COVID-19 Koronavirüsün Diğer 7 Bulaşıcı Hastalıkla KıyasıCOVID-19 koronavirüsü daha iyi anlayabilmek için yakın zamandaki yaygın bulaşıcı hastalıklarla kıyasladık.

COVID-19 koronavirüse bakış açısı her gün değişmektedir. Bu andan itibaren ABD yakın zamanda ulusal acil durum ilan etti. Bu durumu diğer ülkeler de takip edecektir.

Hızla gelişen koşulları etkilediği durumla ele almak oldukça zordur. Ancak, kendimize ve başkalarına yardım etmek oldukça önemlidir. Bu nedenle de COVID-19 koronavirüsü yakın zamandaki salgınlarla karşılaştırmak gerekir.

COVID-19

COVID-19 salgını bildiğimiz üzere dünyanın her yerine yayılmış ve yayılmaya da devam etmekte. Manzara karanlık olsa da Çinli kaynaklar salgının doğu kesimde yavaşladığını iddia ediyor. Bazı küresel uzmanlar ise salgın kontrol altına alınmadan önce yaşam koşullarımızda aylarca sürecek olan kesintiye karşı hazırlıklı olmamızı öneriyor.

Son verilere göre dünya genelinde 1,040,997 vaka ve 55,195 ölüm var ve bu sayılar artmaya da devam ediyor.

Haftalardır duyduğumuz tek şey COVID-19 koronavirüsü olabilir. Ancak Çinli yetkililer tarafından 2019 yılının Kasım ayında tespit edilen yeni tip koronavirüsü hakkında neden bu kadar az şey bildiğimizi ve uzmanların tavsiyelerinin ne kadar önemli olduğunu diğer salgınlarla karşılaştırdığımız zaman anlayabiliriz.

1-) Mevsimsel Grip

COVID-19 belirtileri itibariyle çoğunlukla mevsimsel grip ve nezle ile karıştırılır. Birçok insan koronavirüsün sadece grip olduğunu söylese de durum böyle değildir.

Eklem ağrıları, boğaz ağrısı ve ateş belirtileri ortak olsa da COVID-19 koronavirüsün üreme oranı mevsimsel gribe göre önemli ölçüde daha yüksektir. Uzmanlar her COVID-19 hastasının en az 3 kişiyi enfekte ettiğini tahmin ederken mevsimsel grip en az 1 kişiyi enfekte eder.

Sonrasında ölüm oranı geliyor. ScienceAlert’in bildirdiği rapora göre COVID-19 vakalarının yaklaşık olarak %3,5’u ölümle sonuçlanmaktadır. Elde olan verilerle ölüm oranı kesin olarak belirlenememektedir. Bunun sebebi daha hafif vakaların teşhisinin tam olarak yapılamamış olmasıdır. Mevsimsel grip enfekte olanların sadece %0,1’inde ölüme neden olmaktadır.

Henüz bir aşıya sahip olmadığımız için COVID-19 salgını dünya çapında sağlık sistemlerinin birçok yönden yetersizliğine neden olmaktadır. Bu da COVID-19 olmayan ancak hastanelerde farklı sebeplerden ötürü tedavi gören insanların hayatlarını tehlikeye atmaktadır.

Mevsimsel gripte yıllık vaka sayısı 3 ila 5 milyon arasında değişmektedir. Bunlardan 290.000 ila 650.000’i ölümle sonuçlanmaktadır. (Kaynak: WHO)

2-) SARS

Son zamanların en önemli koronavirüsünden olan SARS da sıklıkla COVID-19 ile karıştırılmaktadır. Şiddetli akut solunum yolu enfeksiyonu olarak da bilinen SARS ilk olarak 2002 Kasım’ında Güney Çin’in Guangdong eyaletinde tespit edildi. Viral solunum yolu hastalığına da sebep olan SARS 2003 yılının Temmuz ayında kontrol altına alınmıştır. Kontrol altına alınmadan önce Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrupa ve Asya’daki 26 ülkeye yayılmıştır.

Küresel sağlık topluluğu SARS’tan yola çıkarak COVID-19’u durdurmak için çalışsa da COVID-19 SARS’ın neden olduğu hasarı oldukça geride bıraktı. Salgın sırasında bildirilen 8.098 vaka ve 774 ölüm vardı. (Kaynak: WHO)

Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’ne (CDC) göre 2004 yılından beri bilinen bir SARS vakası olmamıştır.

SARS hastaların %10’unu öldürüyordu ve COVID-19’dan daha zorlu bir sürece neden oluyordu.

3-) MERS

Yakın zamandaki yeni bir koronavirüs olan ve Orta Doğu Solunum Sendromu olarak da bilinen MERS ilk defa 2012 yılında Suudi Arabistan’dan bildirildi.  Avrupa, Afrika, Asya ve Kuzey Amerika’da 27 ülkeye yayılmıştır.

COVID-19’un yarasalardan köprü görevi gören başka bir hayvan aracılığı ile insanlara geçtiği düşünülmektedir. Benzer şekilde MERS’in de yarasalardan kaynaklandığını ve hastalığın develer aracılığıyla taşındığı bilinmektedir.

