerini tek bir birim olarak inceler. Genellikle farklı beyin hücre tiplerinin Alzheimer hastalığına ve bunlardaki anormalliklere olan katkılarını hafife alır. Bu, özellikle mikroglia (beynin yerleşik bağışıklık hücreleri) ve nörovasküler hücreler (özellikle endotel hücreleri) gibi daha az yaygın olan hücre tiplerinde geçerlidir ve bunlar yalnızca toplam beyin hücresi popülasyonunun sırasıyla %5 ve %1’inden azını oluşturur.

Ancak, Ar-Ge Sorumlu Başkan Yardımcısı, Moleküler Nörobilim Ulusal Anahtar Laboratuvarı Müdürü ve  Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde Morningside Yaşam Bilimleri Profesörü Nancy Ip’in liderliğindeki bir ekip, bu sorunu aşmaktan fazlasını yaptı. Ayrıca birkaç Alzheimer hastalığı ilaç gelişimi için endotel hücreler ve mikrogliada yeni potansiyel moleküler hedefler belirlediler.

Ekip, Alzheimer hastalarının ölüm sonrası beyinlerindeki spesifik hücre tiplerinin işlevlerini, geleneksel yaklaşımlarla tipik olarak imkansız olan, tek hücrelerde moleküler değişiklikleri karakterize etmek için kullanılabilen son teknoloji, tek hücreli transkriptom analizi kullanarak inceledi. Bu, Alzheimer hastalarının beyinlerindeki transkriptomdaki hücre tipine özgü değişikliklerin kapsamlı bir profilini verdi. Daha sonraki analiz, Alzheimer hastalığı ile ilişkili hücre alt tiplerini ve patolojik yolları tanımlayarak, beyinlerin kan damarlarında bulunan endotel hücrelerinin belirli bir alt popülasyonunu vurguladı. Buna göre ekip, endotel hücrelerinin bir alt popülasyonunda artan anjiyogenezin (mevcut damarlardan yeni kan damarlarının oluşumu) ve bağışıklık sistemi aktivasyonunun Alzheimer hastalığının patogenezi ile ilişkili olduğunu keşfetti. Bu da kan damarlarının düzensizliği ile Alzheimer hastalığı arasında bir bağlantı olduğunu düşündürüyor. Araştırmacılar ayrıca, Alzheimer hastalarında nöral homeostazı (dış değişikliklere rağmen nispeten kararlı bir iç durumu koruma yeteneği) onarmak için yeni hedefler belirlediler.

Ekip ayrıca, bağışıklık sinyallemesi için önemli bir protein olan sitokin interlökin-33’ün (IL-33) yararlı eylemler uygulayarak olası bir Alzheimer hastalığı terapötik müdahalesi haline getirdiği mekanizmayı incelemek için tek hücreli transkriptom analizinden de yararlandı. Araştırmacılar, interlökin-33’ün, Alzheimer hastalığı beyinlerinde bulunan nörotoksik bir protein olan amiloid-betayı temizlemeye yardımcı olan belirli bir mikroglia alt tipinin gelişimini uyararak Alzheimer hastalığına benzer patolojiyi azalttığını buldular. Ekip ayrıca, mikroglia’nın patojenlerin uzaklaştırılması için önemli bir hücresel mekanizma olan amiloid-beta tüketen bir fagositik duruma dönüştüğü mekanizmalarla ilgili verileri ilk toplayan oldu.

Prof. Ip, “Beyindeki karmaşık ve heterojen hücre bileşimi, hastalık mekanizmalarını incelemeyi zorlaştırıyor” dedi. “Tek hücre teknolojisinin ilerlemesi, Alzheimer hastalığı için yeni müdahaleler geliştirmek için kritik olan spesifik hücre alt tiplerini ve moleküler hedefleri belirlememizi sağladı.”

Kaynak: medicalxpress.com

Okumanızı Öneriyoruz

Redokssuz Elektron Transferiyle Güçlü Bataryalar Üretmek Mümkün

  Olağan bağlantılı redoks reaksiyonları olmadan elektronları hem depolayabilme hem de kaybedebilme gibi garip özelliklere …