Yeni Bir Araştırmaya Göre Gözyaşlarınız Elektrik Üretebilir

Elektrikli Gözyaşları

Bu hayal, Grimm Kardeşler’den Harry Potter’a kadar sihirli güçlere sahip gözyaşı örnekleriyle doludur. İrlanda’daki Limerick Üniversitesi (UL) Bernal Enstitüsü’nden yeni bir araştırma, kurgulardan daha garip bir gözyaşı kullanımı keşfetti: elektrik üretimi.

İrlanda Araştırma Kurulu EMBARK’ın lisansüstü üyesi Aimee Stapleton liderliğindeki araştırmaya göre, gözyaşları kuşların yumurta akında ve memelilerin tükürük ve sütünde bulunan lisozim kristallerinde boldur. Bu lisozim kristalleri basınç altında elektrik üretebilir; bu kuvars benzeri materyallerde yaygın olan doğrudan piezoelektriklik adı verilen bir özelliktir. Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürerek veya tam tersi şekilde çalışır.

Stapleton UL basın bülteninde, “Piezoelektrik çevremizde kullanılıyor olsa da bu özel proteinden elektrik üretme kapasitesi araştırılmadı” diye açıkladı. Önemli bir biçimde, lisozim kristaller tarafından üretilen piezoelektriklik derecesi kuvarsla üretilenin aynısıdır.

Stapleton, “Bununla birlikte, lisozim kristalleri biyolojik bir materyal olduğundan, toksik değildir, böylece tıbbi implantlar için elektroaktif, anti-mikrobiyal kaplamalar gibi birçok yenilikçi uygulama olabilir” diye ekledi.

Ekibin araştırması Applied Physical Letters dergisinde yer almaktadır.

Elektronik Cihazların Yeniden Hayal Edilmesi

Piezoelektrik malzemeler cep telefonu rezonatörlerinde ve vibratörlerinde, ayrıca derin okyanus sonarlarında ve hatta ultrason görüntüleme makinelerinde bulunur. Bununla birlikte, bu aygıtlarda kullanılan piezoelektrik malzemelerin birçoğu kurşun gibi toksik elementleri içerir.

Buna karşın, lisozim kristalleri biyolojik olarak uyumludur yani insan vücuduna zarar veremezler. Gözyaşları gibi doğal kaynaklardan yapılması daha kolay olan lisozim kristallerindeki bu özelliğin keşfi, bu malzemelerin nasıl yapılacağını yeniden şekillendirebilir.

Bu keşif, ayrıca, biyomedikal cihazlar için esnek elektronikler geliştirmekte kullanılabilen biyouyumlu materyalleri kullanarak alternatif enerji toplama imkanları geliştiriyor. Araştırmacılar örneğin insan vücudundaki ilaç salınımı kontrolünde olası kullanımını düşünüyorlar.

Keşfi yorumlayan Bernal Enstitüsü direktörü Luuk van der Wielen, “Kristaller, biyolojik olmayan materyallerde piezoelektrikliğin ölçülmesinde altın standarttır. Ekibimiz, biyolojide bu etkiyi anlamada aynı yaklaşımın uygulanabileceğini gösterdi. Bilim insanları şimdiye kadar, basit temel yapı bloklarını araştırmak yerine, dokular, hücreler veya polipeptidler gibi karmaşık hiyerarşik yapıları kullanarak biyolojide piezoelektrikliği anlamaya çalıştıkları için bu yeni bir yaklaşımdır.” dedi.

Kaynak : futurism.com