Sanat Sahtecileri Kimyayı Nasıl Kullanır?

Sanat Sahtecileri Kimyayı Nasıl Kullanır?

Fotoğraf 1 : Caravaggio, Hilekarlar

Çizdiğiniz bir resmin, Leonardo da Vinci’ye ait olduğunu ispatlamak için kimya kullanabilir misiniz?

Sahteciler, uzmanları bile kandırmayı başaran sahte ürünler oluştururken kimyayı, günlük eşyaları ve sanatsal bilgilerini kullanıyor.

2011 yılında, New York’taki dünyaca ünlü Knoedler & Company Sanat Galerisi kapılarını sonsuza kadar kapatmak zorunda kaldı. Onları böylesine sert bir karara zorlayan şey dünya çapında sanat piyasasını ve sanatçıları sarsan, milyon dolarlık bir sahtecilik davasıydı. Sanat piyasası günümüzde 64 milyar dolar değerinde ve bu toplamın önemli bir kısmını ‘’sahte sanat’’ oluşturuyor.

Sahtecilik, sanat ve bilimin çok hoş karşılanmayan bir birleşimidir. Sahteciler ve sahteciliği önlemeye çalışanlar bilimi bir araç olarak kullanırlar. Sahteciler bilimi sahte sanat yapmak için kullanırken, araştırmacılar da bu aldatmacayı açığa çıkarmak için kullanır. Sanat eserini gerçekmiş gibi göstermek için sahtecinin, taklit ettiği sanatçının tarzını mükemmel bir şekilde somutlaştırmış olması gerekir.

Parçanın Kökeni

Çoğu sahteci zaten var olan bir tabloyu kopyalamaya çalışmaz. Bunun yerine asla var olmayan ancak sanatçının yapmış olabileceğini düşündürten, var olabilecek bir eser yaratmaya çalışırlar. Sanat tüccarlarını veya galerileri kandırmanın ilk adımı parçanın kökeni yani kaynağı üretmektir. Kaynak, sanatın mülkiyet zinciri hakkında bilgi veren belgelerden oluşur. Sahteciler, sanatçılarla ilgili yeni hikayeler üretirler. Yeni keşfedilen ölü akrabalar, unutulmuş savaş ganimetleri gibi.

2010’da tutuklanan Alman sahteci Wolfgang Beltracci ve eşi Helene, sahte Jägers koleksiyonlarıyla sanat dünyasını sarsmışlardı. 1930’lardan kalma eski kameraları ve makaraları kullanarak fotoğraflar yarattılar. Helena, büyükannesi gibi, arka planda sahte dönem kıyafetleriyle poz verdi. Resimler, sanat uzmanlarını kandıracak kadar eski ve bulanık görünecek şekilde yapılmıştı.

Sanat Sahtecileri Kimyayı Nasıl Kullanır?Hammaddeler

Bir sonraki adım, boyama işlemi için gerekli hammaddelerin tedarik edilmesidir.

Sahtecilerin kullandığı en yaygın hile, orijinal sanatçının döneminden eski mobilya ve tablolar satın almaktır. Sedye yapmak için eski ahşabı kullanırlar. Ya da zaten eski bir sanat satıcısı damgası olan eski ve daha ucuz bir tablodan Masonit tahtayı kullanırlar. Bu, taklidin eski ve orijinal görünmesini sağlamakla kalmaz, bazen karbon tarihleme testini kolayca aşmalarına da yardımcı olur.

Tuvali sedyeye tutturmak için genellikle demir çiviler kullanılır. Tırnakları paslandırmak için, sahteciler genellikle tırnakların oksidasyon sürecini hızlandırmak ve eski görünmelerini sağlamak için tuzlu su kullanırlar.

Sahteciler en sevdiği yöntemler kağıt ve kanvas kullanımında ortaya çıkıyor. Yıllar geçtikçe sahteciler, görsel incelemeyi ve hatta bazen kimyasal analizleri bile yanıltmayı başardı.

Sahtecilerin, eski sanatçıları taklit etmek ve karbon testini geçmek için taklit ettikleri çağa uygun kağıt bulması gerekiyor. Bunun için sahaflardan eski kitap arayışına girerler. Eski zamanlardan beri kitapların önünde veya arkasında bir, belki iki boş kağıt bulunur. Sahteciler bu boş kağıtları yırtarak çizim için kullanır.

Kitaplardan boş kağıtları kullanmak bazı problemlere yol açabilir. Bunlardan biri kitap kurdu delikleridir. Eski bir tabloda zamanla solucan delikleri oluşabilir ancak bu olduğunda boya zaten kurumuş olacağından bir soruna yol açmaz.

Bununla birlikte, eğer bir sahteci solucan delikleri bulunan kağıdı boyarsa, mürekkep/boya delikten arkaya doğru sızar ve bu da onu doğrulayan bir uzmanı hemen şüpheye düşürür. Usta sahtecilerden Eric Hebborn, boyayı bu tür solucan deliklerinden uzak tutmak için bir yol geliştirmişti.

Hebborn, solucan deliğini, çiğnenmiş bir kağıtla yamalayarak deliği bir tıpa gibi kapatır, boya kuruduktan sonra da bu tıpayı çıkarırdı. “The Art Forger’s Handbook” adlı kitabında, kağıttaki yağ lekelerini gidermek için benzin (benzen değil) kullanılmasını ve boyamadan önce kağıdın yağlı yüzeyini hazırlamak için dilimlenmiş patates veya amonyak çözeltisi kullanmayı da önermişti.

Zamanımıza daha yakın sanatçıları taklit etmeye çalışan sahtecilerin kağıdı birkaç on yıl eskitmesi yeterli olabilir. Onların da ustaca kağıt eskitme teknikleri var. Örneğin genelde, kağıda sarımsı bir renk vermek için permanganat çözeltisi kullanıyorlar. Açık kahverengimsi bir renk için kağıda çay veya kahve uygulayanlar da var.

Birçok sahte suluboya resim yapmış olan Tom Keating, kağıt üzerinde paslı görünümlü noktalar oluşturmak için çok teatral bir teknik kullanıyordu. Resmi tamamen kurumadan önce havaya biraz kahve tozu atardı. Toz düştükçe, kağıt üzerinde sihirli bir şekilde pas lekeleri oluştururdu.

16’ıncı yüzyıl yazarı olan Giorgio Vasari, Lives of Artists (Sanatçıların Yaşamları) adlı kitabında, Michelangelo’nun sahtecilikten önce kağıtlarını renklendirmek için dumanlı ateş ve çay kullandığını yazmıştır. Evet, Michelangelo kariyerinin başında bir sahteciydi.

Sanat Sahtecileri Kimyayı Nasıl Kullanır?

Tuval için ise sahtekarlar daha az ünlü sanatçıların eski resimlerini satın alır. Boya sökücü veya seyreltilmemiş aseton kullanarak boyayı sıyırırlar. Daha yeni tuvaller kullanılıyorsa, tuvali daha yıpranmış görünmesi için ağartırlar ve istenen rustik rengi elde etmek için çay/hindiba ile boyarlar.

Boya Malzemeleri

Birçok eski usta sanatçı, resim yapmak için mürekkep kullandı. Eric Hebborn (usta sahteci) de ürünlerinde, mürekkep balığı mürekkebi, baca isi, pas pulları, sirke ve yağmur suyu gibi malzemeleri kullanarak mürekkeplerini kimyasal bileşime uydurmak için eski eczacı (ortaçağ eczaneleri) tariflerini kullanırdı. Eski ve soluk bir görünüm elde etmek için mürekkebi seyrelterek kullanırdı.

Shaun Greenlaugh, insanların eski bir ana resimde aradıkları ilk şeylerden birinin meşe mazı mürekkebinden kaynaklanan korozyon olduğunu söylüyor.

