Elektrikli Araçlar Madeni Yağ Endüstrisini Nasıl Etkiliyor?

Elektrikli Araçlar Madeni Yağ Endüstrisini Nasıl Etkiliyor?

Günümüzde elektrikli ve hibrit araçlar büyük ilgi görüyor. Bu araçlar, 19. yüzyılın başlarındaki ilk tasarımlarından ve 1997’de seri olarak üretilen ilk hibrit araç Toyota Prius’un geliştirilmesinden bu yana uzun bir yol kat ettiler. O zamandan beri, elektrikli ve hibrit araçların pazardaki payı büyümeye devam etti ve bu yükseliş için sayısız rapora göre madeni yağ taleplerinin yanı sıra devam edeceği de tahmin ediliyor.

Elektrikli araçlar dünya çapında günden güne popüler hale geliyor. Elektrikli araçlar şu anda Dünya otomotiv pazarının %2’sini oluşturmaktadır. Ancak araçların dağılımında denge söz konusu değil hatta çoğu kişinin düşündüğü kadar bile değil çünkü Çin şu anda, dünyanın geri kalanından daha fazla elektrikli araca sahip.

Elektrikli ve hibrit araçların pazar büyümesi öngörüldüğünde, araç elektroniğinde aşınma ve hasarı azaltan yağlayıcılara olan talep de artmaktadır. Hibrit ve elektrikli otomobillerin evrimi, geliştirilmiş akışkan performansının yanı sıra elektrik ve termal özellikler dahil olmak üzere yağlayıcılarda olması gereken yeni ihtiyaçlar yarattı.

Ancak, elektrikli veya hibrit bir aracın enerji verimliliğini korurken aynı zamanda yağlayıcıların yüksek performansını ve güvenilirliğini de sağlamak zordur. Gelişmiş enerji verimliliğine sahip elektrikli ve hibrit araçlar için giderek daha üstün özelliklere sahip yağlayıcılar geliştirmek için daha fazla araştırma çalışmasına ihtiyacı vardır.

Önümüzdeki Yıllardaki Değişim Süreci

Sürdürülebilir politikalar ve sübvansiyonlar, Birleşik Krallık’da 2035 yılına kadar fosil yakıtlı arabaları  elektrikli arabalar ile değiştirmeyi amaçlayarak sürdürülebilir otomotiv endüstrisininde büyümesini destekliyor.

McKinsey tarafından hazırlanan Energy Insights’a göre, tüm benzinli ve dizel araçlar 2040 yılına kadar Fransa’da yasaklanırken, 2025’te Atina, Madrid ve Mexico City’de tüm dizel araçlar ve kamyonetler yasaklanacak.

Ancak uzmanlar, elektrikli ve hibrit teknolojilerin hala ilk aşamalarında olduğunu ve daha fazla Ar-Ge çalışması yürütülmesi gerektiğini iddia ediyor. Bu geçiş, her yıl yayınlarda ve patentlerde büyük bir artış olan elektrikli ve hibrit araçlar için yağlayıcıları da içeriyor.

Limelight’taki Yağlayıcılar

Yağlayıcılar, otomotiv endüstrisinde fazla dikkat çekmeyebilir, ancak biyolojik yağlayıcılar, nanotüp bazlı ve mineral yağ bazlı yağlayıcılar gibi çeşitler elektrikli ve hibrit araçlarda kritik bir role sahiptirler.

Yağlayıcılar, otomotiv endüstrisinde önemli bir rol oynar çünkü tüm araç parçaları, genel performansı ve verimliliği iyileştirmek için optimal olmalıdır.

Geleneksel bir IC motorunda, motor yağı, şanzıman sıvıları ve gres gibi sıvılar motoru yağlar ve parçaları aşınmaya karşı korur. Elektrikli araç yağlayıcıları, geleneksel olarak kullanılan şanzıman yağına kıyasla son zamanlarda verimlilikte %17 artış göstermiştir.

Yağlayıcıların özelliklerini daha da geliştirmek için bilim insanları, bakır korozyonuna karşı daha yüksek direnç ve elektrikli hibritlerin elektroniklerinde kullanılan polimerlerle uyumluluk kazandırmaya odaklandılar. Düşük viskoziteye (bir malzemenin akmaya karşı direnci) ulaşmaları ve sıvıların elektrik ve termal özelliklerini iyileştirmeleri de çok önemlidir.

Elektrik ve Termal Tasarım Zorluğu

Yağlayıcıların elektrikli bir araçta kullanıldığında termal ve enerji verimliliklerinin dikkate alınması hayati önem taşır. Elektrik ve termal özellikler optimalse, bu sıvılar gürültüyü, titreşimi ve sertliği azaltabilir ve bunları azaltmaması durumunda tümü araca zarar verebilir.

Bir yağlayıcının elektrik özellikleri, elektrikli araçlarda yaygın olarak görülen elektrik hasarını azaltır. Bir yağlama maddesinin termal özellikleri geliştirilirken, bir elektrik motorunun termal verimini hesaba katmalıdır. Optimal termal iletkenlik seviyeleri değerlendirilerek daha yüksek verimlilik elde edilebilir.

Buna ek olarak içerik de önemlidir. Yağlayıcıların tasarımını geliştirmek için araştırmacıların çevredeki elektrik ve manyetik alanı ve bunların elektrikli araçlardaki yağlayıcılar üzerindeki etkilerini daha iyi anlamaları gerekiyor. Yüksek elektrik iletkenliği akım kaçağına yol açtığı zaman problemler ortaya çıkar. İletkenlik çok düşükse, statik yük oluşumu ve elektrik arkı olabilir, bu da yağlayıcının ve performansının düşmesine neden olur.

Elektrikli ve hibrit araçlar için yağlayıcıların geliştirilmesi, yağlayıcıların elektriksel özelliklerini ve termal iletkenliğini iyileştirmeye odaklanmaya devam edecek. Bu sayede araçlara verilen elektriksel hasar azaltılabilir ve motorun ısıl verimliliği de artırılabilir. Gelecekte elektrikli araçların artmasıyla birlikte madeni yağların daha fazla araştırılması bekleniyor ve bu da birçok yeni araştırma projelerinin yapılması demektir.

Uzmanlar, gelecekteki gelişmelerin gürültüyü, titreşimi ve sertliği azaltmaya odaklanabileceğine inanıyor. Araştırmalar, motoru soğuk tutmak veya son teknoloji sensörleri kullanarak yağları izleyen akıllı yağ izleme sistemleri kurmak için gelişmiş bir soğutma sisteminide çalışabilir.

Kaynak: azom.com

Okumanızı Öneriyoruz

Süper Kapasitörler ve Piller: Gerilim Dolu Bir Karşılaşma!

Grafen Hibrit Malzeme İle Verimli Süper Kapasitörler Elde Edilebilir Münih Teknik Üniversitesi İnorganik ve Metal-Organik …

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
error: