Koku İlham Perilerimiz Üzerinde Nasıl Bir Etkiye Sahiptir

Koku İlham Perilerimiz Üzerinde Nasıl Bir Etkiye Sahiptir

Pandemi ve küresel çapta gerçekleşen diğer doğal afetler ardından öngörülemeyen bir yıl sona erdi ve çoğumuz hala bu yıl için evde uygulayabileceğimiz farklı alanlara yöneliyoruz: daha fazla egzersiz yapmak. Peki ya koku duyunuz sizi daha fazla hareket etmeye yönlendirebiliyor olabilir mi? Biyolog araştırmacılardan Sachiko Haga-Yamanaka ve Theodore Garland Jr. liderliğindeki bir ekip, egzersiz yapmak için yetiştirilen sıçanların, egzersiz yapmayan sıçanlardan belirgin şekilde farklı kokuya sahip olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, sıçanlara egzersiz yapabilmeleri için farklı ekipman seçenekleri sundu ve bir tekerlek üzerinde çalışmayı seçen sıçanları seçtiler. Daha sonra bu egzersiz sıçanlarının feromonları algılayabilen koku alma organları olan vomeronazal organlarını incelediler. Ekip, egzersiz sıçanlarında vomeronazal organlardaki reseptörleri kontrol eden genler ile egzersiz yapmaya daha az istekli olan fareler arasında önemli farklılıklar buldu.

Haga-Yamanaka, Newscripts gazetesine verdiği demeçte ‘’Şimdiye kadar elde ettiğimiz sonuçlar, yüksek koşucuların kokuları normal sıçanlardan farklı algıladığını gösteriyor’’ dedi. Araştırmacılar, bu reseptörlerin rollerinin ne olduğundan emin değiller, ancak geçmiş çalışmalardan sıçanların, diğer sıçanlardan gelen bedensel sekresyonlar olduğunda ne kadar egzersiz yaptıklarını etkilediğini biliyorlar. Haga-Yamanaka, ekibin gelecekte bu kokuların kimyasal bileşenlerini incelemeyi planladığını söylüyor.

Araştırmacılar, bu koku-oyun motivasyonunu insanlara uyarlayabilirse, belki bir gün izmarit kokusundan tiksindirerek spor salonuna götürecek bir parfüm geliştirebiliriz. Haga-Yamanaka, insanların sıçanlar gibi bir vomeronazal organa sahip olmadıklarını, ancak açıkça bir koku duyusuna sahip olduklarını söylüyor. “Bazı vomeronazal reseptörlerin insanlarda koku alma organı gibi ifade edildiği bilinmektedir ve bazı merkezi beyin devreleri çok benzerdir” diyor, bu yüzden bu fare modeli insanlara bir dereceye kadar uygulanabilir.

Ancak, tüm sıçan çalışmalarında olduğu gibi, sıçanların insan olmadığını hatırlamalıyız.

Sıçanlar, sincapların insanlar tarafından daha tiksindirici bulunan bir türüdür, ancak yeni araştırmalar itibarlarını biraz artırabilir. Araştırmacılar, bir sıçanın diğerine yardım ettiği zaman, belirli bir koku yaydığını gözlemlemişlerdir ve diğer sıçanlar bu yararlı sıçanın kokusunu aldıktan sonra, onlar da yardımlaşmaya katılma eğilimi göstermişlerdir.

Bilim insanları zaten sıçanların birbirlerine yardımcı olduğunu biliyorlardı, ancak bu fedakarlık eylemlerini neyin tetiklediğini bilmiyorlardı. Bunu bulmak için Göttingen Üniversitesi’nden davranışsal biyolog ve doktora dereceli bilim insanı Nina Gerber liderliğindeki araştırmacılar, sıçanlara bir yiyecek tepsisini başka bir sıçanın kafesine itme fırsatı verdi. O sıçan yemek yemeyi başardı, ama yemek vermeyi seçen sıçan herhangi bir ödül almadı.

Ekip daha sonra yardımlaşan sıçanların kokularından etkilenmeden farklı bir ortamda tutulan test sıçanları ile yardım eden sıçanları bir araya getirdi. Ortamdan uzak tutulan test sıçanı yardımcı sıçanın kokusunu kokladığında, test sıçanı eyleme tanık olmasada yiyecek tepsisini arkadaşına itme olasılığı daha yüksekti.

Bu yardımseverlik kokusu bireysel bir sıçana özgü değildir. Aksine, yardımcı oldukça bu koku üretilmektedir. Yararlı olan herhangi bir sıçan, yakındaki sıçanlara kokusunu yayabilir.

Bilim insanları, bu yardımcı sıçanın oluşturduğu kooperatif kokusuna verilen cevabın insanlarda bir fenomen olup olmadığını bilmiyorlar, ancak taze pişmiş kurabiyelerin kokusunun insan yardımcılarını çağırmak için güvenilir bir yöntem olduğunu öne sürmekteler.

Kaynak: cen.org

28 Kez Okundu

Yazar Hakkında

İnovatif Kimya Dergisi

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.

Kopyalamak Yasaktır!