Anasayfa / Kimya Haberleri / Dünya Haberleri / ‘Aşk Hormonu’ Oksitosin Son Ağrı Kesici Olabilir mi?

‘Aşk Hormonu’ Oksitosin Son Ağrı Kesici Olabilir mi?

ask hormonu oksitosin son agri kesici olabilir mi - 'Aşk Hormonu' Oksitosin Son Ağrı Kesici Olabilir mi?

Illinois Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç Dr. Dr. Eleonara Zakharian pazartesi ofisindedir. Zakharian, insan vücudundaki inflamatuar ağrı kesici olarak oksitosin salgılama mekanizmasının belirlenmesine yönelik yapılan bir çalışmada 7 ülkeden araştırmacının bulunduğu takıma liderlik yapmaktadır. Bu çalışmanın, belirli ağrı türleri için bağımlılık yapmayan ilaçların geliştirilmesi konusunda ilaç firmalarına yardımcı olacağı öngörülmektedir.

PEORIA – Illinois Üniversitesi Tıp Fakültesi liderliğindeki bir araştırma ekibi, daha güvenli ağrı kesici ilaçlar geliştirmek için yapılan uluslararası uğraşta önemli bir buluş gerçekleştirdi. Illinois Üniversitesi Tıp Fakültesi (UICOMP) öğretim üyesi Yrd. Doç. Eleonora Zakharian başkanlığında, yedi farklı ülkeden araştırmacıların bulunduğu ekip, oksitosin hormonu sayesinde vücuttaki ağrının baskılanma mekanizmasını belirledi. Zakharian, bu buluşun belirli ağrı türlerinin hafifletilmesine yönelik yeni ilaçların geliştirilmesi için önemli bir adım olduğunu belirtti.

Oksitosin, bağlanma davranışlarında büyük rol oynamasından dolayı genellikle aşk hormonu olarak bilinir. İnsan vücudu yakın temas sırasında oksitosin salgılar; güven, sevgi ve mutluluk duygularına teşvik eder. Hormon aynı zamanda doğum için laktasyon sürcecini ve kasılmaları uyarır, anne-bebek bağında önemli rol oynar. Oksitosin, kasılmaları uyarmak için 1900’lü yılların başından beri bir ilaç olarak kullanılmaktadır ve son yıllarda araştırmacılar, iltihabi ağrıyı bastırmak için hormonun gücünü incelemektedirler.

Yeni yayınlanan çalışmada UICOMP araştırma grubu oksitosine bağlanan ağrı duyarlı reseptörü tespit etmişlerdir. TRPV1 olarak adlandırılan bu reseptör aynı zamanda vücut ısısını düzenlemeye yardımcı olan bir ısı algılayıcısıdır.

Zakharian ağrının baskılanma mekanizmasını şöyle ifade etmektedir; “Ağrıyla karşılaştığımızda özellikle iltihaptan kaynaklı olduğunda, ağrı reseptörü beyne bağışıklık cevabını ve oksitosin salınımını tetikleyen bir problem olduğunu söyler. Daha sonra salgılanan oksitosin ağrı reseptörlerine bağlanır, onları duyarsızlaştırır ve böylece ağrı bastırılır.”

Mekanizmanın anlaşılması, ağrıya yönelik oksitosin içerikli yeni ilaçlar üretme konusunda ilaç firmalarına yardımcı olacaktır.

Zakharian sözlerine şöyle devam etti; “Oksitosin hali hazırda ilaç olarak bulunmaktadır fakat ağrı baskılama mekanizması tam olarak aydınlatılamadığı için FDA tarafından ağrı üzerinde tedavi edici olduğu henüz onaylanmadı. Şimdiki çalışmalarımızda mekanizmayı kavrıyoruz, çalışmamızın bir diğer aşamasında ise oksitosinin ağrı kesici olarak kullanılması üzerinde çalışacağız.”

Zakharian ilaç firmalarının dozaj ve spesifik kullanımı belirlemek için daha fazla çalışma yapacaklarını sözlerine ekledi. Önümüzdeki birkaç yıl içinde bir oksitosin temelli bir ilacın migren baş ağrılarının tedavisi için onaylanabileceğinin muhtemel olduğunu belirtti.

UICOMP araştırmacısı Yelena Nersesyan, migren üzerinde çalışmayı önerdi.

Zakharian, Yelena’nın migren hastası olduğu için bu fikri gündeme getirdiğini söyledi.

Bu ayın başlarında yayınlanan çalışma, opioid esaslı ağrı kesici ilaçlara alternatifler yaratma yolunda bir adım olmuştur. Opioid bağımlılığı büyüyen bir krizdir. Opioidler insan vücudunda yabancı bir madde olarak bulundukları için vücut kimyasını olumsuz yönde değiştirirler. Oksitosinde aynı sorunlarla karşılaşılmaz çünkü insanlarda doğal olarak bulunan bir hormondur.

Zakharian oksitosinin bağımlılık yapmayacağını belirtti ve şöyle devam etti; “Oksitosini üretiyoruz, bu yüzden onu idare edebilecek mekanizmalara sahibiz. Vücudunuz onu nasıl parçalayıp uzaklaştıracağını bilir.”

Bu çalışma;  ABD, Kanada, Brezilya, Şili, Birleşik Krallığa, Çin ve Almanya’dan araştırmacılar tarafından iki buçuk yıl içinde tamamlandı. Araştırma, UICOMP ve dünya genelindeki diğer bölgelerdeki laboratuarlarda yapıldı.

Zakharian, iş birliğinin, uluslararası araştırma alanında saygı gören çalışmayı güçlendirdiğini ifade etti.

Zakharian son olarak sözlerine şöyle devam etti: “Yayınlandıktan sonra insanlar tüm dünyada tweetliyorlardı ve insanların ‘havalı makale’ diye bahsettiklerini duymak güzeldi”

Kaynak : pjstar.com

Yorumlar

Okumanızı Öneriyoruz

bir havai fisek gosterisi nasil zamanlanir 310x165 - Bir Havai Fişek Gösterisi Nasıl Zamanlanır?

Bir Havai Fişek Gösterisi Nasıl Zamanlanır?

Bir Ekstragavanza Yaratan Barut Kontrolü Geçtiğimiz 10 yıl boyunca, büyük havai fişek gösterilerinin sayısında istikrarlı …

Bir cevap yazın

WP to LinkedIn Auto Publish Powered By : XYZScripts.com