Küresel Isınma, Okyanusların Renginin Değişmesine Sebep Olacak

Dünyanın okyanusları, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak ısınıyor ve daha asidik hale geliyor ve etkileyici yeni bir çalışma, onların da renk değiştireceklerini gösteriyor.

Çalışma birkaç on yıl içinde, okyanusun şimdi maviye benzeyen bölgelerinin daha mavi görüneceğini gösterdi. 2100 yılı itibariyle, renk kayması okyanusların toplam 140 milyon kilometrekare yüzölçümünün % 50’sinden fazlasını etkileyebilir.

Ancak değişecek olan suyun rengi değildir. Aksine, deniz fitoplankton popülasyonları deniz suyunun ısınmasıyla düşer. Bu küçük organizmalar yeşil pigment klorofil içerdiğinden, sayısındaki herhangi bir değişiklik suyun görünen rengini etkiler.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde deniz ekolojisti ve 4 Şubat’ta Nature Communications Dergisinde yayınlanan çalışmanın lideri Stephanie Dutkiewicz “Bu mikroskobik organizmalar suda yaşar ve deniz ürünleri zincirinin temelidir,” dedi. “Suda kalarak gözle gördüğümüz rengi değiştiriyorlar.  Suda bu mikroskobik organizmalardan daha az varsa, su biraz daha mavi olacaktır. ”

Renk değişimi muhtemelen çıplak gözle görülemeyecek kadar az olacaktır. Ancak, Dünya’yı izleyen uydular, değişiklikleri tespit edebilecek ve bilim insanlarına deniz ekosistemlerinin kayda değer ve potansiyel olarak kaygı verici bir değişim geçirdiğine dair bir fikir verecektir.

Dutkiewicz, Kuzey Atlantik Okyanusu ve Güney Okyanusu’nun özellikle savunmasız göründüğünü söyledi.

Bu renk kayması kötüye işaret olabilir, çünkü fitoplankton küçük deniz canlıları için bir balık, kalamar ve kabuklu deniz ürünleri tarafından yenen bir besin kaynağıdır. Fitoplankton popülasyonları çok fazla azalırsa, belirli bölgelerdeki balıkçılık faaliyetleri ciddi oranda azalabilir.

Dutkiewicz “Çevremizi değiştirmek tehlikeli” dedi. “Pek çok insan proteininin büyük bir kısmını balıktan sağladığından balıkçılığın azalması oldukça büyük bir problem olabilir.”

Dutkiewicz ve meslektaşları araştırmaları için, 1860’dan 2100’e kadar dünyanın iklimindeki değişimleri simüle eden bir bilgisayar modeli geliştirdi. Model, -çoğu bilim insanının sera gazı emisyonlarını azaltmak çaba sarf edilmezse gerçekleşeceğini düşündüğü gibi- küresel sıcaklıkların 3 santigrat derece artacağını varsayıyordu.

Ancak bu ihtiyatlı bir tahmin olabilir. Global Karbon Projesi tarafından Aralık 2018’de yayınlanan bir rapor, 2014’ten 2016’ya kadar kısa bir istikrar süresinin ardından, küresel sera gazı emisyonlarının keskin bir şekilde artmaya başladığını gösterdi. Bu nedenle, küresel sıcaklık artışı yüzyılın sonuna kadar 3 santigrat dereceyi geçebilir ve fitoplanktonlar üzerinde daha da çarpıcı bir etki yaratabilir.

Zararlı deniz ekosistemlerine ek olarak, fitoplankton popülasyonlarındaki bir düşüş iklim değişikliğini kötüleştirebilir. Fitoplankton, tıpkı ağaçlar ve diğer karasal bitkiler gibi atmosferik karbon dioksiti emer, böylece güçlü sera gazı seviyelerinin yükselmesini önler.

Bato Rouge’deki Louisiana State Üniversitesi’nde yaşayan bir okyanus yazarı olan Sibel Bargu Ateş, “Bu fitoplanktonların büyük bitkilerle karşılaştırıldığında ne kadar küçük olduğunu düşünürseniz bu müthiş bir şeydir- son derece verimlidirler,” dedi. “Onları küresel olarak önemli yapan şey de budur.”

Kaynak: nbcnews.com

27 Nisan 1993’te Bursa’da doğdu. Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü mezunu. 2016 yılında tamamladığı lisans eğitimi sırasında “Kimyasal Dezenfeksiyonda Bakterilerin Fizyolojik Özelliklerinin Önemi”, “Atıksulardan Kaynaklı Ağır Metallerin Carassius Gibelio Türündeki Birikimlerinin İncelenmesi” ve “Su Ayakizi” konuları üzerine yoğunlaştı. Mesleğiyle ilgili eğitim ve programlara katılıyor, araştırmayı, yeni şeyler öğrenmeyi ve kendini geliştirmeyi seviyor. Çevre ile ilgili yenilikçi haberleri takip etmeyi ve çeviri yapmayı sevdiği için İnovatif Kimya Dergisi ekibine katılmaya karar verdi.
×
27 Nisan 1993’te Bursa’da doğdu. Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü mezunu. 2016 yılında tamamladığı lisans eğitimi sırasında “Kimyasal Dezenfeksiyonda Bakterilerin Fizyolojik Özelliklerinin Önemi”, “Atıksulardan Kaynaklı Ağır Metallerin Carassius Gibelio Türündeki Birikimlerinin İncelenmesi” ve “Su Ayakizi” konuları üzerine yoğunlaştı. Mesleğiyle ilgili eğitim ve programlara katılıyor, araştırmayı, yeni şeyler öğrenmeyi ve kendini geliştirmeyi seviyor. Çevre ile ilgili yenilikçi haberleri takip etmeyi ve çeviri yapmayı sevdiği için İnovatif Kimya Dergisi ekibine katılmaya karar verdi.