Kendini İnşa Edebilen Nanotüpler

Kendini İnşa Edebilen Nanotüpler

Araştırmacılar, moleküler tanımayı kendi adına tanımlayarak tek bir yapı taşından nanotüpler üretmeyi başardılar. Nanotüp, çevresindeki ortama bağlı olarak şeklini de değiştirebilir. Sonuçlar, ilaçlar için hücre zarı yoluyla taşıma kanallarının gelecekteki gelişimine katkıda bulunabilir.

İsveç’teki Lund Üniversitesi’nden araştırmacılar, moleküler tanımayı kendi adına tanımlayarak tek bir yapı taşından nanotüpler üretmeyi başardılar. Nanotüp, çevresindeki ortama bağlı olarak şeklini de değiştirebilir. Sonuçlar, ilaçlar için hücre zarı yoluyla taşıma kanallarının gelecekteki gelişimine katkıda bulunabilir.

İsveç’teki Lund Üniversitesi’nden ve Litvanya’daki Vilnius Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu çalışmada moleküllerin birbirlerine zayıf kimyasal bağlar kullanarak nasıl bağlanıp büyük yapılar oluşturduklarını inceledi.

Çalışmanın amacı, istenen büyük bir yapıyı başarıyla oluşturmak ve bağlamak için bu moleküllerin hala yeterli bilgiyi sağlayabilecekleri olası en küçük boyutunu belirlemektir. Araştırmacıların stratejisi, kendilerini önceden programlanmış bir şekilde bir araya getiren birçok zayıf hidrojen bağı kullanmak olmuştur.

“Bu molekülün nanotüplerle sonuçlanan tasarımını keşfetmemiz 20 yılımızı aldı.” Diyor Lund Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya profesörü Kenneth Wärnmark.

Araştırmacılar benzersiz bir bonus olarak, molekülün ortama bağlı olarak farklı şekillerde oluşabileceğini keşfettiler. Araştırmacılar bu ortamı kısmen çözücü seçimiyle ve kısmen de “konuk molekül” olarak adlandırdıkları bir yöntemle değiştirebiliyorlar.

“Moleküller bir tüp oluşturabilir, ancak bir kapsül veya moleküler kemer şekline de dönüşebilirler.” Diyor Kenneth Wärnmark.

Önceden piyasaya sürülen gelişmiş karbon nanotüplerinin aksine, yeni moleküler nanotüpler çapa göre düzenlenebilir. Ayrıca yeni nanotüplerin üretim süreci, özel karbon atomlarından yapılmış ve yüksek sıcaklıktaki güçlü kimyasal bağlar kullanılarak bir araya getirilen karbon nanotüplerine kıyasla hem basit hem de daha çevre dostudur.

“Örneğin tüpler; içinde bir şey taşımak için kullanılmak isteniyorsa, tüplerin çapını ayarlayabilmek bu noktada önemlidir.” Diyor Kenneth Wärnmark.

Olası bir uygulama, moleküler nanotüpün kanal görevi görebileceği bir hücre zarından ilaçların taşınmasıdır. Tüpün çapı ve yüzeyin özellikleri, asetilkolin gibi insan vücudundaki sinir sinyallerini düzenleyen maddelerin taşınması için uygun olmasını sağlar.

“Alzheimer hastalığı, insanlarda asetilkolin eksikliği ile ortaya çıkıyor. Gelecekte bu durum hastalığın etkisini azaltmanın bir yolu olabilir. Ancak bunun çalışıp çalışmadığını bilmeden önce klinik araştırmaların yanı sıra çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.” Diyor Kenneth Wärnmark.

Kaynak : sciencedaily.com

Okumanızı Öneriyoruz

Crispr Nedir ve Neden Nobel Ödülünü Kazandı?

Crispr Nedir ve Neden Nobel Ödülünü Kazandı? Hayatımızı değiştirebilecek ödüllü gen düzenleme aracının arkasındaki bilim: …