Çevresel sürdürülebilirlik konusu yapı sektöründe ön plana çıkmaya başladı.  Tüm dünyada yeşil, sürdürülebilir ya da yüksek performanslı binaların yapılması yönünde hızlı bir gelişme var.  Bu gelişimin ana nedeni aslında yapı sektörü odaklı kaynak tüketimi ve iklim değişikliği gibi sorunların önüne geçebilmektir.  Zira, yapı sektörü dünyadaki tüm kaynakların yüzde 50’sini tüketmekte ve yüzde 40 gibi yüksek bir oranla iklim değişikliğine sebep veren sektörlerin başında gelmektedir. Bu amaçla dünyanın birçok ülkesinde sürdürülebilir yapıların değerlendirilmesi ile ilgili sertifika sistemleri geliştirilmiştir. Türkiye’de de bilinen Amerikalıların LEED, İngilizlerin BREEAM, Almanların DGNB yanında Türkiye’nin ilk ve tek sistemi ÇEDBİK Konut Sertifikası gibi sertifikalar mevcuttur. Bu sertifika sistemleri yapı malzemelerini değerlendirirken sağladığı nicel ürün çevresel performans bilgileri dolayısıyla Çevresel Ürün Beyanı (EPD) belgeleri talep edilmektedir. Malzemeler özelinde nicel verilerle tüm yapının özellikle iklim değişikliğine etki gibi çevresel performansının hesaplanabiliyor olması tüm dünyadaki yeşil bina sertifika sistemlerini EPD belgeli ürünlerin kullanımını teşvik etmektedir. EPD belgeli ürünler, yeşil binalarda ilave puan katkısı yaptığından öne çıkmaktadır. Bu gelişmeleri öngörerek ürünlerinin EPD belgelendirmesini tamamlayan firmalar, müşterilerine yeşil bina sertifikalandırma süreçlerinde kolaylık sağlarken yeni pazar fırsatları yakalamaktadır. Üretimde, doğal kaynakları koruyan ve gelecek nesiller için sürdürülebilir bir yaşama olanak sunan firmalar EPD belgelendirme çalışmasında bu anlayış içerisinde yer almaktadır.

Yeşil Bina Sertifikalarında İlave Puan Katkısı

EPD belgeleri, ISO 14025 standardında tanımlanan, bir ürünün çevre performansını ISO 14040/44 Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (Life CycleAssessment, LCA) standardı kapsamındaki çevresel etki parametreler bazında önceden belirlenmiş kategorilere göre nicel olarak iletişimini sağlar. LCA kapsamında ekonomik faaliyetlerin ekolojik ayak izini ve üretim sürecinde meydana gelen çeşitli emisyon ve atık değerlerini dikkate alan bu beyan yöntemi, uluslararası uzmanlar tarafından bağımsız olarak doğrulanan ve dünya çapında geçerli olan belgelerdir. Daha çok kurumlar arası ticarette kullanılan Tip III türü çevresel etiketler olarak da bilinirler.

Türkiye’de en popüler yeşil bina değerlendirme sistemi olan LEED değerlendirme sisteminde, bina boyutunda yapılacak LCA değerlendirmesi sonucunda toplamda üç kredi alınabilir. LCA, yeni binalar için yapılacak LCA çalışmasında referans binaya göre yüzde 10 oranında çevresel etkilerde bir iyileştirme sağlandığında bu krediyi elde etmek mümkün olmaktadır. Mevcut binalarda LEED sertifikasyonuna gidilmesi durumunda LCA kredileri 5’e çıkmaktadır. EPD belgesi alımında ürün bazında LCA çalışması yapılması gerekliliği ve bu sayede 2 puanın da alınabilir olması nedeniyle toplam LCA kredileri toplamda yeni binalarda 6, iyileştirme yapılan mevcut binalarda 7 olarak düşünülebilir. LEED değerlendirmesinde alınabilecek toplam kredi miktarı 110 olduğundan bu rakam azımsanamayacak kadar yüksektir. Türkiye’nin ikinci en yaygın sistemi BREEAM 2014’te LCA çalışmaları ile ilave krediler elde edilebilir. Bu krediler ‘Mat 01 Yaşam Döngüsü Etkileri’ bölümünde belirtilmiştir ve toplamda 9 puan kazanma fırsatı sunulmaktadır. Bu sayede BREEAM Excellent almış bir proje LCA kredileri ile bir üst seviye olan BREEAM Outstanding seviyesine çıkabilir. Bu kredileri elde etme maliyeti projede sağlanabilecek olan diğer kredilere göre çok daha uygundur. Alman DGNB, LCA yaklaşımın yoğun bir şekilde kullanıldığı tek yeşil bina değerlendirme sistemidir. Bina boyutunda detaylı bir LCA çalışması ile toplam puanların yüzde 22,5’inin LCA çalışması ile sağlanması mümkündür.

