D Vitamini ve Covid-19 Arasındaki İlişki

D Vitamini ve Covid-19 Arasındaki İlişkiCovid-19’a karşı koruyucu etkiye neden olabilecek mevcut sağlık tedbirlerinde, şimdiye dek önemli bir bilgi eksikliği kalmıştır. D vitamini ilavesi, Covid-19’un neden olduğu enfeksiyon riskini azaltma potansiyeli için son günlerde çalışılmaktaydı.

D Vitaminine Genel Bakış

D vitamini vücut içinde üretilen steroid bir hormondur ve güneş ışığına maruz kalınca absorbe edilerek üretilir. Maruz kalınan süre boyunca cildimizdeki 7-dehidrokolesterol (7-DHC) proteini ultraviyole B (UVB) ışınları ile etkileşir ve akabinde D vitaminin aktif formu olan D3 vitaminine dönüştürülür.

D vitamini aynı zamanda çeşitli gıda kaynaklarından da emilir. Bunlar somon ve sardalya balığı gibi balık yağlarından, kırmızı etten ve yumurta sarısından alınabilir.

Bir kez D vitamini kan dolaşımına girdiğinde vücut tarafından kemiklerin güçlenmesine yardım eden Kalsiyum emiliminde, kas hareketlerine izin vermede, vücudun diğer bölgeleriyle beyin arasındaki mesaj iletimi kabiliyeti ile sinirleri temin etmede ve vücudu istila eden bakteri ve virüsler gibi patojenlerle savaşmaya bağışıklık sistemi ile çalışmada birçok şekilde kullanılmış olur.

D Vitamini ve Viral Enfeksiyonlar

D vitamini bağışıklık sisteminde modüle eden bir rol oynar. Şöyle ki kalıtsal bağışıklığı kuvvetlendirmeye sayısız antiviral peptidlerin salgısını arttırır ve de viral varlıklara cevaben otofagiye de neden olabilir.
Dahası D Vitamininin çeşitli sinir yolları boyunca ölüm oranını ve mikrobiyal enfeksiyonların riskini indirdiği gösterilmiştir. Örneğin bir canlı nezle olduğunda, D vitamini enfeksiyona karşı fiziksel bir bariyer rolü oynar veya enfeksiyon riskini indirmede hücresel doğal ve / veya adapte olmuş bağışıklık mekanizmaları boyunca rol oynar.
2007 ve 2020 yılları arasında rastgele kontrollü denemelerin çeşitli meta-analizleri, D Vitamininin akut solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu etki sarf ettiği ve serum içerisindeki bir D Vitamini yetmezliğinde toplum kökenli zatürre riskini arttırabildiği hipotezini kuvvenlendirdi.

Covid-19’a D Vitaminini Bağlayan Kanıt

Eşi benzeri olmayan şiddetli akut solunum sendromuyla Covid-19 hastalığından sorumlu virüs olan koronavirüs 2 (SARS-CoV-2) , 16 Aralık 2020’ den beri dünya çapında 1.6 Milyon üzerinde insanın ölümünden sorumlu olmuştur.
Bu virüs dünya çapında hızlı bir oranla bulaşmaya devam ettikçe, hastalığın şiddeti ve ilerleme limiti ile birlikte SARS-CoV-2 tarafından enfeksiyon riskini indirebilir sağlık tedbirlerini keşfetmeye acil bir ihtiyaç kalabilir.

Bu hastalığın şiddetli göstergesi olan ölümcül akut solunum hastalığı sendromuna (ARDS) liderlik etmesi göz önünde bulundurulduğunda COVID-19’u geçirmiş hastaların en fazla ortak hafif semptomlarının bazıları ateş, belirgin halsizlik ve kuru öksürüktür.

SARS-CoV-2 virüs bir immün kaçırma sürecinde kişiden kişiye değişerek enfekte ettiği görünür. Bu süreç sitokin fırtınası ve izleyen bir hiper reaksiyon süreci tarafından akut solunum hastalığı sendromunun (ARDS) gelişmesine önderlik edebilir.
COVID-19 pandemisi öncesi, çeşitli in vitro çalışmalar ispatlıyor ki D vitamini, gerek antimikrobiyal peptitlerin sekresyonunu kolaylaştırma kabiliyetiyle gerekse de solunum virüslerinin yenilenmesiyle direk müdahil olarak bölgesel solunum özdengesinde önemli bir rol oynuyor.

Bununla beraber D vitamini eksikliği, kronik kardiyovasküler hastalıklara (CVD) neden olabilen ve akciğer fonksiyonlarını indirgeyen renin-anjiyotensin sistemini (RAS) desteklediği de bulunmuştur. Her ikiside COVID-19 hastalarının bir çok klinik tablolarında yer alan ARDS ve kalp yetmezliği, bu sebeple D Vitamini seviyelerinin yetersizliğine bağlanabilir,böylece COVID-19 hastalarında D vitamini ilavesinin potansiyel faydasını böylelikle destekleyebilir.

