Max Perutz

İngiltere doğumlu Avustrulyalı moleküler biyolog olan Max Ferdinand Perutz, Merit Nişanı, İngiliz İmparatorluğu Nişanı, Onursal Yoldaşlık Nişanı sahibidir ve Kraliyet Cemiyeti Üyesi’dir. Perutz Viyana’da Adele ”Dely” Goldschmidt ile Hugo Perutz’un oğlu olarak dünyaya geldi. Anne-babasının Yahudi olmasına rağmen kendisi katolik mezhebinde vaftiz edildi. Perutz din kavramını reddetmesine ve daha sonraki yıllarda ateist olmasına rağmen dini inançları nedeniyle başkalarının rahatsız edilmesine karşıydı. 1962’de Nobel Kimya Ödülü’nü hemoglobin ve miyoglobin üzerine yaptıkları çalışmalarla John Kendrew ile paylaştı. Ödüllerine 1971 Kraliyet Cemiyeti Kraliyet Madalyası ve 1979 Copley Madalyası’nı ekleyerek devam etti. On dört bilim insanının Nobel Ödülü kazandığı Tıbbi Araştırma Konseyi Moleküler Biyoloji laboratuvarını kurdu ve başkanlığını yaptı.(1962-1979) Perutz’un moleküler biyolojiye olan katkıları Cambridge Üniversitesi Tarihi Bölüm 4’te (1870 – 1990) Cambridge Üniversitesi Yayınları tarafından 1992 yılında belgelenmiştir.

Ailesi Perutz’un avukat olmasını umuyordu ancak o okuldayken kimya ile ilgilenmeye başlamıştı. Anne babasının itirazlarının üstesinden geldiğinde Viyana Üniversitesi’nde kimya lisansına başladı ve 1986’da eğitimini tamamladı.Kings ve St. John Kolejleri taradından reddedildi ve Peterhouse’a üye oldu. 1962’de Peterhouse’un fahri üyesi seçildi. Kelvin Klübü’nde düzenli olarak konuşmacılık yaptı.

1938’de Hitler Avusturya’yı ele geçirdiğinde Perutz ailesi İsviçre’ye kaçmayı başarmıştı ancak tüm paralarını kaybetmişti. Sonuç olarak Max tüm ekonomik desteğini kaybetti. Kristaller hakkındaki bilgisi, çocukluktan gelen dağcılık tecrübesi ve kayak yapma yeteneği olan Perutz 1938 yazında İsviçre buzullarında karın buza dönüşmesini inceleyen üç kişilik bir ekibe kabul edildi. ”Proceedings of the Royal Society’nin” bir makalesinde Perutz buzullar konusunda uzman olarak tanımlandı. Cavendish’de deneysel fizik profesörü olan Lawrence Bragg, Perutz’un hemoglobin üzerine yaptığı çalışmalara devam etmesi için Rockefeller Vakfı’ndan burs almaya başvurması için teşvik etti. 1939 Ocak ayında başvurusu kabul edildi ve bu parayla Perutz ailesi İşviçre’den İngiltere’ye gelebildi. Ikinci dünya savaşı’nın başlangıcında Perutz Avusturya ve Alman asıllı diğer insanlarla toplandı ve Winston Churchill’in emriyle Newfoundland’a göderildiler. Burada birkaç ay tutulduktan sonra Cambridge’e döndü. Savaş öncesinde bir buzulun farklı katmanlarındaki kristallerin düzenlenmesindeki değişikliklerle ilgili yaptığı araştırmalardan dolayı Max’tan bir komando taburunun Norveç’e inişinde buzulların altındaki barınakta gizlenip gizlenemeyecekleri hakkında bilgiler istendi. Buzullar hakkındaki bilgisi Perutz’un 1942’de Habakkuk Projesi’nde istihdam edilmesini sağladı. Bu proje Atlantik ortalarında inşa edilecek uçaklara yakıt ikmali için kullanılacak bir buz platformunun gizli projesiydi. Bu amaçla odun hamuru ve buz karışımı olarak bilinen ve icat edilen ”pykrete’i” araştırdı. Londra’da Smithfield Et Pazarı’nın altında gizli bir yerde ”pykrete” üzerindeki deneylerini geçekleştirdi.

Moleküler Biyoloji Biriminin Kurulması 

1947’de Perutz, Prof. Bragg’in desteği ile biyolojik sistemlerin moleküler yapısına ilişkin araştırmalar yapmak üzere Tıbbi Araştırma Konseyi’nden (Medical Research Council) destek alma konusunda başarılı oldu. Aldığı bu destek Cavendish Laboratuvarı’nda Moleküler Biyoloji Ünitesi kurmasını sağladı. Perutz’un bu yeni birimi moleküler biyolojinin büyük bir fark vaat ettiğini bilen içlerinde Francis Crick ve James D. Watson’un da olduğu araştırmacıların dikkatini çekti.

1953’te Perutz ağır atomlar içeren veya içermeyen protein kristellerinden kırılmış X-ışınlarının desenlerini karşılaştırarak aşamalayabileceğini gösteri. Bu yöntemi kullanarak 1959’da kanda oksijen taşıyan hemoglobinin moleküler yapısını belirledi. Bu çalışma ona 1962’de John Kendrew ile Nobel Kimya Ödülü’nü paylaşmasını sağladı. Günümüzde her yıl X-ışını kristalografisi kullanılarak birkaç bin proteinin moleküler yapısı belirleniyor.

