Karbondioksiti Yeraltında Depolayabilmek Mümkün mü?

Fotoğraf: Edinburg Üniversitesi’nde yapılan araştırma, karbondioksit emisyonlarının yeraltı kayalıklarında, çatlak hatlardan gazın atmosfere geri kaçma olasılığı minimum düzeyde tutularak güvenli bir şekilde depolanabileceğini göstermiştir. (Johannes Miocic)

Yapılan araştırma, karbondioksit emisyonlarının, jeolojik faylar olsa bile, yeraltı kayaçlarında tutulup,  güvenli bir şekilde depolanabileceğini doğruladı.

Ayrıca, bu çalışmada, kayaçlarda bulunan çatlat hatlardan atmosfere geri gaz kaçağının minimum olasılıkta olduğu gösterilmiştir.

Elde edilen bulgular, sanayiden (endüstriden) çıkan CO2 gaz emisyonlarının yeraltında depolanması amacıyla toplandığı ve taşındığı Carbon Capture and Storage (CCS) olarak bilinen yeni gelişmekte olan bir teknolojinin güvenilir olduğunun kanıtıdır.

Böyle bir yaklaşım, CO2 emisyonlarını azaltabilir ve iklim değişikliğinin etkisini sınırlamaya yardımcı olabilir. Bu yaklaşım yaygın olarak kabul edilirse, CCS, sanayi öncesi seviyeler ile kıyaslandığında küresel ısınmayı 2C’ın (santigrat) altına düşürmeyi hedefleyen 2015 Birleşmiş Milletler Paris Anlaşması ( 2015 UN Paris Agreement) ile belirlenen hedeflerin karşılanmasına yardımcı olabilir.

Doğal olarak oluşan CO2 rezervinden elde edilen en son bulgular, tükenmiş gaz ve petrol alanlarında, CO2’in uzun dönem depolanması önerisi konusunda halkın endişelerine çözüm getirebilir.

Edinburgh Üniversitesi, Freiburg Üniversitesi, Glassgow Üniversitesi ve Heidelberg Üniversitesi’nden bilim adamları, ABD’nin Arizona eyaletinde bulunan gazın jeolojik faylardan yüzeye göç ettiği doğal bir CO2 havuzunu (kaynağını) incelediler.

Araştırmacılar, yaklaşık yarım milyon yıl boyunca yeraltı deposundan sızan gaz miktarını hesaplamak için kimyasal analizden faydalandılar.

Araştırmacılar, etkili depolama için gereken güvenli seviyelerde, her yıl çok az miktarda karbondioksitin depolanan sahalardan sızdığını buldular.

Scientific Reports’da yayımlanan bu çalışma Avrupa Birliği ve Doğal Çevre Araştırma Konseyi tarafından desteklendi.

Çalışmanın ortak yürütücülerinden Edinburgh Üniversitesi Jeoloji Bölümü’nden Dr. Stuart Gilfillan, ‘’Yapılan çalışma, depolama alanlarının jeolojik faylara sahip olması durumunda bile bu alanlarda karbondioksitin güçlü ve etkili bir şekilde depolanabileceğini göstermiştir. Bu bulgu, dünyanın dört bir yanında, bu zararlı sera gazının depolanması için uygun olabilecek alanların sayısını önemli derecede arttırmaktadır. ‘’ diyerek açıklamada bulundu.

Araştırmanın ortak yürütücülerinden Freiburg Üniversitesi’nden Dr. Johannes Miocic, ‘’Karbondioksit depolamasının güvenliği, oldukça ihtiyaç duyulan karbon tutma ve depolama teknolojisinin başarılı bir şekilde yaygınlaşması açısından büyük önem taşımaktadır. Bizim çalışmamız, kusurlu bölgelerde bile yüzbinlerce yıldır güvenli bir şekilde depolama yapıldığını göstermiştir.’’ diyerek açıklamada bulundu.

Kaynak: sciencedaily.com

Yorumlar

About Nurseli Görener

1993 yılında Bursa'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladıktan sonra 2016 yılında lisans egitimini Marmara Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde tamamladı. Şu an Marmara Üniversitesi'nde ikinci anadalı olan Biyomühendislik bölümünde eğitimine devam etmektedir. Bilimsel haberleri takip ederek kendini geliştirmek amacıyla dergimizin haber çeviri ekibinde ilgi duyduğu alanlarda çeviri yapmaktadır.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend