Karanlıkta Yetişen Geleceğin Biyoyakıtı: Algler

Karanlıkta Yetişen Geleceğin Biyoyakıtı: Algler

Algler, geleceğin yakıtı olarak petrolle rekabet edebilmesi için büyümeleri daha verimli olmalı. Yakında Link Vakfı’ndan bir burs sayesinde olabilir.

UC Riverside’da bitki biyolojisi alanında doktora öğrencisi olan Elizabeth Hann, iki yıllık 60.000 $ bursunu kullanarak karanlıkta biyoyakıtlar için alg yetiştirip yetiştiremeyeceğini test etmek amacıyla güneş enerjisiyle üretilen elektriği kullanıyor.

Enerji ihtiyacının artacağı öne sürülüyor ve algler bu talebi karşılamaya yardımcı olabilir. Mısır ya da şeker kamışı gibi diğer biyoyakıt kaynaklarının aksine, gıda ya da tatlı su kaynaklarıyla rekabet etmeden daha düşük emisyonlu yakıta dönüştürülebilir. Alg biyoyakıtları, doğrudan mevcut motorlarda da kullanabilir. Alg biyoyakıtların petrolden farklılığı ise alglerin yenilenebilir bir kaynak olmasıdır.

Bilim insanları, alg yetiştirmenin daha az maliyetli yollarını da geliştirmeye çalışıyor. Hann “Bunu diğer alg biyoyakıt projelerinden farklı kılan şey, özellikle fotosentez sınırlamaları olmaksızın alglerin büyümesine bakmamızdır,” dedi. “Karanlıkta alg yetiştiriyoruz.”

Alglerin kökleri, yaprakları ve gövdeleri olmamasına rağmen, bitkiler gibi karbondioksiti ve suyu kendisi için yiyeceğe dönüştürmek için güneş ışığını kullanma işlemi olan fotosentezi kullanırlar. Hann’in açıklamasına göre, bu yöntem güneş ışığını kabaca % 2’lik bir verimlilikle kullanılabilir enerjiye dönüştürürken, güneş panelleri bunu % 25 veya daha yüksek bir verimlilikle yapabilir.

Diğer bir deyişle, güneş ışığında bulunan enerjinin çoğu fotosentez ile ısıya dönüşürken alglerin büyümesine katkıda bulunmaz. Güneş panelleri ile yakalanan enerji çok daha fazladır fakat alglerin doğrudan kullanabileceği bir formda değildir. Hann’ın araştırması burada devreye giriyor.

Şu anda, biyoyakıtlar için algler genellikle güneşi kullanan göletlerde büyümeye neden olmak için yetiştirilmektedir.

Hann, “İşimiz gölet ihtiyacını ve güneş ışığına erişim ihtiyacını ortadan kaldırıyor ” dedi. “Algleri potansiyel olarak sınırlı bir alanda, sadece güneş panellerinden gelen elektriği kullanarak büyütebiliriz.”

Hann, kampüste algleri yetiştirmek için UC Riverside Kimya ve Çevre Mühendisliği profesörü Robert Jinkerson ve Delaware Üniversitesi’ndeki ortak çalışanlarla birlikte çalışıyor.

Link Vakfı, otonom su altı araçları yaratan Edwin A. Link’in onuruna kuruldu Vakıf, enerji, havacılık ve okyanus mühendisliğinde yenilikçiliği teşvik etmek için bu gibi projeleri finanse ediyor.

Hann’e göre, güneş panellerinin ilk kurulumu sadece gölet kurmaktan daha pahalı olsa da, verimliliğindeki artış nedeniyle bu başlangıç maliyetini sonunda karşılayabilir.

Hann, “Biyolojik fotosentez yerine yöntemimizi kullanarak muhtemelen daha fazla alg ve dolayısıyla metrekare başına daha fazla biyoyakıt üreteceğiz” dedi.

Kaynak : phys.org

Okumanızı Öneriyoruz

Ayçiçek Yağı Kutuplarda Korozyonu Önlemeye Yardımcı Oluyor

Rusya’da Kazan Federal Üniversitesi (KFU) araştırmacıları tarafından yapılan yeni bir çalışmaya göre, ayçiçek yağı kutuplardaki …