Yapı malzemeleri üreticilerinin Türkiye’deki yeşil binalara olan duyarlılığı hızlı bir şekilde artıyor, zira Çevresel Ürün Beyanı (EPD) belgesi almış ürün sayısı çok kısa bir sürede 116 gibi yüksek bir rakama ulaştı. EPD Belgeleri, Türkiye’deki tek yerleşik EPD kayıt sistemi olan ve SÜRATAM (Sürdürülebilir Üretim ve Arge ve Tasarım Merkezi)[1] sahipliğindeki EPD Turkey[2] kanalıyla EN 15804 Avrupa normu uyumlu olarak kayıt edilmekte ve Sürdürülebilir Yapı Malzemeleri Portalı[3]’nda yeşil bina uzman ve mimarların tercihine sunulmaktadır. Bu sayede Türk üretici firmalarının uluslararası pazarda karşılaşacakları ürün çevresel performansı odaklı potansiyel ticari bariyerlerin ortadan kalkması sağlanmakta ve uluslararası standartlarda üretim faaliyetlerinin desteklenmesine katkı yapılmaktadır.

Dr Hüdai Kara iklim değişikliği stratejileri, karbon ve enerji yönetimi, düşük karbon ve sürdürülebilir teknolojiler, yenilenebilir enerji, yaşam döngüsü değerlendirmesi, atık yönetimi, araştırma ve geliştirme konularında metalürji ve malzeme endüstrilerinden kimya ve enerji endüstrilerine uzanan sanayi dallarında toplam 15 yılı aşan bir deneyime sahiptir. İngiltere merkezli Metsims Sustainability Consulting ve İstanbul merkezli Metsims Eğitim ve Danışmanlık firmalarının kurucu ortağı ve yöneticisidir.

Malzeme bilimcisi olan Dr Hüdai Kara, Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) çalışmalarıyla birçok ürüne Çevresel Ürün Beyanı (EPD) belgesi almış, karbon ayak izi hesaplamalarıyla firmalar ve ürünleri kaynaklı iklim değişikliği risklerini ortaya çıkartmıştır. Özellikle yapı malzemeleri sektöründe yapmış olduğu çalışmalardan dolayı Avrupa Yapı Malzemeleri Üreticileri Birliği tarafından kurulan ECO Platform adına Türkiye’den seçilen tek doğrulayıcıdır. The International EPD System EPD sisteminin Türkiye’deki ilk ve tek doğrulayıcısıdır. Türkiye’de ilk defa uygulamalı karbon ayak izi ve yaşam döngüsü değerlendirmesi eğitimlerini vermiş olan Dr Hüdai Kara,akademisyenler dahil 100’ün üzerinde katılımcıya eğitmenlik yaparak ve uluslararası onaylı 51 LCA çalışması ile temiz üretim gelişimine öncülük etmektedir.

Dr Hüdai Kara, Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından desteklenen ve Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) tarafından Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliği ile yürütülen “Binalarda Enerji Verimliliğinin Artırılması” Projesinde yapı malzemeleri LCA ve EPD uzmanı olarak görev yapmış, Türkiye için Entegre Bina Tasarımı Değerlendirmesi Raporu ve Uygulama Kılavuzuna katkı yapmıştır. Kendisi, AB araştırma ve geliştirme çerçeve programları olan Horizon 2020, 7. Çerçeve (FP7 NMT, Env.), Eureka, Eurostars ve Eko-İnovasyon proje başvurularında düzenli olarak hakemlik görevi yapmaktadır.

Dr Hüdai Kara, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden lisans ve yüksek lisans, Oxford Üniversitesi’nden malzeme bilimleri dalından doktora derecelerine sahiptir. Kendisi International EPD System teknik komite, İngiltere Malzeme Enstitüsü, İngiltere Yenilenebilir Enerji Derneği üyesi ve ÇEDBİK Türkiye Çevre Dostu Binalar Derneği Malzeme komitesi başkanıdır.

Kaynak : haberortak.com

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.