Mürekkebin ana bileşenlerinden biri sülfürik asittir. Aşındırıcı etkiyi taklit etmek için Hebborn, en yüksek mürekkep konsantrasyonunun olduğu yerlerde çok keskin bir tüy kalemi yardımıyla fazladan asit biriktirmeyi önerir.

Yağlı boya tablolar, en iddialı sahtecilik ürünleridir. Pigmentler kimyasal olarak çağa uygun olmalıdır. Ticari olarak satılan birçok beyaz pigment, 1900’lerin ortalarına kadar boyalarda kullanılmayan titanyum dioksit (tüpte çinko beyazı yazıyor olsa bile) gibi mineraller içerir. Bu yüzden sahteciler, resimler için kendi beyaz pigmentlerini (genellikle çinko dioksit) oluştururlar.

Eski resimler, zamanla sertleşir ve üzerinde çatlaklar ağı oluşabilir. Van Meegeren adlı sahteci, bilimi de kullarak ürünlerinde zamanla oluşmuş gibi görünen çatlaklar elde ediyordu.

Resimlerini kontrollü sıcaklıkta pişirip kurutur, daha sonra da çatlaklar oluşturmak için tuvali bir borunun üzerinden geçirirdi. Oluşan çatlakları daha belirgin hale getirmek için siyah mürekkep ile kaplardı.

Sanat Sahtecileri Kimyayı Nasıl Kullanır?

Fotoğraf 2 : Eski yağlı boyada küçük çatlaklar görünüyor.

20’ini yüzyılda bir sahteci olan olan Ken Pereyni ‘’Caveat Emptor’’ adlı kitabında bazı tekniklerden bahsetmiştir. Pereyni, sahteciliğin yanında aynı zamanda sanat restorasyonu da yaptığından gerçek tablolarla yakından çalışmış, bilim insanlarının sahte olanı bulmak için ne aradığını da iyice kavrayabilmişti.

Pereyni, eski verniklerin şeker içerdiğini ve sinekleri çekebileceğini keşfetti. Resimde küçük tümsekler oluşturabilmek için epoksi yapıştırıcı veya keton tohumu yağı kullanmaya başladı.

Bu sırada sanat tüccarları da bilimi işin içine kattı ve eski tablolarda floresan olup olmadığını kontrol etmek için UV ışınlar kullanmaya başladı. Boyanın üzerinde kullanılan vernik, UV ışını altında zamanla floresan etki (radyum boyası gibi yeşil renkte parlar) gösteren organik bileşiklerden oluşur.

Pereyni, restore ettiği resimlerdeki eski verniği bir temizleme solventi ile temizliyor, ardından yeni vernikle karıştırıyor ve taklitlerinin üzerine püskürtüyordu.

Sanat Sahtecileri Kimyayı Nasıl Kullanır?

Fotoğraf 3 : Eski vernikler, UV ışığı altında benzer bir parıltı gösteriyor.

Son olarak sahte resme yeni keşfedilmiş imajı vermek için üzerini tozla kaplar, boya kokusu geçsin diye de güneşte kurumaya bırakırdı.

Sahteciler, yakalanmamak için sanat ve adli tıp uzmanlarının zihninde yaşamaya çalışırlar. Sahteleri gerçek gösterecek olanın anlatı işaretlerini tasavvur etmeye ve taklit etmeye çalışırlar. Ancak ‘’her sahtecilikte bir gerçeklik gizlidir’’ ve adli tıp uzmanları da onları bu şekilde yakalar.

Kaynak : scienceabc.com

198 Kez Okundu

Büşra Salman

1997 yılında İstanbul’da doğdum. Lisansımı İstanbul Üniversitesi Kimya bölümünde tamamladım. Şu anda İstanbul Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünde çift ana dal programında eğitim görmekteyim. Kimya ve çevre biliminin ayrılamaz bütünlüğünde araştırdıklarımı ve öğrendiklerimi insanlara aktarabilmek için İnovatif Kimya Dergisi’ne katıldım. İlgi alanlarım: nanokimya, yeşil kimya, analitik kimya

Aşağıdaki Haberleri de Okuyabilirsiniz

Kopyalamak Yasaktır!