İlk tespit edildiğinden beri 2.494 vaka ve 858 ölüm var. İnsanların yüz yüze yakın teması sonucunda yayıldığı biliniyor. (Kaynak: WHO)

MERS’in ölüm oranı %34 olarak kaydedildi ve bu oran COVID-19’dan çok daha yüksek olmasına rağmen vaka-ölüm olarak karşılaştırıldığında aslında COVID-19’dan daha düşük bir orana sahip olduğunu söyleyebiliriz.

4-) HIV/AIDS

COVID-19’dan önce koronavirüsün dünya üzerinde devam eden tek pandemi olmadığını biliyor muydunuz? HIV/AIDS salgını 1960 yılında başladı ve bugüne kadar da devam etmiştir. Bununla birlikte World Atlas’ın bildirdiğine göre hastalığı saran histeri zirvesi, hastalığın kaynağı hakkında eksiksiz bilgilendirildiği 1980 yılında tespit edilmiştir.

1960 yılından 2020 yılına kadar bu virüs nedeniyle 39 milyondan fazla insan öldü. Tedavi ilk defa 1987 yılında bulundu ve daha birkaç hafta önce tedavi edilen yeni bir hasta açıklandı.

Günümüzde yaklaşık olarak 37 milyon kişi hala HIV virüsü ile mücadele etmektedir. Retrovirüslere karşı mücadele eden ilaçlar sayesinde 1997 yılından bu yana vaka sayısında %40 oranında bir azalma görülmektedir. Günümüzde bu vakaların yaklaşık olarak %68’i Sahra altı Afrika’da bulunmaktadır. Bunun en büyük sebebi kötü ekonomik koşullardan ve cinsel eğitim yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. (Kaynak: UNAIDS)

COVID-19 Koronavirüsün Diğer 7 Bulaşıcı Hastalıkla Kıyası5-) Ebola

COVID-19 koronavirüsün aksine EVD olarak da bilinen Ebola hava kaynaklı bir hastalık değildir .Enfeksiyon yalnızca enfekte olmuş kişilerin vücut sıvılarıyla doğrudan temas söz konusu olduğunda bulaşmaktadır.

İlk kez 1976’da  günümüzde Demokratik Kongo Cumhuriyeti olarak bilinen Ebola Nehri yakınında tespit edilen salgında ölüm oranı endişe verici derecede yüksektir.

Ebola da yarasalardan kaynaklandığı düşünülen başka bir salgındır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Ebola 2014-2016 yılları arasında yaklaşık olarak 11.325 kişinin ölümüne neden oldu ve ölüm oranı yaklaşık olarak %50’dir.

2018 Ağustos’undan 2019 Kasım’ına kadar tespit edilen vaka sayısı 3.296 iken ölü sayısı 2.196’dır. (Kaynak: CDC)

6-) Menenjit

Menenjit beyin ve omurilik zarının iltihaplanması sonucunda ortaya çıkar. Bu bulaşıcı hastalığa genellikle mantarlar, virüsler ve bakteriler neden olur. Ancak, kafa travması veya beyin ameliyatı geçirenlerde ve belirli kanser türlerine yakalanmış olanlarda da görülebilir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre çoğu ölümle sonuçlanan büyük salgınların yaygın olduğu Afrika Menenjit Kuşağı haricinde dünya çapında bu oran çok daha düşüktür.

Hastalık grip benzeri semptomların yanında bulantı, kusma, ışığa artan duyarlılık ve zihinsel karışıklık gibi durumlara da neden olabilir.

Yıllık vaka sayısı yaklaşık olarak 1,5 milyondur. Yine yaklaşık olarak 170.000 insanın ölümüne neden olmuştur. (Kaynak: CDC/COMO Menengitis)

7-) Sıtma

Sıtma, sivrisinekler tarafından taşınan bir parazitten kaynaklanmaktadır. İlk belirtiler arasında ateş, titreme ve grip benzeri semptomlar yer alır ve bunlar hızla daha ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Hastalık 1951 yılında böcek öldürücü DDT sayesinde ABD’de önlendi. Hastalığın yoksul ülkelerde önlenmesi için günümüzde sineklik dağıtmaya yönelik kampanyalar sürmektedir.

DSÖ’nün dediği gibi “Afrika, küresel sıtma hastalığının büyük ölçüde görüldüğü bir bölgedir”. 2018 yılında vakaların %93’ü ve ölümlerin %94’ü Afrika’da görülmüştür.

2018 yılına kadar vaka sayısının 228 milyon, ölü sayısının ise 405.000 olduğu bildirilmiştir. (Kaynak: WHO)

Kaynak: interestingengineering.com

Author

17 Aralık 1995'te Viyana'da doğdum. Eğitimime Türkiye'de başladım ve şu anda İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Kimya bölümü son sınıf öğrencisiyim. Kimya alanındaki gelişmeleri ve imkanları yakından takip ediyorum ve bu alanda çeşitli kongrelere, konferanslara ve seminerlere katılıyorum. Bir konuda her şeyi bilmek yerine her konudan bir şey bilmeyi ve öğrenirken öğretmeyi amaç edindim, bu amaç sayesinde de İnovatif Kimya Dergisi'nde çeviri yapmaya başladım.