Akrepler Parazitlerden Korumak için Flüoresan Işık Kullanır

Görsel: Akrebin dış iskeletinde bulunan flüoresan bileşikleri ultraviyole ışık altında akrebin parlamasını sağlamaktadır.

Birçok akrep doğal ay ışığı veya ultraviyole ışık altında mavi-yeşil renklerde parlamaktadırlar. Araştırmacılar bu özelliğin canlıya nasıl bir faydası olduğundan emin değiller ancak bazı tahminler güneş koruyucu olarak görev aldığı ya da eşlerini bulmak için kullanıldığı yönünde. ACS’ Journal of Natural Products’da yayımlanan yeni araştırmada, akrebin dış iskeletinde keşfedilen yeni flüoresan bir bileşik tanımlanmıştır. Ekip, bileşiğin eklembacaklıları parazitlerden koruyabileceğini söylemektedir.

Altmış yıldan uzun bir zaman önce, bilim adamları ilk kere akreplerin ultraviyole ışık altında parladıklarını keşfetmişlerdir. Şimdiye dek akreplerin dış iskeletinde β-carboline ve 7-hydroxy-4-methylcoumarin olan sadece iki flüoresan bileşik tanımlanmıştır. Masahiro Miyashita ve meslektaşları, daha önceki çalışmalarda gözden kaçırılmış farklı kimyasal özelliklere sahip başka flüoresan bileşikler olup olmadığını merak etmişlerdir.

Araştırmacılar, daha önceki deneylerde kullanılanlardan farklı kimyasal koşullar kullanarak, Liocheles australasia‘nın eritilmiş dış iskeletinden birçok bileşik elde etmişlerdir. En fazla flüoresan özelliği gösteren, daha önceki araştırmalar ile diğer organizmalarda mantar ve parazit önleyici özelliklere sahip olduğu bilinen bir ftalat ester bileşiği izole etmiş ve yapısını belirlemişlerdir. Bu bulgular, farklı akrep türlerinde de keşfedilen yeni molekülün, akreplerde parazit enfeksiyonlara karşı korunmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bilim adamları, daha önce tanımlanmış diğer iki flüoresan bileşik ile karşılaştırıldığında, keşfedilen yeni molekülün akrebin parlamasına muhtemel olarak daha zayıf katkıda bulunduğunu söylemektedir.

Makaleyi görüntülemek için “Liocheles australasia, akrep türünün kabuğundaki flüoresan bileşik” buraya tıklayın.

Kaynak: phys.org

Author

14 Şubat 1997 tarihinde Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde doğdu. 2015 yılında ortaöğretimini tamamladı ve aynı yıl Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünde İngilizce eğitim görmeye hak kazandı. 2016 – 2017 yılları arasında Tema Vakfı'nda çeşitli faaliyetlerde bulundu ve Çanakkale bölgesinde yaklaşık 4000 fidanı ve binlerce meşe palamudunu toprak ile buluşturmaya ön ayak oldu. Sürmekte olan lisans eğitimi içerisinde ikinci üniversite olarak Anadolu Üniversitesi, Web Tasarımı ve Kodlama bölümünü tercih etti. 2018 yılının eğitim döneminde üniversitede bulunan Araştırma ve Uygulama Hastanesinin Tıbbi Genetik Laboratuvarında kısmi zamanlı olarak çalışmaya başladı. Moleküler sitogenetik, kanser araştırma ve gıda bilimi ve teknolojileri araştırma laboratuvarlarının yanı sıra analitik kimya laboratuvarında da staj gördü. Kimyaya olan ilgisini ve bilgisini artırmak, yabancı dilini daha kaliteli bir seviyeye taşımak adına, Ocak 2019’da, gönüllü olarak İnovatif Kimya Dergisi ekibine katıldı.