Yaşadığımız 3 boyutlu bu hayatta, gördüğümüz herşey ilk başta retinamızda 2 boyutlu olarak kayda geçiyor.

Peki beynimiz bu görüntüyü nasıl 3 boyutlu olarak gösteriyor? Yapılan yeni bir çalışmada araştırmacılar ilk kez beynin farklı bölümlerinin, bir nesnenin konumunu -2 boyutluya nazaran- tam olarak nasıl gösterimlediğini açıkladı.

Ohio State Üniversitesi’nde bu çalışma için gönüllü olan insanlar, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) tarayıcısının içerisindeyken 3 boyutlu gözlüklerle basit görüntüleri seyrettiler. Bu fMRI tarayıcısı, gönüllülerin 3 boyutlu görüntülere bakarken beyinlerinde neler olduğunu gösterdi.

Çıkan sonuçlara göre, görüntü önce görme merkezimize giriyor, beyin çoğunlukla iki boyutlu konumu kodluyor. Fakat süreç devam ettikçe, verilen bu önem aynı zamanda derinlik bilgisinin çözümlemesini değiştiriyor.

Çalışmanın baş yazarı olan Ohio State Üniversitesi’nde Psikoloji bölümü yard. doç. doktor Julie Golomb, “Görme merkezimizden sonraki alanlara baktığımızda görüntüler 2 boyutlu konuma ek olarak daha çok derinlikle ilgili. Bu sanki görseller düz yüzeyden 3 boyutluya şişiriliyormuş gibi.” demiştir.

Birçok insan birincil görme alanlarında derinlik bilgisini bulabildiğimizi zannettikleri için sonuçlar şaşırtıcı bulunmuştur. Birkaç derinlik bilgisine sahip özel nöronlar olmasına rağmen, bunlar 3 boyutlu mekan algısı için herhangi bir plana veya şekile organize edilmemiş görümektedirler.

Golomb, birçok bilim insanının beynin 2 boyutlu bilgiyi nasıl çözümlediğini araştırdığından bahsetmiştir. Kimileri de beynin, derinliği nasıl algıladığı üzerinde durmuştur. Araştırmacılar beynimizdeki derinlik bilgisinin, iki gözümüzün görüntülediği kısmen farklı görünümlerin (buna binoküler disporite denir) veya başka görsel işaretlerin karşılaştırılması sayesinde sonucuna varılır.

Golomb, bu çalışmanın 3 boyutlu görsellerin nasıl ortaya çıktığını ve beyin ile nasıl etkileşim içinde olduğunu görmek için 2-B ve derinlik bilgilerini doğrudan karşılaştıran ilk çalışma olduğunu söylemiştir.

Çalışmanın liderliğini Ohio State Üniversitesi’nin eski araştırmacısı olan şuan College London Üniversitesi’nde çalışan Nonie Finlayson yapmıştır. Ohio State Üniversitesi mezunları Golomb ve Xiaoli Zhang diğer yardımcı yazarlardır. Bu çalışma, kısa süre önce Neurolmage dergisinde yayımlanmıştır.

Çalışmadaki gönüllü katılımcılar fMRI içerisindeyken 3-D gözlüklerle bir ekranı izlediler. Bu ekranın ortasındaki noktaya odaklandı ve bu noktaya odaklandıklarında objeler ekranın farklı yerlerinde -noktanın sağında, solunda, altında- görünmeye başladı. Aynı zamanda her bir nesne noktaya göre farklı derinliklerde göründü; arkada ve önde.

Bu fMRI verileri araştırmacıların, objelerin ekranda ortaya çıktığında deneklerin beyinlerinde neler olduğunu görebilmelerini sağladı. Böylece bilim insanları, katılımcıların farklı konumlardaki nesneleri gördüklerinde görme merkezlerindeki hareketlilik şekillerinin nasıl değişiklik gösterdiklerini kıyaslayabildi.

Golomb, “Birincil görme korteksinde görülen hareketlilik şekillerinin deneğin nesneyi odaklanılan noktanın sağında, solunda, yukarısında veya aşağısında görüp göremediğini söylememizi sağlar. Fakat birincil görme merkezinden deneğin arkasındaki nesneyi gördüğünü veya göremediğini söyleyemeyiz.” demiştir.

“Görme merkezinden sonraki alanlarda nesnelerin iki boyutlu konumları hakkında az bir bilgiye sahip olunulabilir. Fakat burda derinliğin hangi pozisyonda algılandığını çözebiliriz.”

Golomb, ileriki çalışmalarında beyindeki 3 boyutlu görsel anlatım yapısını daha dikkatle inceleyip modelleyebileceğini söyledi.

Ayrıca üç boyutlu çevremizi nasıl algıladığımızı anlamak için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Kaynak : sciencedaily.com

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.