İklim Değişikliği Şu An Okyanusları, Buzulları Nasıl Değiştiriyor ve Gelecekte Bizleri Neler Bekliyor

İklim Değişikliği Şu An Okyanusları, Buzulları Nasıl Değiştiriyor ve Gelecekte Bizleri Neler Bekliyor

Kutup buzul örtüsü hızla eriyor. Adaları ve şehirleri tahrip eden, hayatları alan daha güçlü fırtınalar geliyor.

Bunlar, daha sıcak bir gelecekte dünyamızın neyle karşı karşıya olduğuna dair spekülasyonlar değil. ABD İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli’nin yeni raporuna göre; bunlar şu anda gözlemlediğimiz iklim değişikliği etkileri ve her geçen gün daha da kötüye gidiyor.

25 Eylül’de yayımlanan bu rapor,  insan kaynaklı iklim değişikliğinin Dünya’nın okyanuslarını ve donmuş bölgelerini ya da kriyosferini nasıl etkilediği hakkındaki ilk kapsamlı güncellemeleri içeriyor. Aslında bu sonuçların ne kadar şiddetli olacağı; ülkelerin sera gazı emisyonlarını dizginlenmesine ya da atmosfere pompalamaya devam etmesine bağlı olacak.

Bu rapor iki potansiyel senaryo için tahminlere odaklanmakta: Birincisi, küresel ısınmayı endüstri öncesi seviyelerin üzerinde yaklaşık 2 santigrat derece ile sınırlamak için karbon emisyonlarını önlemek. (22 Eylül’de yayınlanan Dünya Meteoroloji Örgütü’nün bir raporuna göre, dünya zaten sınırlanmak istenen derecenin yarısından fazla yani; 1900’den beri 1,1 ̊C derece ısındı.)İkinci yüksek emisyon senaryosunda ise, bu kirlilik potansiyel olarak dünyayı yaklaşık 4  ̊C derece ısıtabilir. 

Buzullar ve Buz Tabakaları

Buzullar ve buz tabakaları eriyor ve böylece buzul alanları hızla daralıyor. Grönland buz tabakası, 2006’dan 2015’e kadar yılda ortalama 278 milyar ton buz kaybetti. Yalnızca bu erimiş buzul miktarı, ortalama küresel deniz seviyesinin yılda yaklaşık 0,77 milimetre yükselmesine neden olmak için yeterli. 31 Temmuz’da bir rekorla, buzul tabakanın yüzde 57’si erime belirtileri gösterdi. Bu süreçte, Antarktika buz tabakasından yılda ortalama 155 milyar ton buzul kaybetti bu da denizleri yılda ortalama 0,43 milimetre yükseltmek için yeterli oldu.

Himalayalardan, Şili ve Kanada’ya kadar olan buzullardan yılda ortalama 220 milyar ton kaybediyoruz. Bu durum su ihtiyacını karşılamak için buz eriten milyonlarca insanın güvenliğini ve geçim kaynaklarını tehdit ediyor.

Grönland ve Antarktika’daki buzulların erimesi, yükselen deniz seviyesine katkıda bulunuyor. İklim değişikliği sebebiyle, iki büyük buz tabakası eritmesiyle şimdiki 1100 metrelik deniz seviyesinin 2100’e kadar yükselteceği tahmin edilmekte. IPCC’nin raporuna göre Grönland ve Antarktika’daki erime hiçbir çaba olmadan, ortalama deniz seviyesini 2100’e hatta 2700 metreye kadar yükseltebilir.

Buzullar, emisyonlara bağlı olarak, bu yükselmeye 9 ila 20 santimetre ekleyebilir. Sera gazı emisyonları şuan ki gibi devam ederse; Orta Avrupa, İskandinavya ve And Dağları gibi daha küçük buzulları bünyesinde barındıran bölgeler, sahip oldukları buz kütlelerinin yüzde 80’inden daha fazlasını kaybedebilir. Buzul akışı, emisyon senaryolarından bağımsız bir biçimde, bu yüzyılın sonunda zirveye ulaşacak ve potansiyel olarak gelecek nesiller için daha az kullanılabilir tatlı su kaynağı kalacak.

Deniz Buzu

Dağlar ve kara kütlelerinin üzerindeki buzların yanı sıra, kalın buzul tabakaları Kuzey Kutup Denizini bir battaniye misali kaplar. Bilim insanları, bu beyaz buzul tabakanın, Kuzey Kutbu’nun aşırı ısınmasını önleyip Dünyaya gelen güneş ışığını yansıtmada önemli bir rol oynadığını söylüyor. Ancak bu buzul tabaka daralıyor. IPCC, deniz buzunun bir yıl içinde kış aylarında genişlediğini ve yaz aylarında daraldığını ancak, toplam kalıcı buz miktarının 1979’dan bu yana kararlı bir şekilde azaldığını belirtti.

Gözlemlere göre en az beş sene içerisinde gerçekleşen erimenin, küçük bir miktar kalıcı buz kalmıştır.(kalıcı buz, mevsimlik buzuldan daha serttir ve erimesi uzun sürer.) Verilere bakılacak olunursa geçen yıl itibarıyla, beş yıldan daha eski olan kalıcı deniz buzunun oranı 1979’dan bu yana yüzde 90 oranında azalmıştır. Bu arada Antarktika’da, şimdi ve gelecekte deniz buzu durumu hakkında hala çok fazla belirsizlik var.

İklim Değişikliği Şu An Okyanusları, Buzulları Nasıl Değiştiriyor ve Gelecekte Bizleri Neler Bekliyor

Grafik : Kaybedilen Buz

Uydu kayıtlarına göre Kuzeybatı Okyanusu’nu (kışın genişleyen ve yaz aylarında daralan) kaplayan deniz buzu örtüsü sürekli küçülüyor. 2019’a ait minimum erime oranına 18 Eylül’de ulaşıldı. Bu son iki yılda gözlemlenen en düşük ikinci miktar.( 4.15 milyon kilometrekare.)

Küresel ısınmayı 1.5 ̊C ile sınırlayan düşük emisyonlu bir senaryoda, yaz mevsiminde görülecek erimeden sonra Eylül ayının buz oluşturmama riski sadece yüzde 1’dir. Fakat 2 ̊C’a sabitlenmiş sıcaklıkta bu risk yüzde 10 ila 35’e yükseliyor. Deniz buzulu kaybı, kutup memelileri ve kuşları için yaşam alanlarını ortadan kalkması anlamına geliyor. Buna ek olarak daha az buz, daha fazla derin karanlık su ve daha fazla güneş ışığının absorbe edilmesi anlamına geliyor.

Permafrost(donmuş toprak) Çözülmesi

IPCC, donmuş toprağın yani toprağa düşen karbonu hapseden bu yapının rekor seviyelerde ısındığını ve 2007’den 2016’ya kadar sıcaklığının ortalama 0.29 ̊C derece arttığını söylüyor. Kuzey Kutbundaki ve diğer kuzey bölgelerde bulunan permafrostların atmosferde olanın neredeyse iki katı karbon içerdiği tahmin edilmekte. Permafrostta görülecek bir çözülme, sıkışmış karbondioksit ve metanı havaya bırakabilir.

Ancak rapora göre çözülen bu permafrost miktarının 2100’e gelindiğinde; düşük emisyonlu bir senaryoda yaklaşık yüzde 24, yüksek emisyonlu bir senaryosunda ise yüzde 69 oranında azalacağı yönünde. Bu senaryolara göre permafrost, CO2 ve metan biçimindeki, yüzlerce milyar ton karbonu 2100 yılına kadar atmosfere salabilir ve bu da küresel ısınmayı daha da kötüleştirir. Çözülmüş bölgelerde bitki büyümesi görülebilir, bu karbonun bir kısmını tekrar toprağa geri çekebilir ancak karbon salınımını telafi etmek bu yöntem yeterli değil.

Okyanus Isınması

Bugüne kadar okyanuslar aşırı sıcaklığının yüzde 90’ından fazlasını emmiş ve bunun sonucunda ısınmaya başlamıştır. Denizsel ısı dalgaları; Mercan resiflerini yakan ve toksik etki yaratan alg patlamasını artırmaya yardımcı olur ancak bu dalgalar onlarca yıl öncesine kıyasla daha şiddetli ve uzun sürüyor. IPCC, 2006-2015 yılları arasında bu olayların yaklaşık yüzde 90’ından insan kaynaklı iklim değişikliğinin sorumlu olabileceğini söylüyor.

