kompost

Son yıllarda artan dünya nüfusu, bu artışın gösterdiği gıda ihtiyaçlarını karşılamak için, artan tarımsal faaliyetler nedeniyle ortaya çıkan, atık miktarında da artışlar meydana gelmiştir. Atıklar, kontrolsüz bir şekilde depolanması, yer altı suyuna sızmaları, hastalıklara ortam oluşturmaları ve sera gazlarının çıkışına neden olması yoluyla çevreye ve insan sağlığına zarar vermektedirler. Bunun yerine önemli sorunlara neden olan bu atıklar, mikroorganizmalar vasıtasıyla kompost, çöp olmaktan farklı, daha çok ekonomik katma değer oluşturabilecek bir hammadde olarak değerlendirilebilir. Atıkların bu şekilde değerlendirilmesi, ülkemizdeki arazilere uygulanan gübre ihtiyacında dışarı bağımlılığın azalmasında, yoğun tarımsal faaliyetler sonucunda toprakların azalan verimlilik potansiyelin artırılmasında ve çevre kirliliğinin azaltılmasında katkılar sağlayacaktır.

Gerek ulusal yönetmelikler, gerekse de uluslar arası direktifler, atıkların yeniden kullanımı, geri dönüşüm ve geri kazanımlarını teşvik etmekte olup,  özellikle biyolojik atıkların düzenli depolama sahalarına göndermelerine sınırlamalar getirmektedir. Avrupa birliğince 2012 yılına kadar yapılması organik atık depolama kriterlerine uyum sürecinde, açığa çıkan atıkların uluslararası kriterlere uygun bir biçimde bertaraf edilmesi kararına göre ülkemiz dâhil, tüm gelişmekte olan ülkelerde bu tür tesislerin yaygınlaşması gerekmektedir. Hızla gelişen ülkemizde, önümüzdeki yıllarda bu konunun önemi giderek artacaktır.

Kentsel katı atıklar genelde bahçe, cam, metal, gazete, mutfak atıkları gibi hemen hemen hepsi geriye dönüşebilir materyallerden meydana gelir. Özellikle organik atıklar besin elementlerince oldukça zengin, kolayca ayrışabilir materyallerden oluşur.

Kentsel atıklar, toplanması, taşınmaları ve depolamaları için gerekli olan yerlerin temini, zorluklara sebep olmaktadır. Bütün bunlardan dolayı da katı atıkların yönetimlerinin maliyetleri yüksektir. Ayrıca kentsel atıklar, kötü kokular ve diğer çevresel problemlere de neden olurlar. Atıkların uygun bir şekilde geri dönüşümü sağlanarak, çevreye olan olumsuz etkileri de engellenebilir.

Ülkemizde organik atıkların, genel atıklar içerisindeki oranı % 55 dir. Bu atıklar, kontrolsüz bir şekilde bırakılmakta veya çürümeye terk edilmektedir. Bu durumda bu atıkların değerlendirilemeden depolanması ile gerekli yer temini ihtiyacında artış ve çevresel zararlar oluşmaktadır. İnorganik gübrelerin, organik gübrelerin yerini alması sonucu, organik maddece yoksun kalmışlardı. Bunların sonucunda, topraklardaki üretim potansiyelinde azalmalar meydana gelmiştir. Azalan üretim potansiyelinin temel nedeni; sıkışma ve organik madde kayıpları, toprak kaynaklarının tedrici olarak aşınması ve kalitelerinin azalmasıdır. Bu da sonuç olarak topraklarda, düşük agregat stabilitesine, su geçirgenliğine, su kullanım etkinliğine, toprak mikrobiyal aktivitesine ve besin elementlerinin elverişliliğinin azalmasına neden olmaktadır. Bunlarda su erozyonu, yüzey ve yer altı sularının kimyasallarla kirlenmesi, toprak sıkışması, sera gazlarının açığa çıkması ve verimde azalmalar gibi endişelere neden olmaktadır. Bunun yanı sıra bu tip topraklar, bitkisel zararlılara karşı, erozyona ve yüzey akışına karşı daha hassastır. Bu tür noksanlıklar ve azalan verimlilik, artan kimyasal kullanımı ve daha fazla zararlı kontrolü ile giderilmeye çalışılıyor ve böylece daha fazla maliyete neden olmakta bu da çiftçilerin kar marjını azaltmaktadır. Bunlar da hem tarım sektörüne ve ekonomisine, hem de çevreye olumsuz yönde etkiler yapmakta.

Yukarıda belirtilen bu olumsuzlukların önlenmesi için, kentsel organik atıkların sürdürülebilir bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Bunun yerine atıklar kompost olarak değerlendirilebilir. İşlemde mikroorganizmalar vasıtasıyla, atıkların geri dönüşümü sağlanarak doğaya ve çevreye zarar vermeyen, ekonomik değeri olan ürünler elde edilir.

Kompostlaştırma işleminde, karbon ve azot içeriğince yüksek organik atıklar oksijenli (Aerob) ve kontrollü (uygun nem ve hava) koşullarda mikroorganizmalar tarafından ayrıştırılarak kompost elde edilmektedir. İçerisindeki bitki ve besin elementlerinin yarayışlılığı arttırılmakta, elde edilen humusça zengin kompost tarımda gübre, peyzajda veya toprak ıslah edici materyal olarak kullanılabilir.

Atıl halde olan organik atıkların, kompost olarak dönüştürülerek değerlendirilmesi, elde edilecek kompost ise yoğun ve uygun olmayan tarımsal faaliyetler sonucu ülke topraklarında meydana gelmiş olan toprak aşınmalarının önlenmesinde ve toprakların kalitelerinin arttırılmasında faydalı olacaktır. Bununla birlikte, bu atıkların çevreye olan zararlarının azaltılmasıyla çevresel açıdan önemli yararlar da sağlanacaktır. Ayrıca dış alımla yapılan kimyasal gübre tüketiminin azaltılmasıyla, tarıma ucuz ve daha yarayışlı girdi elde edilmesiyle ekonomik yararlar da sağlanacaktır. Organik atıkların kompost olarak değerlendirilmesi ile ülkemizde geri dönüşüm bilincinin arttırılmasına da katkılar sağlanmış olacaktır.

Böylelikle önemli miktarlarda yer alan organik atıkların, çevresel yönden zararlı olacak şekilde atıl halde depolanmasının yerine, onların kompost şeklinde geri dönüşümü yapılarak sürdürülebilir tarıma ve toplumda geri dönüşüm bilincinin arttırılmasına katkılar sağlanmış olacaktır.

Şimdi de kompost yapımı hakkında kısa bir bilgi verelim;

Bir İngiliz subayının, Hindistan da bu yöntemi görüp, Avrupa ya taşımasıyla 20 yüzyılın ilk yarısında kompostlaştırma işlemine başlanmıştır. İlk başlar da çöplerin 3-4 metrelik yığınlar, 1,5-2 metrelik yüksekliğe sahip olarak başlanmıştır. Bu yığınlara zaman zaman karıştırıp su ilavesi yapılmıştır.

Kompost, organik materyallerin kontrollü bir biçimde, biyolojik bir süreçten geçtikten sonra; koyu, kolayca ufalanabilen ve toprak gibi kokan bir forma dönüştürülmesidir. Büyük ve küçükbaş hayvan ve ahır atıkları, meyve, sebze, yumurta kabukları, patates,  soğan gibi organik atıklar, kesilmiş dallar, çimler, kurumuş yapraklar, kâğıtlar kısacası aklımıza gelebilecek birçok atık kompost yapabiliyoruz. Süt ve et ürünleri, tereyağı, kemikler, mayonez yoğurt gibi yağlı margarinli yiyecekler, kompost edilemez.

Kompost prosesini etkileyen faktörler; çevresel şartlar, su muhtevası, dane boyutu, pH ve sıcaklıktır. Kompostlastırma, uygun içerikli organik atıkların toplanması ve ardından ham maddenin karışımı ile gerekli oksijenin alınması ile baslar. Sonrasında karbondioksitin dışa verilmesiyle işlem devam eder. Havalandırma haftada 2-3 defa yapılmalıdır. Karışım oluştuktan sonra birkaç saat içerisinde, mikrobiyel metabolik aktivite nedeniyle sıcaklıkta yükselme gerçekleşir ve ilk 3 hafta 50-60oC seyir ederken sonrasında 40oC kadar düşecektir. Sıcaklığın 65oC ve üzerine çıkmasından kaçınılmalıdır7, mikroorganizmaların ölümünün gerçekleşmesi istenmeyen bir durumdur. Su muhtevası %60 dan büyük olması durumunda, partiküller arası boşluklar dolar ve O2 girişini CO2 çıkışını engeller. %40 dan az olması da istenmez, bu durumda da mikroorganizmalar çoğalamaz ve işlemimizin süresi uzar. Dane boyutu azaldıkça mikroorganizmalar, daha geniş yüzeyde faaliyet gösterir. kompostlastırmada havalandırma önemli ve süreyi kısaltan etkenlerimiz arasında yer alır. Bu işlemler sonucunda,  komposttun gerçekleşme süresi 6-8 hafta içerisinde gerçekleşir.

kompost-1

Kemerburgaz kompost tesisi

kompost-2

Bahçe tipi kompost düzenekleri

Kaynaklar

  1. Yeryüzü derneği evde kompost yapımı
  2. Harran üniversitesi kompost ve biyogaz tesisi fizibilite raporu
  3. Kompost teknolojileri ve İstanbul’ daki uygulamaları İSTAÇ A.Ş

 

Yazar : Hacer AY

Üniversite : Giresun Üniversitesi

Bölüm : Kimyager

Dergi : Sayı 1– Sayfa 17

Yorumlar

About İnovatif Kimya Dergisi

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend