Ispanak zar özütü kullanılarak Teknik-İsrail Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, güneş ışığıyla sudan elektrik ve hirojen elde edilmesini sağlayan biyo-foto-elektro-kimyasal (BFEK) hücre geliştirdiler. Hammaddesi su, oluşan ürünler ise elektrik akımı, hidrojen ve oksijendir. Bu bulgular “Nature Communications” online dergisinde 23 Ağustosta yayımlandı.

İnsanların yaptığı BFEK hücreleri ve bitki zarlarının mükemmel kombinasyonu ile güneş ışığını emen ve onun elektron akışına dönüştürülmesi, yenilenebilir kaynaklardan temiz yakıtların üretilmesi için teknolojinin geliştirilmesini sağlıyor: SU VE GÜNEŞ ENERJİSİ.

Geliştirilen BFEK hücresi, bitkilerin doğal olarak yaptığı fotosentez olayına dayanıyor; ışık, elektronları yönlendirerek depolanabilir enerji kimyasal enerjik molekülleri üretir, bu hayvan be bitki aleminde tüm hücrelerin yakıt kaynağıdır.

Fotosentezle elektrik akımı üretmek için, çözeltiye demir bazlı bir bileşik katıldı. Bu bileşik sayesinde elektronlar biyolojik zardan elektrik devresine aktarılır böylelikle hücrede elektrik akımı oluşturulabilir.

Elektrik akımından aynı zamanda hidrojen oluşturulması için elektrik enerjisi eklenerek küçük fotovoltaik hücreye gönderilir, burada ışığın fazlası absorplanır. BFEK hücresinde güneş enerjisinden elde edilen kimyasal enerji hidrojen gazı olarak depolanır. Bu enerji bazı hidrokarbon yakıtların kullanıldığı gibi hidrojen yakılarak gerekli olduğunda ısıya ve elektriğe dönüştürülebilir.

Ayrıca hidrokarbon yakıtlarının yanmasının aksine -soda gazları (karbondioksit) atmosfere yayılır ve çevreyi kirletir- hidrojen yandığında oluşan ürün temiz sudur. Bu yüzden suyla başlayan ve suyla biten kapalı bir döngüdür. Güneş enerjisinin hidrojen gazına çevrilerek depolanması, hidrokarbon yakıtların yanında temiz ve sürdürülebilir bir alternatiftir.

Bu çalışma Schulich Kimya Fakültesi’nden Prof.Noam Adir ve onun danışmanlığında doktora öğrencileri Roy I. Pinhossi, Dan Kalmom, Gadiel Saper; Biyoloji Fakültesi’nden Prof.Gadi Schuster; Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Fakültesinden Prof.Avner Rothschild tarafından yürütülmüştür.

Prof. Rothschild “Üç farklı fakültede önde gelen uzmanlarla yani biyoloji, kimya ve malzeme mühendisliğini bir araya getiren benzersiz bir çalışmadır” dedi. “Doğal ( yaprak ) ve suni (fotovoltaik hücre ve elektronik bileşenler) kombinasyonu ve bu bileşenlerin birbiriyle etkileşim kurma ihtiyacı farklı mühendisliklerin güçlerini birleştirmesini gerektiyor” dedi.

Kaynak : sciencedaily.com