İklim Değişikliği Şu An Okyanusları, Buzulları Nasıl Değiştiriyor ve Gelecekte Bizleri Neler Bekliyor

İlerleyen dönemlerdeki herhangi bir emisyon senaryosunda daha da ısınacak olan bu sıcak sular, kutupların yakınında yaşayan hayvanların daha soğuk kısımlara doğru göç etmesine sebep olur. Bu durum yeni ortamlara göçen hayvanların yerel hayvanların beslenme zincirine müdahale etmesiyle sonuçlanabilir. Hatta bu okyanus türlerindeki iklim kaynaklı değişiklikler, dünya balıkçılığı için genel avlanma potansiyelini çoktan değiştirmiştir.

Okyanus yüzeylerinin yüksek emisyon senaryosunda 2100 itibariyle, 1970’ten beri devam eden ısı absorbsiyonunun 5-7 kat daha büyük olması bekleniyor. Isı dalgaları, 1900’dekinden 50 kat daha sık gerçekleşiyor. Düşük emisyon senaryosunda, ısı dalgaları 2100 yılında 1900’dekinden 20 kat daha sık gerçekleşecek.

Okyanus Asitlenmesi

İklim değişikliğinde konu sadece okyanusların ısısı değil. Dünyanın en büyük su kütleleri, 1980’lerden bu yana atmosferdeki fazla CO2’nin yüzde 20 ila 30’unu emerek deniz suyunun daha asidik hale gelmesine neden olmuştur.

IPCC, bunun devam edeceğini söylüyor. Yüksek emisyonlu bir senaryoda, okyanus yüzeyinin pH’ının yüzyılın sonuna kadar yaklaşık (14’lük ölçekte) 0,3 pH puanı düşmesi bekleniyor. Bu asitlik salyangoz, yengeç ve karides gibi canlıların kabuklarını oluşturmalarını zorlaştırabilir ve karbonu okyanus derinliklerine gömen minik alglerin işlevlerini bozabilir. Asitlik ayrıca mercanların dış iskeletlerini inşa etmek için deniz suyundan aldıkları mineralleri azaltabilir.

Deniz Seviyesi Yükselmesi

Deniz seviyeleri zamanla hızlı yükselmektedir. IPCC, bu yükselmenin herhangi bir emisyon senaryosunda da devam edeceğini söylüyor. Deniz seviyesi 2006’dan 2015’e kadar yılda yaklaşık 3.6 milimetre yükseldi, deniz seviyesinin 1901’den 1990’a yükselmesinin (yaklaşık 2.5 katı bir yükselme) temeldeki nedeni buzulların erimesi.

İklim Değişikliği Şu An Okyanusları, Buzulları Nasıl Değiştiriyor ve Gelecekte Bizleri Neler Bekliyor

Daha yüksek deniz seviyeleri ile daha fazla sel ve kıyı erozyonu meydana gelir. Bunları önlemek için eğer gerçekleştirilebilirse deniz suyunu taşımak; canlıların yaşam alanlarını daraltabilir ve kıyı şeridi boyunca türleri yerlerini değiştirmeye zorlayabilir. Kıyıların neredeyse yarısı, kısmen yüksek deniz suyundan dolayı, geçtiğimiz yüzyılda ortadan kayboldu.

Deniz seviyelerinin yükselmesi de kıyı seli gibi bazı felaketlerin riskini arttırmaktadır. Bir zamanlar nadir görülen açık denizlerle ilgili aşırı olaylar (yüzyılda bir kez gerçekleşen)  2050 yılına kadar birçok yerde, özellikle de tropik bölgelerde, yılda en az bir kez gerçekleşebilir.

Aşırı Hava

İnsan kaynaklı iklim değişikliği, tropik siklonlarla ilişkili rüzgâr ve yağmur miktarını arttırmıştır. Bu fırtınalar, emisyonlarla sınırlanabilir olsa bile, emisyon arttıkça daha büyük fırtınalar, dalgalanmalar ve daha fazla yağış gözlemlenecektir. Bilim insanları bu tip tropik siklonların daha sık olup olmayacağından henüz emin değiller.

Daha sık hale gelebilecek olan şey; El Niño ve La Niña olaylarıdır. Rapora göre, Extreme El Niños bu yüzyılda iki kat daha sık olabilir. Bu hava bozulmalarının daha tehlikeli hale gelmesi ve dünya genelinde daha fazla kuraklığın ve sağanak yağışların olmasına sebebiyet verecek.

Kaynak : sciencenews.org

Okumanızı Öneriyoruz

Crispr Nedir ve Neden Nobel Ödülünü Kazandı?

Crispr Nedir ve Neden Nobel Ödülünü Kazandı? Hayatımızı değiştirebilecek ödüllü gen düzenleme aracının arkasındaki bilim: …