Kıl Köklerindeki Kök Hücreler Farelerde Hasarlı Nöronları Tedavi Edebiliyor

Fotoğraf: Fare kıl kökündeki, CD34’e sahip çıkıntı bölge (kırmızı, sol kısımda) arasında telojen veya bekleme fazında bulunan melanosit kök hücrelerinin (yeşil, sol kısımda) değişim göstermesi ve myelin eksikliği bulunan fare beynindeki myelin kılıflarını yoğunlaştırması (sağ kısımda). Görsel: Sandeep Joshi, Maryland Üniversitesi Tıp Okulu

Kıl köklerindeki kök hücre kümelerinden biri, farelerde nöronları izole eden kılıfları rejenere etme potansiyeline sahiptir. Maryland Üniversitesi Tıp Okulu, VA Maryland Sağlık Hizmetleri Sistemi’nden Thomas Hornyak ve birçok meslektaşlarının içerisinde bulunduğu çalışma, 24 nisanda PLOS Genetics’de yayımlanmıştır. Bu çalışma, nörodejeneratif hastalıklara kesin bir çözüm bulmak için yeni bir terapötik seçenek sunmaktadır.

Melanositler olarak adlandırılan hücreler tarafından üretilen pigmentler sayesinde kıl ve deri; kırmızının, kahverenginin, siyahın ve sarının tonlarına sahiplerdir. Melanositler, destekleyici glia hücrelerine ve nöronlara dönüşebilen nöral krest hücrelerinden embriyonik olarak oluşmuşlardır. Daha öncesinde, Hornyak ve meslektaşları, olgunlaşmış kıl kökleri içerisinde melanositleri üreten iki farklı kök hücre bölgesi keşfetmişlerdir. Devam eden araştırmada, melanositlerin iki grubu da açıklayabilmişler ve CD34 olarak adlandırılan glikoproteinlerce kaplanıp kaplanmadığına bağlı olarak ayırt edilebilmişlerdir. CD34, kan kök hücresi de dahil olmak üzere diğer kök hücre türlerinin de üzerinde var olan bir yüzey molekülüdür.

Araştırmacılar, farenin kıl köklerini kullanarak melanosit kök hücrelerinin iki popülasyonunu izole etmiş ve bir kültür ortamında büyütmüşlerdir. CD34 taşıyan hücrelerin glia hücrelerine dönüşmesi araştırmacıları şaşırtmıştır. Sinir sisteminde, glia hücreleri nöronları, myelin olarak adlandırılan yağ yalıtımı ile sarmaktadırlar. Bu durum, sinir sinyallerinin daha hızlı taşınmasını sağlar. Üstelik, araştırmacılar, CD34’e sahip kök hücrelerin hem kültür ortamında hem de bu hücreleri, myelin kılıf üretilmesini engelleyen bir genetik bozukluk taşıyan farelere aktardıklarında, nöronlar üzerindeki myelini rejenere edebildiğini keşfetmişlerdir.

Yeni bulgular gösteriyor ki, kıl köklerinde bulunan CD34’e sahip melanosit kök hücreler topluluğu yeteneklerini sürdürmektedir. Eğer insan kıl köklerinde de benzer popülasyonlar var ise sinir yaralanmaları ve çoklu doku sertleşmesi gibi demiyelinizan hastalıklarda yeni tedaviler geliştirmek için potansiyel olarak yararlanılabilirler. Araştırma yazarı Dr. Thomas Hornyak “Gelecekteki planımız, bu hücrelerin nöronal yaralanma sonrası işlevsel iyileşmeyi geliştirip geliştiremeyeceğini belirlemek adına, bu alandaki araştırmaya devam etmek ve insan derisinde de benzer hücreleri belirlemektir,” demiştir.

Makaleyi görüntülemek için “CD34 Belirgin Rejeneratif Özellikleri ile Melanosit Kök Hücre Alt Popülasyonlarını Tanımlar” buraya tıklayın.

Kaynak: phys.org

14 Şubat 1997 tarihinde Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde doğdu. 2015 yılında ortaöğretimini tamamladı ve aynı yıl Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünde İngilizce eğitim görmeye hak kazandı. 2016 – 2017 yılları arasında Tema Vakfı’nda çeşitli faaliyetlerde bulundu ve Çanakkale bölgesinde yaklaşık 4000 fidanı ve binlerce meşe palamudunu toprak ile buluşturmaya ön ayak oldu. Sürmekte olan lisans eğitimi içerisinde ikinci üniversite olarak Anadolu Üniversitesi, Web Tasarımı ve Kodlama bölümünü tercih etti. 2018 yılının eğitim döneminde üniversitede bulunan Araştırma ve Uygulama Hastanesinin Tıbbi Genetik Laboratuvarında kısmi zamanlı olarak çalışmaya başladı. Moleküler sitogenetik, kanser araştırma ve gıda bilimi ve teknolojileri araştırma laboratuvarlarının yanı sıra analitik kimya laboratuvarında da staj gördü. Kimyaya olan ilgisini ve bilgisini artırmak, yabancı dilini daha kaliteli bir seviyeye taşımak adına, Ocak 2019’da, gönüllü olarak İnovatif Kimya Dergisi ekibine katıldı.
×
14 Şubat 1997 tarihinde Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde doğdu. 2015 yılında ortaöğretimini tamamladı ve aynı yıl Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünde İngilizce eğitim görmeye hak kazandı. 2016 – 2017 yılları arasında Tema Vakfı’nda çeşitli faaliyetlerde bulundu ve Çanakkale bölgesinde yaklaşık 4000 fidanı ve binlerce meşe palamudunu toprak ile buluşturmaya ön ayak oldu. Sürmekte olan lisans eğitimi içerisinde ikinci üniversite olarak Anadolu Üniversitesi, Web Tasarımı ve Kodlama bölümünü tercih etti. 2018 yılının eğitim döneminde üniversitede bulunan Araştırma ve Uygulama Hastanesinin Tıbbi Genetik Laboratuvarında kısmi zamanlı olarak çalışmaya başladı. Moleküler sitogenetik, kanser araştırma ve gıda bilimi ve teknolojileri araştırma laboratuvarlarının yanı sıra analitik kimya laboratuvarında da staj gördü. Kimyaya olan ilgisini ve bilgisini artırmak, yabancı dilini daha kaliteli bir seviyeye taşımak adına, Ocak 2019’da, gönüllü olarak İnovatif Kimya Dergisi ekibine katıldı.