Samandan Sabuna – Bilim Adamları Zirai Atıklardan Çevre Dostu Bileşen Geliştiriyor

Fotoğraf: Portsmouth Üniversitesi’nden mikrobiyal biyoteknolog ve TeeGene Direktörü Dr. Pattanathu Rahman.

Bir bilim insanı, sabunlarda ve binlerce ev ürününde kullanılan yapay kimyasalların yerine dünyada bolca bulunan doğal kaynaklardan birini kullanmanın bir yolunu keşfetti.

Portsmouth Üniversitesi tarafından yürütülen ve bu ay yayınlanan inovatif araştırma projesi, çeltik samandan elde edilen biyosürfaktanların normalde petrol bazlı sentetik maddeler içeren çok çeşitli ürünlerin üretiminde toksik olmayan alternatif bir bileşen olarak kullanılabileceğini göstermiştir.

Bu biyoteknoloji projesi , gezegenin en acil çevre problemlerinden birini çözmeyi ve günlük hayatta kullanılan yapay kimyasalların miktarını azaltma yollarını bulmayı amaçlamıştır. Proje, Hindistan Teknoloji Enstitüsü ve Amity Üniversitesi  ile birlikte çalışan Portsmouth Üniversitesi Enzim İnovasyon Merkezi tarafından ortak olarak yönetilmiştir.

Yapılan araştırma, sürfaktanlara- temizlik ürünleri, ilaç, güneş kremi, kozmetik ürünleri ve böcek ilaçları üretiminde kullanılan temel aktif bileşenlere- doğal bir alternatif arıyordu. (Sürfaktan, yağ ve suyu birlikte tutarak (emülsifikasyon oluşturarak) sıvının yüzey geriliminin azalmasına yardımcı olur böylece sıvı ürüne daha iyi nüfuz eder ve temizleme gücü artar.)

Portsmouth Üniversitesi’nde mikrobiyal biyoteknolog olarak çalışmalarını sürdüren ve aynı zamanda TeeGene Direktörü olan Dr. Pattanathu Rahman, doktora öğrencisi Mr Sam Joy ve bazı akademisyenler ile birlikte çeltik samanını enzimli ortamda mayalayarak bir biyosürfaktan elde ettiler. Bilim insanları, bu çevre dostu metodun, imalat endüstrisinin fazlasıyla ihtiyacı olan yüksek kaliteli bileşenlere dönüşeceğine inanıyor.

Dr. Rahman bu konuyla ilgili: ‘Günümüzde sürfaktanları deterjanlar, yumuşatıcılar, yapıştırıcılar, böcek ilaçları, şampuanlar, diş macunları, boyalar, laksatifler ve makyaj ürünleri gibi çok çeşitli alanlarda kullanıyoruz. Bu ürünlerden yapay kimyasal bağları uzaklaştırdığımızı ve kullanılan sürfaktanlar yerine geliştirilen biyosürfaktanları üretip kullandığımızı hayal edin. Bu araştırma, bolca tedarik edebildiğimiz çeltik samanı gibi zirai atıkların kullanımıyla, amacımıza bir adım daha yaklaştığımızı gösteriyor’dedi.

Araştırmada yer alan bilim insanları, çeltik samanı veya diğer zirai atıklardan elde edilen biyosürfaktanların birçok yönden olumlu ekolojik etkileri olabileceğini düşünüyor:

  • Ev ürünlerinde kullanılan ve çoğu okyanuslarda ortaya çıkan kimyasal yüzey aktif maddelerin(sürfaktan) etkisi hakkında önemli endişeler var.
  • Çeltik samanı, dünyada her yıl milyonlarca ton üretilen ve pirinç hasadı sırasında elde edilen doğal bir yan üründür.
  • Çiftçiler sıklıkla atıkları yakarak zararlı çevre emisyonlarına sebep olmaktadır. Ancak oluşan bu atıklar bir başka ürünün üretimi için kullanılırsa, hem verimli hem de yararlı bir geri dönüşüm prosesi sağlanmış olur.
  • Zirai atıklardan üretilen biyosürfaktanların kullanımı ile ekonomik olarak bir avantaj da sağlanabilir.

Dr. Rahman’a göre: ‘Kullanıldıkları sektörde biyosürfaktanlar için ihtiyaç duyulan saflık seviyeleri son derece yüksektir ve bundan dolayı çok pahalı olabilirler. Ancak, onları üretme yöntemlerimiz onu daha ekonomik ve düşük maliyetli hale getiriyor. Çok çeşitli endüstrilerde kullanılan ve uygulama alanları için muazzam bir potansiyele sahip olan heyecan verici bir teknoloji.’

Araştırma, sentetik sürfaktan moleküllerine alternatif olarak kullanılan biyosürfaktanların 2023’de 2,8 milyar dolarlık bir piyasa değerine sahip olacağını gösteriyor. Avrupa Sürfaktan Direktifleri’ni karşılaması, düşük toksisitesi ve kolay biyobozunur gibi özelliklere sahip olması, son yıllarda bu biyosürfaktanlara olan ilgiyi arttırmıştır.

Dr Rahman, biyosürfaktan üretme prosesinin sabun ve temizlik ürünlerine yeni yaklaşımlar getirdiğini söylüyor.

Bu konudaki görüşünü şu şekilde açıklıyor: ‘Çoğu insan sabunu ciltlerinden bakterileri uzaklaştırmada etkili bir araç olarak görür. Ancak biz bakteriden sabun elde ederek bu kavramı tamamen değiştiriyoruz. Kozmetik ürünler ve biyoterapötiklere uygun antimikrobiyel özelliklere sahip olmasını sağlıyoruz. Bu yaklaşım, atık yönetim çözümlerinin çoğunu kanalize edecek ve yeni iş imkanları yaratabilecektir.’

Kaynak: phys.org

1995 Antalya doğumlu. İlköğretim ve liseyi Antalya’da okudu. 2016 güz döneminde öğrenimine İrlanda’da bulunan Institute of Technology Carlow’da devam etti ve 2018 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Şu anda Propak Endüstriyel’de proje mühendisi olarak çalışmaktadır. Surfactants and International Phenomena, Neurochemistry, Industrial Paints & Coatings alanlarında çeviri yapmak üzere Eylül 2019’da ekibimize katıldı.
×
1995 Antalya doğumlu. İlköğretim ve liseyi Antalya’da okudu. 2016 güz döneminde öğrenimine İrlanda’da bulunan Institute of Technology Carlow’da devam etti ve 2018 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Şu anda Propak Endüstriyel’de proje mühendisi olarak çalışmaktadır. Surfactants and International Phenomena, Neurochemistry, Industrial Paints & Coatings alanlarında çeviri yapmak üzere Eylül 2019’da ekibimize katıldı.