Yağlı Tohumlu Mahsulün Atıkları, Cildi Güneşten Koruyan Bileşikler İçeriyor

Fotoğraf: Meadowfoam bitkisi. Kaynak: Oregon State Üniversitesi

Yağlı tohumlu bir ürün olarak yetiştirilen, Kuzeybatı Pasifik’in doğal bir bitkisi olan Meadowfoam, güneşin cilde zararlı etkilerine karşı yeni bir koruma kaynağı olarak ortaya çıkmıştır.

Oregon State Üniversitesi’ndeki bilim insanları tarafından elde edilen bulgular önemlidir; çünkü Amerika Birleşik Devletleri’nde günde yaklaşık 10.000 kişiye cilt kanseri teşhisi konulmaktadır. Cilt kanseri, büyük ölçüde, güneşin yaydığı ultraviyole radyasyonun neden olduğu DNA hasarından kaynaklanmaktadır.

Kanser dışında, güneşe uzun süre maruz kalmak, sarkma ve kırışıklık şeklinde görülebilen cildin erken yaşlanmasına yol açabilir.

İlaç bilimleri doçentlerinden Profesör Gitali Indra, “Cildin UV’nin sebep olduğu hasarı önlemek için stres yanıtları olarak ortaya çıkan oldukça karmaşık bir biyokimyasal reaksiyon dizisi vardır” dedi. “UV maruziyetini engellemek için daha iyi yöntemlere ve zararlı fizyolojik süreçleri en aza indirgeyerek hasarı azaltmanın yollarına ihtiyacımız var.”

Bir ürün, tam çiçeklenme döneminde ürettiği kremsi-beyaz çiçeklere ithafen çayır köpüğü olarak adlandırılan Meadowfoam’ın türevlerinden oluşturulan, anti-kanser ve güneş ışığı koruyucu özelliklere sahip olduğu kanıtlanan glikosinolatlar olarak bilinen bir bileşik sınıfı içerir.

Oregon State Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden Indra ve meslektaşları, Meadowfoam’ın yağlı tohum işleminden geriye kalan “tohum unu” nda kolayca bulunan bu tür bir glukosinolatın iki türevini araştırmışlardır. Meadowfoam yağının endüstriyel uygulamaları vardır ve ayrıca şampuan ve kozmetikte de kullanılır.

Bilim insanları, kültür plakalarında yeniden elde edilen insan derisinin 3-boyutlu kopyalarını hazırladılar, bu kopya deriler ultraviyole B radyasyonuna maruz bırakıldılar (güneşten dünyaya ulaşan en zararlı iki tip radyasyondan biri) ve daha sonra Meadowfoam türev ürünleri ile tedavi edildiler.

Her iki türev ürünü (3-metoksi benzil izotiyosiyanat ve 3-metoksi fenil asetonitril) deri hücrelerindeki UV hasarını,

  • DNA’nın çapraz bağlanmasını engelleyerek ve böylece kanser başlatıcı mutasyonları önleyerek;
  • kolajenin parçalanmasında görev alan cildin birincil yapısal proteini ile ilgili iki enzimi inhibe ederek;
  • prekanseröz hücrelerin sayısında bir azalmaya neden olarak;
  • ve genellikle kanser gelişiminde başlangıç aşamasında meydana gelen organ veya doku büyümesini (hiperplazi) önleyerek Iyileştirdi.

Oregon State Üniversitesi Linus Pauling Enstitüsüne bağlı araştırmacı ve baş yazarlardan biri olan ilaç bilimleri doçenti Arup Indra, “DNA hasarı, fotokarsinogenezin başlatıcı unsurudur. Bitkiden elde edilen türev ürünler bu hasarı azaltıyor ve böylece cilt sağlığını attırırken kanser riskini azaltıyor” diyor. “Bu bulgular kendi bilimini ortaya koymanın yanı sıra, bu türevlerin cilt bakım ürünlerinde kullanımının çok büyük bir potansiyeli olduğunu göstermektedir.”

Gitali Indra, çalışmada kullanılan 3 boyutlu deri kopyalarının önemli bir araştırma aracı olduğunu ekliyor.

“Kozmetik ve cilt bakım ürünlerinin test edilmesinde hayvansal modellerin kullanılmaması çok önemli” diyor. “İnsanlar hayvan test verilerini görmeyi sevmiyorlar, özellikle ürünlerine tavşan resmi koyarak hayvanların testte kullanılmadığını belirten Avrupa’da. Bu çok iyi bir model. Farklı analizleri kullanarak birçok ilaç türünü test edebiliriz. “

Arup Indra, deri kopyaları sıfırdan oluşturulduğuna dikkat çekti. Örneğin, çalışma gerektiriyorsa, pigment üreten hücreler ve immün hücrelerin de eklenebileceği anlamına geldiğini kaydetti.

“Bir bileşiğin yavaşça nasıl yayıldığını gözlemleyerek kolajen yıkımını ve UV korumasını nasıl etkilediğini görebiliriz” dedi. “Bu farklı işlevleri birbirinden ayırabiliyor olmamız gerçekten çok güzel.”

Glukosinolat türevleri, kolajenin parçalanması için gereken enzimleri inhibe ettiklerinden dolayı, yaşlanma karşıtı bileşikler olarak etki gösterirler.

Linus Pauling Enstitüsü’nün baş araştırmacısı ve Eczacılık Fakültesi’nde tıbbi kimya profesörü olan ortak yazar Fred Stevens, “Çoğu kozmetik, sadece bir tür şeyleri düzelterek, hasarı örtbas ediyor; fakat bu, ciltleri gerçekten koruyor” dedi.

Bulgular, Frontiers in Pharmacology dergisinde yayınlandı. Salem, Oregon’daki Natural Plant Products, Inc. de bu araştırmaya destek verdi.

Daha fazla bilgi için: Frontiers in Pharmacology, DOI: 10.3389 / fphar.2018.00477

Kaynak: phys.org

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.