Palmiye Yağı Atıklarından Biyolojik Olarak Parçalanabilir Plastikler

Palmiye Yağı Atıklarından Biyolojik Olarak Parçalanabilir Plastikler

Palmiye yağı endüstrisinde oluşan atıklardan biyolojik olarak parçalanabilen filmler, gıda ambalajı olarak kullanılabilir.

Plastik kirliliği 21.yüzyılın baskın bir çevresel kaygısıdır. Plansız ormanlaştırma ve habitat tahribatına bağlı olarak palmiye yağı endüstrisi de bu kaygılardan biridir. Green and Sustainable Chemistry’de yayınlanan bir araştırmaya göre, palmiye yağı üretim atığından yapılan biyolojik olarak parçalanabilir plastik filmler her iki konu içinde etkili olabilir.

Plastik torbalar ve gıda ambalajları gibi biyolojik olarak parçalanamayan tek kullanımlık plastikler, her yıl üretilen plastiğin %40’ını oluşturmaktadır. Sains Malaysia’da ki araştırmacıların çalışmalarında, “Hemiselüloz, polisakkaritler ve protein gibi yenilenebilir malzemelerden elde edilen doğal olarak oluşan bir biyopolimerdir. Düşük maliyet ve biyolojik olarak parçalanabilirlik nedeniyle biyolojik olarak parçalanamayan petrol bazlı polimerlerin yerini almak için büyük bir potansiyel gösteriyor.” açıklaması bulunmaktadır.

Plastik atıklara ek olarak, yalnızca Malezya’da her yıl 19.8 milyon ton atık palmiye yağı meyve demetleri atılmaktadır. Araştırmacılar,bu atık formlarının çevresel etkisini azaltmak için atık palmiye yağı meyve demetlerinden hemiselülozu, doğa dostu ambalajlar için biyolojik olarak parçalanabilir filmlere dönüştürdüler.

Hemiselüloz, tarım ve biyokütle atıklarında bol miktarda bulunur. Esneklik, düşük gaz geçirgenliği ve yüksek su direnci olması nedeniyle film üretimi için gelecek vadeden bir biyopolimerdir. Ayrıca hemiselüloz, palmiye yağı endüstrisi tarafından atık olarak atılan meyve demetlerinin de önemli bir bileşeni olarak bilinir. Araştırmacılar, hemiselülozu meyve demetlerinden elde ettikten sonra doğa dostu ambalaj üretiminde büyük verime sahip potansiyel bir hammadde olarak onayladılar.

Birçok özelliğinden dolayı diğer biyopolimerelere alternatif olarak gösterilse de kırılgan yapıya sahip olması hemiselülozun kullanımını sınırlamaktadır. Bu nedenle araştırmacılar, toksik olmayan ticari olarakta temin edilebilen biyopolimer karboksimetil selüloz (CMC) ile karıştırmaya karar verdiler. CMC’nin diğer biyopolimerlerin mekanik özellikleri, şeffaflığı, esnekliği ve nem emilimi üzerinde olumlu etikleri olduğu bilinmektedir.

Ekip, palmiye yağı meyve peksimetlerinden  farklı miktarlarda elde edilen hemiselülozu CMC ile karıştırdı. Daha sonra, her biri milimetrenin onda birinin altında olacak şekilde farklı kalınlıklarda biyopolimer filmler yaptılar. Filmlerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine ilişkin kapsamlı araştırmalar,% 60 hemiselüloz içerenlerin biyolojik olarak parçalanabilir ambalaj malzemeleri yapmak için optimum özelliklere sahip olduğunu ortaya çıkardı.

Yeni hemiselüloz karışımlı malzeme, ucuz ve bol miktarda biyolojik olarak parçalanabilir bir polimer sunabilir. Biyolojik olarak parçalanamayan plastik atıkları için umut vadeden bir alternatiftir. Palmiye yağı atıklarından biyopolimer üretilmesi,endüstri ile ilgili ormansızlaşmayı çok fazla engellemese de, yan ürünün kullanımı mahsulün değerini arttırır ve araştırmacıların da  belirttiği gibi: “Sonuç olarak, çevresel etkileri önemli ölçüde en aza indirebilir.” Ayrıca araştırmacılar, hemiselüloz bazlı filmleri elektronik veya fotokatalitik olarak aktif hale getirmek için katkı maddelerinin dahil edilmesinin gelecekteki olası uygulamalarını arttıracağını umuyorlar.

Kaynak: phys.org

115 Kez Okundu

Figen Ergene

1995 İstanbul doğumluyum.2018’de Kocaeli Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun oldum.Marmara Üniversitesi Polimer Bilimi ve Kimyası bölümünde yüksek lisans yapıyorum. Kimya hayatımızın büyük bir bölümünü kapsıyor ve her gün yeni gelişmeler olmakta. Bu yeni gelişmeleri takip etmek ve iletmek için haber çeviri ekibine katıldım.Polimer kimyası,biyoteknoloji,organik kimya,ilaç endüstrisi ilgi duyduğum alanlardandır.

Aşağıdaki Haberleri de Okuyabilirsiniz

Kopyalamak Yasaktır!