Ölümcül Kan Kanseri için Potansiyel Yeni Tedavi

Ölümcül Kan Kanseri için Potansiyel Yeni Tedavi

UVA Kanser Merkezi’nden yapılan yeni bir araştırmaya göre, bazı ileri evre meme kanserlerini tedavi etmek için kullanılan bir ilaç, miyelofibroz olarak bilinen ölümcül bir kan kanseri için yeni bir tedavi seçeneği sunabilir.

Palbociclib ilacı, miyelofibroz için mevcut tedavilerin yapamadığı kemik iliğinin skarlanmasını önleyebilir. Bu skarlar iliğin kan hücresi üretimini bozar ve hastaları zayıf ve yorgun bırakan şiddetli anemiye neden olur. Skarlar ayrıca kandaki trombosit sayısını azaltarak pıhtılaşmayı zorlaştırır ve genellikle dalak büyümesine neden olur.

Mevcut tedavilerin sadece kemik iliği fibrozisinin önemli bir iyileşmesini sunmadan semptomatik rahatlama sağladığını, bu nedenle, miyelofibroz için daha etkili bir tedavi geliştirmenin kritik bir ihtiyaç olduğunu belirtti Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya ve Moleküler Genetik Bölümü’nden doktoralı kıdemli araştırmacı Golam Mohi.  Hücre döngüsünün düzenleyicisi olan CDK6’yı miyelofibrozda yeni bir terapötik hedef olarak belirlediklerini, CDK4/6 inhibitörü palbociclib’in ruxolitinib ile birlikte miyelofibrozu belirgin bir şekilde inhibe ettiğini, bunun da bu ilaç kombinasyonunun bu yıkıcı kan bozukluğuna karşı etkili bir terapötik strateji olabileceğini gösterdiğini ekledi Mohi.

Miyelofibroz: Tehlikeli Bir Kanser

Miyelofibroz bir lösemi türüdür. Her 100.000 kişinin yaklaşık 1 ila 1,5’inde, özellikle orta yaşlı veya daha büyük olan kişilerde görülür. Orta veya yüksek riskli vakaları olan hastalar tipik olarak sadece 16 ila 35 ay hayatta kalırlar.

Miyelofibroz için mevcut tedaviler, hastalığın ayırt edici özelliği olan kemik iliği skarlarını ele almamaktadır. Ruxolitinib ilacı hastaların semptomlarını hafifletmek için kullanılır, ancak Mohi’nin yeni araştırması, ilacı palbociclib ile eşleştirmenin çok daha üstün bir tedavi olabileceğini göstermektedir.

Palbociclib, tek başına, miyelofibrozun iki farklı fare modelinde kemik iliği skarlarını azalttı. Ayrıca miyelofibrozda görülen anormal derecede yüksek beyaz kan hücrelerinin seviyelerini azalttı ve farelerin büyümüş dalağını küçülttü.

İlacın ruxolitinib ile birleştirilmesi daha da fazla fayda sağladı, kemik iliği ve beyaz kan hücresi sayılarını normale döndürdü ve farelerin genişlemiş dalaklarının boyutunu önemli ölçüde azalttı.

Bulguların insan hastalarda doğru olup olmadığını belirlemek için ek araştırmalara ihtiyaç vardır. Ama Mohi ve ekibi umutlu. Palbociclib’in metastatik meme kanseri (vücudun diğer bölgelerine yayılmış kanser) olan hastalarda kemik iliği aktivitesini susturduğu bilinmektedir ve miyelofibrozu olan hastalarda yararlı etkileri olacağını umduklarını belirtiyorlar.

Bulgularını özetleyen yeni bir bilimsel makalede, palbociclib ve ruxolitinib içeren kombinatoryal terapötik bir yaklaşımın, inhibitörlerin her birinin dozlarının düşürülmesini ve böylece terapötik etkinliği artırırken toksisitelerin azaltılmasını sağlayacağını belirtiyor.

Araştırmacılar, miyelofibroz için yeni tedavilere özellikle ihtiyaç duyulduğunu, çünkü ruxolitinib tedavisinin kemik iliği fibrozisinde önemli bir azalma sağlamadığını ve genellikle uzun süreli kullanımla etkinliğini kaybettiğini belirtiyor.

Mohi, bu çalışmadan elde edilen bulguların çok heyecan verici olduğunu ve miyelofibrozu olan hastaların da palbociclib ve ruxolitinib kombinasyonunun klinik araştırmasını desteklediğini ekledi.

Kaynak: sciencedaily.com

26 Kez Okundu

Yazar Hakkında

Ceyda Nur Kaya

Merhaba, ben Ceyda Kaya. 09.09.2000 İstanbul doğumluyum. Marmara Üniversitesi Kimya bölümü öğrencisiyim. Araştırma yapmayı, gelişmeleri takip etmeyi seviyorum. Bildiklerimi paylaşmayı seviyorum, bu nedenle İnovatif Kimya Dergisi’ nin haber çeviri ekibine katıldım.

Kopyalamak Yasaktır!