Antik Proteinler Geçmişe Dair İpuçları Sunuyor

Arkeologlar bir zamanlar geçmiş türler ve kültürler hakkında bilgi edinmek için sadece iskelet kalıntıları, fosiller ve çanak çömlek parçaları gibi eserlere güveniyorlardı. Amerikan Kimya Derneği’nin haftalık haber dergisi olan Chemical & Engineering News (C&EN)’ de yayınlanan bir makaleye göre; günümüz bilim adamları, arkeolojik alanlarda yaşayan insanların yetiştirdikleri ve yedikleri bitki ve hayvanların daha eksiksiz bir resmini çizmek için antik proteinleri de inceleyebilirler.

Geçtiğimiz birkaç on yıl boyunca, bilim adamları geçmişe ait insanlar ve diğer hayvanlar hakkındaki bilgiyi açığa çıkarmak için antik DNA’nın dizilimini yaptılar.   Bununla birlikte Muhabir Celia Henry Arnaud, DNA uzun süre boyunca sağlam olarak kalamaz ve pek çok eski kalıntıdan geri kazanılamaz, diye ekleme yapıyor. Buna karşılık, proteinler daha sağlamdır: Örneğin, bilim adamları yaklaşık 1.77 milyon yıllık bir gergedan dişinden proteinleri ayrıştırdılar ve analiz ettiler. Çoğu araştırmacı antik proteinleri tanımlamak ve protein veri tabanlarını araştırmak için bu teknikten gelen verileri kullanarak kütle spektrometrisine güvenmektedir. Bununla birlikte; protein bozulması, örneklerin bugün ki proteinlerle kirlenmesi ve bugün ki bir protein veri tabanındaki bilgilere kütle spektral verilerini eşleştirme gibi zorluklarla karşı karşıyadırlar.

Bu zorluklara rağmen, araştırmacılar geçmişe ait insanların yaşamları ve beslenmeleri hakkında ilgi çekici keşifler yaptılar. Örneğin; Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsü’nden Jessica Hendy, Türkiye’de çıkartılan seramik kaplardan proteinleri ayırdı ve analiz etti. Bu çalışmayla bu kapların tahıl, bakliyat, süt ürünleri ve et hazırlamak için kullanıldığını ortaya çıkardı. Sütünü kullanmak amacıyla hayvan yetiştiriciliğinin tüm dünyaya nasıl yayıldığını incelemek için, yine Max Planck Enstitüsü’nden olan Christina Warinner, eski Moğolların diş plağındaki süt proteinlerini analiz etti. Bu çalışmayla laktoz toleransı için bilinen ilk genetik mutasyonlardan çok önce süt ürünlerini tükettiklerini ortaya çıkardı.   Böylece, antik proteinlerin incelenmesi, yalnızca DNA’ya bakarak elde edilemeyen bilgiler sağlayabildiği görülmüştür.

Kaynak: phys.org

Yorumlar

About Elif Aytan Göze

2016 yılında Marmara Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini bitirdi. Şu anda İnovatif Kimya dergisinde haber çeviri ekibinde ilgi duyduğu bilimsel alanlarda ingilizce çeviri yaparak hem sektörleri takip edip kendini geliştirmeyi, hem de insanlığa faydalı işler yapmayı amaçlamaktadır.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend