Güneş kremi kimyasalları , cildi zararlı ışınlardan korumak için bir şemsiyenin gölgesinden daha iyi performans gösterdi.

Brooklyn-New York’tan 13 yaşındaki Ada Cowan güneş koruması kullanmaktansa şemsiyenin altında oturmayı tercih ediyor ve ekliyor : ‘’Cildimdeki yapışkan histen nefret ediyorum.’’ Fakat şemsiyenin gölgesi, cildini yanıktan korumak için yeterli mi? Cowan ve onun gibi yapışkan şeyleri çok kullanmayı sevmeyenler için kötü haber; yeni bir çalışma güneş korumasına kesin bir sınır getiriyor.

Çalışmanın öncüsü Hao Ouyang, Skillman-New Jersey’deki Johnson & Johnson şirketindeki bazı çalışmaları yürütüyor. Şirket, bu çalışmada da kullanılan tipteki güneş korumalarını üretiyor. Ekibi, iki çeşit güneş korumanın karşılaştırılmasını görmek istedi (şemsiyelere karşı güneş kremleri) .

Testler için ekip, 100 Güneş Koruma Faktörlü – GFK – güneş kremi kullandı. Hao, bu kremin güneşin zararlı ultraviyole – UV – ışınlarının %99’unu filtrelemek için üretildiğini açıklıyor. Ve bu karşılaştırmada, şemsiyeler çok daha az koruma sağladı. Plaj şemsiyesiyle korunan her dört kişiden üçünün daha fazlası (%78) güneşten yandı. Tam tersi olarak, ağır bir güneş koruması kullanan her dört kişiden biri güneşten yandı.

Hao’nun ekibi, bu bulguları 18 Ocak tarihli online JAMA Dermatology’de raporladı.

Güneşin UV ışınları cilde ulaştığında, vücut fazladan melanin üretir. Melanin cildin en dış tabakası olan epidermisteki bir pigmenttir. Bazı cilt tipleri korunmuş bir bronz ten vermek için yeterli melanin üretir, diğerleri üretemez. Çok fazla güneş ışığı bu ciltlere ulaştığında, depolanmış enerji  acı veren kızarıklığa hatta tahrişe sebep olabilir. Ulusal Kanser Enstitüsü’ne göre güneş yanığı, hatta bronz ten bile cilt kanseri riskini arttırabilir.

Hao, ‘’Aslında yanığı olan insanları değerlendirmek istedik’’ diye not düşüyor. Böylelikle ekibi, Fitzpatrick skalasındaki I,II ve III numaralı cilt tipine sahip olan kişilerden oluşan katılımcıları seçti. Bu skala cildi her zaman yanan ve asla bronzlaşamayan cilt tipi olan I’den VI’ya kadar sınıflandırır. Son cilt tipi asla yanmaz ve her zaman bronzlaşır.

Çalışmadaki 41 kişi, plaj şemsiyesinin gölgesinde oturmak zorundaydılar. Diğer 40 kişiyse bunun yerine güneş koruması kullandılar. Hepsi Dallas-Teksas’tan çok uzakta olmayan bir gölün sahilinde oturdular. Sabah saat 10 ile öğleden sonra saat 2 arasında sahile gönderildiler. Güneşin UV ışınlarının en kuvvetli olduğu zaman olduğundan, Hao ‘’Günün en tehlikeli zamanı.’’ olarak belirtiyor.

Sahile gidenler suya girmediler. Ve katılımdan önce, araştırmacılar herkesin cildini hiç güneş yanığı olmadığından emin olmak için incelediler.

Kurallar sadece bunlar değildi. Güneş koruması alanlar losyonu sahile gitmeden 15 dakika önce hemen kullanmalıydılar. Bu aşamadan sonra en az her iki saatte bir tekrar sürmeleri gerekiyodu. Sadece gölgede oturan grubun güneşin hareketine göre şemsiyelerini düzeltmeleri gerekiyordu böylelikle direkt güneş ışığına maruz kalmıyorlardı. Herkese 30 dakika boyunca eğer güneşin altındalarsa gölgeyi aramalarına veya şemsiyelerin altındalarsa gölgeyi bırakmalarına izin verildi.

Hala, Hao bu bulguları karmaşık hale getiren çok fazla faktörün olduğunu kabul ediyor. Kendi grupları içinde bile, ne şemsiyenin altındakiler ne de güneş koruması kullananlar aynı şekilde cevap vermediler. Örneğin, aynı mekanda veya aynı oranda kimsede güneş yanığı oluşmadı. Bunun sebebi faktör çeşitliliğinden kaynaklanıyor olabilir. Mesela, araştırmacılar güneş korumasının losyonlara nasıl uygulandığını, ve hatta maruz kalmış cildin her bir ucunu örtmüş olsa bile ne derecede yeterli uygulandığını bilmiyorlar.

Baltimore’daki Johns Hopkins Tıp Fakültesi’nde çalışan dermatolog Nikki Tang’de ekliyor: ‘’ Çoğu insan yeterli derece güneş koruması kullanmıyor ve belli aralıklarla gerçek, tanıtılmış GKF’nü almak için uygulama yapmıyorlar.’’

Ve şemsiyeler gölge yaptıklarında, Hao ‘’UV ışınları kumdan yansır.’’ diye belirtiyor. Bu yansımalar şemsiyelerin engelleyebileceği türden değildi. Ve soruyor: ‘’Denekler gölgenin ortasında oturmak için ne kadar hareket ettiler? Ve losyonla her zaman tamamen kaplılar mıydı?’’

Çalışma basit görünmesine rağmen, Hao cilt korumasının ‘’karmaşık bir mesele’’ olduğunu belirtti.

Yeni sonuçlardan tek bir şey çok bariz: Kendi başına ne plaj şemsiyesi ne de güneş koruması güneş yanığından korumaz.

Tang sonuca bağlarken: ‘’Sonuçta güneş korumaya yönelik kombine bir yaklaşım anca yardımcı olabilir.’’ diye ekliyor. Tavsiyesi, bir miktar nikelin en az 30 GFK’lü  güneş kreminde yüz bölgesine kullanılması yönünde. 2-3 yemek kaşığı kadarını da vücudun geri kalanına uygulamak gerekir. Güneş korumasını (eğer yüzmeye gidiliyorsa daha da erken) her iki saatte bir uygulamak gerekli. En sonunda da yapılması gereken, şapka ve güneş gözlüğüyle korunup uygun bir gölgenin avantajını yaşamak.

Kaynak : sciencenewsforstudents.org