ABD’de Klinik Deneyleri Devam Eden TML Kovid-19 İlacı Umut Vadediyor

ABD'de Klinik Deneyleri Devam Eden TML Kovid-19 İlacı Umut Vadediyor

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında vaka ve ölü sayısı açısından dünyada en fazla etkilenen ülke olan ABD’de salgına karşı ilaç geliştirme çalışmaları devam ediyor.

Rhode Island eyaletindeki araştırma merkezi Beech Tree Labs (BTL) firmasının, Kovid-19’a karşı deneylerini sürdürdüğü TML adı verilen ilacın Türkiye ve Orta Doğu Temsilcisi Dr. Ali Koçak, ilaç hakkında bilgi verdi.

Koçak, TML ilacının şu an faz-2 aşamasında olduğunu ve klinik deneylerinin devam ettiğini söyledi.

ABD’de 35 yıldır yaşayan, kimya ve biyofizik üzerine postdoktora çalışmaları bulunan New York Şehir Üniversitesi öğretim üyesi Koçak, “Şu anda Türkiye’deki klinik çalışmaları burayla beraber koordine ediyoruz. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde inşallah yakın zamanda başlatacağız. Klinik çalışması için yaklaşık 40 hasta gerekiyor. Eğer bu çalışma bitirse Sağlık Bakanlığı yönetmeliğine göre erken erişim programına müracaat edeceğiz, eğer Bakanlık onaylarsa hastalarda kullanılacak.” dedi.

İlaç Hücre içi ve Hücreler Arası İletişimi Sağlıyor

Koçak, 1993’te kurulan BTL firmasının yaklaşık 20 yıldan fazladır farmakoloji ve rezonans moleküler sinyalleme kullanarak, değişik viral hastalıklar konusunda araştırmalar yürüttüğünü belirtti.

Kovid-19 salgınının patlak vermesiyle çalışmalarını bu virüse karşı yoğunlaştırdıklarını anlatan Koçak, virüsün, vücudun bağışıklık sistemine saldırdığını ve normal dışı bir savunma mekanizması geliştirdiğini anlattı.

Koçak, bu sürecin de bilimsel olarak sitokin fırtınası denilen tıkanma ve nefes alamama gibi ölümcül sonuçlara neden olduğunu kaydetti.

TML ilacının nasıl çalıştığı hakkında bilgi veren Koçak, şunları anlattı:

“İlaç ‘rezonans moleküler sinyalleme’ dediğimiz bir mekanizmaya dayanarak çalışıyor. Ne yapıyor? Hücrelerin kendi içinde ve diğer hücrelerle iletişimini sağlıyor. Böylece saldırı birden olmuyor ve sitokin fırtınası oluşmuyor, böylece nefes alımı rahat oluyor. İkinci etkisi ise bu virüsün hücre içinde çoğalmasını engelliyor, çoğalma azalınca virüs etkisiz hale geliyor.”

48 Saat İçinde Bütün Semptomlar Kayboldu

Koçak, TML ilacının 100’e yakın hasta tarafından denendiğini ifade ederek, “48 saat içinde bütün semptomlar kayboldu bunu deneyenlerde. Aslında ilaç çok basit, damla halinde dil altına alınıyor. İlk saat içinde her 15 dakikada bir, daha sonra her saat başında bir damla şeklinde. İlk yaptığınızda hemen etkisini gösteriyor.” diye konuştu.

ABD Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) ilacın faz-2 aşaması deneylerine onay verdiğini aktaran Koçak, aynı şekilde Türkiye’de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ile de bu alanda ortak çalışma yürüttüklerini vurguladı.

Koçak, Faz-2 aşamasında 40 hasta üzerinde deneme istendiğini, bunun kısa zamanda biteceğini ve daha sonra Sağlık Bakanlığının uygun görmesi halinde ilacın ‘erken erişim programı’ ile hastanelerde kullanılabileceğini aktardı.

TML ilacının aşı ile karıştırılmaması gerektiğine de dikkat çeken Koçak, şöyle devam etti:

“Bizimkisi önleyici değil, iyileştirici bir ilaç. Hücreler arası elektrik sinyalini organize ediyor. Mesela bir sokağa hırsız girdi, eğer komşular birbiriyle iletişim halinde değilse hepsi birden sokağa çıkıyor ve sokağı tıkıyor. Halbuki bir iletişim olursa ona göre bir ayarlama oluyor, polis araçlarının geçmesini sağlıyor, bizim ilaç aynen bu iletişimi sağlıyor. Hücreler arasında sinyal olmazsa insanda sağlık olmaz.”

Koçak, ilacın, şimdiye kadar olumsuz bir yan etkisinin de tespit edilmediğini belirterek, şunları kaydetti:

“Aslında çok güvenli bir ilaç, içinde thimerosal, etil civa dediğimiz bir madde bulunuyor. Milyonlarca insanda yıllarca aşılarda bu koruyucu madde olarak kullanılmıştır. Biz onu çok az bir miktarda kullanıyoruz, yani aşılarda kullanılan miktarın 250’de biri gibi düşük bir oran. Tabii bazı insanlar bunu yanlış anlıyor. Etil ve metil diye iki farklı civa var, mesela balıklardaki metil civa daha zararlı. Etil civanın yapısı ise farklı, zararsız.”

İlacın Üretimini Türkiye’de Yapmak İstiyoruz

Klinik deneyleri geçtikten sonra ilacın üretiminin Türkiye’de yapılmasını düşündüklerini dile getiren Koçak, sözlerini şöyle noktaladı:

“Bunun Türkiye’de yapılmasını istedik, güzel bir şey ülkemiz için. Hatta şirketle görüşüyorum eğer 2’nci aşama biterse, o bölge için üretimini de Türkiye’de yapmak istiyoruz. Hem ülkemiz için bir iş imkanı açmış oluruz, aynı zamanda da (ilacın) ülkemiz insanına faydası olur. Ben bu ilacın gerçekten faydalı olacağına gönülden inanıyorum.”

Kaynak : aa.com.tr

Okumanızı Öneriyoruz

Ses Dalgaları, İlaç Dağıtımında ve Akıllı Malzemelerde Yeni Gelişmelere Güç Veriyor

Fotoğraf-1 : Patentli ‘Respite’ nebülizörü, ilaçları akciğerlere hassas bir şekilde iletmek için yüksek frekanslı ses …