ABD Atıksu Arıtma Tesisleri, Atıksulardaki İlaçları Nasıl Arıtabilir?

ABD Atıksu Arıtma Tesisleri, Atıksulardaki İlaçları Nasıl Arıtabilir?

Araştırma, granüler aktif karbon ve ozonlama olmak üzere özellikle umut vaat eden 2 arıtma yöntemine dikkat çekiyor. Araştırmacıların analizlerine göre antidepresanlar ve antibiyotikler de dahil olmak üzere her teknik, bir dizi tıbbi ilacın konsantrasyonunu %95’ten fazla oranda azaltıyor.

Organik kirleticileri parçalamak için mikroorganizmaları kullanan yaygın bir proses olan aktif karbon, atıksu arıtımında önemli bir amaca hizmet eder, ancak antidepresanlar ve antibiyotikler gibi kalıcı ilaçların yok edilmesinde çok daha az etkilidir.

“Buradan çıkarılacak mesaj şudur ki üzerinde çalıştığımız tıbbi ilaçların çoğunu arıtabiliyoruz. Bu iyi bir haberdir. Suyu gerçekten arıtmak istiyorsanız, bunu yapmanın birkaç yolu var,” demiştir Buffalo Sanat ve Bilimler Üniversitesi’nden Dr. Diana Aga.

“Öte yandan, yalnızca aktif çamur yöntemine bağlı tesisler için, granüler aktif karbon ve/veya ozanlama gibi daha ileri arıtma yöntemleri gerekebilir,” demiştir Aga ve eklemiştir: “Bazı şehirler bunları zaten yapıyor ancak bu maliyetli olabilmektedir.”

Bulgular önemlidir, çünkü arıtma tesislerinden deşarj edilen herhangi bir ilaç, antibiyotik direnci gibi fenomenlere katkıda bulunabilecekleri ya da yaban hayatı tarafından tüketilebilecekleri çevreye verilebilirler.

“Araştırmamız, atıksudan dirençli tıbbi ilaçları gidermede çok etkili olabilen ozonlama ve aktif karbonun da dahil olduğu ileri arıtma metotlarını gösteren büyük bir çalışma grubuna katkıda bulunabilir,” demiştir Deniz ve Atmosferik Bilimler Stony Brook Üniversitesi’nde araştırmacı Prof. Anne McElroy.

Aga ve McElroy projeye UB Kimya doktora öğrencisi Luisa Angeles’in baş yazarlığında öncülük etmişlerdir. Çalışma, UB, Stony Brook Üniversitesi, Hampton Roads Sanitation Bölgesi ve araştırılan sistemler de dahil olmak üzere ileri atıksu arıtma sistemleri tasarlayan ulusal bir su mühendisliği şirketi olan Hazen ve Sawyer arasındaki bir ortaklıktır.

Araştırma, çeşitli teknolojilerin Doğu ABD’deki  6 adet tam ölçekli tesis ve 1 adet geniş pilot ölçekli tesis dahil olmak üzere 7 farklı atıksu arıtma tesisinde kullanımını analiz etmiştir. Çalışmada tesislerin itibarını korumak için kesin lokasyonlar verilmemiştir.

Angeles demiştir ki çalışmanın bulgularının özellikle su kıtlığı olan bölgelerde ve atıksuyu geri dönüştürerek içme suyu elde etmek isteyebilecek şehirlerde gelecek ile ilgili kararlar vermede öncülük edebileceğini söylemiştir.

Araştırma aynı zamanda çevre koruma için de önemlidir. Larval zebra balığının atıksu arıtma tesislerinden deşarj edilen atıksulara maruz kaldıklarında davranışlarının değiştirmediğini gösterir.  Öte yandan, uzun vadeli maruziyetin yaban hayatını nasıl etkilediğini anlamak için için çok daha fazla çalışma gereklidir, demiştir Aga.

2017 yılında yapılan başka bir çalışmada, Aga’nın ekibi, Büyük Göllerin bir bölümü olan Niagara Nehri’nde çok sayıda balık beyninde yüksek konsantrasyonda antidepresan ya da bu ilaçların metabolizması değiştirilmiş kalıntılarına rastlamıştır. Aga’ya göre bilim insanları beşeri ilaçlardan kaynaklanan kimyasallar yaban hayatındaki hayvanlarda zamanla biriktiği zaman oluşabilecek davranışsal ve ekolojik etkileri tam olarak anlayamamıştır.

Atıksu arıtma tesisleri tarihsel olarak sudan organik madde ve azotun giderilmesi gibi amaçlarla tasarlanmış ve işletilmiş olsa da, yeni araştırmalar ve diğer önceki çalışmalar gösteriyor ki bu tesislerden farklı ilaç sınıflarının giderilmesinde de yararlanılabilir.

Kaynak : sciencedaily.com

Okumanızı Öneriyoruz

Kentsel Hava Kirliliği COVID-19’u Daha Ölümcül Yapabilir

Yeni araştırma, hava kirliliğinin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Koronavirüs salgınına ölümcül bir etkisi olabileceğini açığa çıkarıyor. …