Covid-19’a Karşı D Vitamini Mekanizmaları

COVID-19 enfeksiyonu ve /veya ölümcül olayları sağlama yeteneğinde, D Vitamininin potansiyel rolü hakkında çok az şey bilinse de, ancak bir çok çalışmalar SARS-CoV-2 enfeksiyon yolu ve bu gıda takviyesi (D vitamini) arasında var olabilecek muhtemel bağlantıları değerlendirmiştir.

Bazı ilk COVID-19 raporlar , %85 ‘den fazla enfekte olmuş hastalar hipovitaminoz D (D vitamini yetersizliği) sergilediğini bulmuştur. Bu enfekte hastalarda 25-hydroxyvitamin D (25(OH)D) konsantrasyonlarının serum seviyeleri de her kontrole kıyasla düşük bulundu.

Her ikisi de COVID-19’a en duyarlı olan yaşlı bireylerin yanı sıra daha önceden mevcut rahatsızlıkları olanların çoğu, daha düşük D vitamini seviyelerine sıklıkla sahip olmasına rağmen, hekimler D vitamini seviyeleri ile COVID-19 arasında var olan potansiyel bağlantıyı belirlemekle ilgilenmeye devam ettiler.

D Vitamini ve SARS-CoV-2 arasındaki bağlantıyı gösteren ilk çalışmalardan bir tanesi, ACE2 ve FURIN genlerinin baskılayıcıları (represörü) ve canlandırıcıları (aktivatörü) tanımlamaya bakan bir genetik çalışmaydı.

Bu çalışmada, araştırmacılar şu sonuca vardılar ki D vitamini ve kuersetin potensiyel varsayılan COVID-19 azaltıcı etken olarak görev yapabiliyorlar. Bu ilk sonuçlar yayınlandığından beri, birçok ek çalışmalar, SARS-CoV-2’nin enfeksiyon üzerindeki etkilerini azaltmadaki D vitamininin olası rolü değerlendirildi.

Bu çalışmalar, stroma hücre ve boşluk bağlantılarının sertliğini koruyarak ve interferon g tümör nekroz faktörü a (TNF-a) üzerine etki ederek sitokin fırtınasının etkilerini indirgemekle beraber, D vitamininin hücresel bağışıklığı geliştirebileceği ve böylece COVID-19’un şiddetini azaltabileceği sonucuna varmıştır.

Ek veri, COVID-19’a elverişsiz ve akıntı yönünde bağışıklık cevaplarının bazılarını D vitamininin indirgeyebildiğini öne sürer. Bu cevaplar hastalık boyunca şiddetli belirtilerin belirginleşmesiyle ilgilidir. D Vitamininin dahil olabileceği bu akıntı yönü yollarından bazıları interlökin 6 (IL-6) düzeylerinin yükselmesini engellemeyi ve gama interferon yanıtını geciktirmeyi içerir.

D Vitamini Desteği Covid-19 Hastalarına Yardım Eder mi?

Dünya çapındaki çeşitli randomize kontrol çalışmaları , D Vitamini desteğinin COVID-19 hastalarının şiddetini ve /veya ölüm oranlarını indirebilip indiremediğini araştırdılar. Bugüne kadar, bu çalışmalar profilaktik D vitamini desteğinin COVID-19 hastalarında akut solunum yolu enfeksiyonu riskini başarılı bir şekilde azalttığını belirlemiştir.

COVID-19 şiddeti üzerindeki tesirini değerlendirmeye ek olarak, Avrupa’da 20 ülkedeki D Vitamini serum konsantrasyonları ve COVID-19 ölüm sayıları çalışılmışdı.

Bu çalışmalarda, COVID-19 vakalarının sayısı ile ortalama D vitamini konsantrasyonları arasında belirli bir ilişki gözlemlendi ve böylece bu iki faktör arasında bir ilişki tespit eden önceki çalışmaları doğruladı. Bu doğru olsa da, mevcut çalışma D vitamini seviyeleri ile COVID-19 ölümleri arasındaki ilişkiyi anlamlı bulmadı.

Sonuç

D vitamini seviyeleri ile COVID-19 arasındaki ilişki hakkında yayınlanan artan miktarda bilgiye rağmen, bu besinin aslında enfekte hastalara gerçekten yardımcı olup olmadığı konusunda kesin bir sonuç henüz çıkarılmamıştır.

Bu doğru olsa da, klinisyenler arasındaki genel fikir birliği, Birleşik Krallık’ta 400 IU / gün ile Birleşik Devletler’de 800 IU / gün arasında dağılım gösteren küresel nüfusa D vitamini alımını teşvik etmenin tartışmalı görünmediği yönündedir.

Kaynak : news-medical.net

68 Kez Okundu

Yazar Hakkında

İnovatif Kimya Dergisi

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.

Kopyalamak Yasaktır!