Perutz ve meslektaşları 1959’dan sonra yüksek çözünürlükteki oksi ve deoksi hemoglobin yapısını belirleme çalışmalarına devam etti. Sonuç olarak 1970’te bir mekanizma olarak  nasıl çalıştığını şu açıklamalarla öne sürdü: hemoglobinin oksi ve deoksi halleri arasında nasıl geçiş yaptığını, oksijen alımını ve daha sonra kaslara ve diğer organlara salınımını tetiklediğini. Ilerleyen yirmi yıl boyunca daha ileri çalışmlar ile önerilen mekanizma rafine edildi ve desteklendi. Bunlarla beraber Perutz aynı zamanda bir takım hemoglobin hastalıklarındaki yapısal değişiklikleri ve bunların oksijen bağlanmasında nasıl etkilenebilceğini de inceledi. Perutz, molekülün ilaç reseptörü olarak işlev görebileceğini ve orak hücre anemisi tedavisinde ortaya çıkan gibi genetik hataları önlemek veya tersine çevirebilmenin mümkün olmasını umuyordu. Bir başka bilgi ise hemoglobin molekülünün türlerinin farklı habitatlara ve davranış kalıplarına uyacak şekilde değiştirilebilmesiydi. Perutz son yıllarında Huntington ve diğer nörodejeneratif hastalıklarda rol oynayan protein yapılarındaki değişiklikleri araştırdı. Huntington hastalığının başlangıcının kutup fermuarı olarak adlandırdıkları şekle bağlandığında glutamin tekrarlarının sayısı ile ilişkili olduğunu gösterdi.

Moleküler Biyoloji Biriminin Kurulması 

Watson ve Crick 1950’lerin başında deoksiribonükleik asit (DNA) yapısını belirlerken, toplantılarda gösterilen, onlarla beraber Maurice Wilkins tarafından paylaşılan ve Franklin’in ön hazırlığının paylaşıldığı yayınlanmamış X-ışını kramtografisini kullandılar. (Sir John Randall’ın King’s Koleji için yayınlanmamış bir 1952 ilerleme raporunda bulunan X-ışını görüntülerinin detaylı analizinin hesabı) Randall ve diğerleri Perutz’un raporun bir kopyasını Watson ve Crick’ e vermiş olmasını eleştirdi. 

Yazarlığı

Perutz sonraki yıllarda biyomedikal konularda The New York Review of Books adlı kitabı için düzenli bir inceleme/deneme yazarlığı yaptı. ” What a Time I Having” Max Perutz’un seçilmiş mektuplarında yayınlandı. Perutz 1997’de Lewis Thomas Bilim yazarklı Ödülü’nü aldı.

Bilim İnsanı-Vatandaşı 

Perutz 1994’te ‘yaşayan moleküller’ konulu bir derste filozof Sir Karl Popper, Thomas Kuhn ve biyolog Richard Dawkins’in teorilerine saldırdı. Popper’ın bilimsel varsayımlarının, bilimsel araştırmaların temelini oluşturmadığını ve en azından moleküler biyolojiyi gözden geçirmeye tabii tutulmadığını söyleyerek hipotezini ve redaksiyon süreci boyunca ilerlemiş olduğu fikrini eleştirdi.

Bu eleştirler özellikle Richard Dawkins’e ve dine saldıran bilimadamlarına kadar ulaşmıştı. Dini inanca zarar veren bildiriler Pertz’un dokunulmazlığı içindi ve yalnızca bilimin itibarına zarar verdi.

2001’deki 11 Eylül saldırılarında Perutz İngiliz Başbakanı Tony Blair’e askeri güçle cevap vermemesi konusunda çağrı yaptı: ” Amerikan çığlıkları tarafından intikam almak için endişeleniyorum ve  Başkan Bush’un misillemesinin ölümle sonuçlanacağından endişe ediyorum, binlerce daha masun insanı terör ve terörle mücadele dünyasına sürüklüyor. Bu olayı önlemek için sınırlayıcı etkinizi kullanabileceğinizi umuyoruz.”

Onur Ve Ödüller 

Perutz 1954’te Kraliyet Cemiyeti üyesi seçildi. Ayrıca John Kendrew ile paylaşmış olduğu Nobel Ödülü dışında bir takım önemli onurlar aldı : İngiliz İmparatorluğu Düzeni Komutanı olarak atandı. Kraliyet Cemiyeti Kraliyet Madalyası’nı 1971’de, 1975’te ise

Şeref Arkadaşı seçildi. 1979’da Copley Madalyası’nı ve 1988’de başarı ödülünü aldı. 1964’te Alman Bilimler Akademisi Leopoldina’ya üye oldu, Viyana Üniversitesi’nden 1965’te Fahri Doktora derecesi aldı ve Wilhelm Exner Madalyası aldı.

Kişisel Hayatı 

1942’de Tıbbi fotoğrafçı olan Gisela Clara Mathilde Peiser ile evlendi. Biri sanat tarihçisi biri kimya profesörü olan iki çocuğu vardı. 12 Şubat 2002’de Cambridge krematoryumda yakıldı ve külleri ailesi Hugo Perutz ve Dely Perutz ile buluştu. Karısı ise 28 Aralık 2005’te yakıldı ve külleri aynı mezara taşındı.

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.