Fosfor Tedarik Etme Zinciriyle İlgili Raporsuzluk, Küresel Gıda Güvenliği için Tehlikeli

Küresel gıda üretim sistemimiz yılda 53 milyon ton fosfat gübresi kullanıyor. 270 milyon ton ise fosfat kayasından çıkarılarak işleniyor. Oranlar madenden çatala kadar fosfatın %90’nın kayıp olduğunu göstermektedir. Bu kaybın önemli bir kısmına deniz yaşamının az ya da hiç olmadığı bölgelerde, ölü bölge alanları denilen, sudaki fosfat kirliliği neden olur. 2050 yılına kadar gıda talebindeki %60’lık artıştan dolayı gıda üretim sistemimiz daha fazla fosfat gübresine ihtiyaç duyuyor. Peki gübreler nereden geliyor ve nereye gidiyorlar?

Birleşik Milletler yiyecek talebinin %60 artmasıyla ilişkilendirerek, 2050 yılına kadar nüfusun 9 milyar artacağını tahmin ediyor. Neredeyse bir milyar insanın yetersiz beslendiği ve ürettiğimiz yiyeceklerin yarısının harcandığı dünyada bu durum gıda tedarik zinciri ve üretim sisteminde yeni zorluklar teşkil edecek. Gıda üretimi için temel bir değişken olan fosfatlı gübrelerin temini fosfat kayasının madenciliğinden ve işlenmesinden sağlanıyor. Yalnızca az miktar ülkenin ürettiği ve ihraç ettiği fosfat kayası ve fosfat gübresi Fas tekeline yönelen bir piyasadır. Tedarik zincirinin sonraki aşamalarında  %90’lık bir kayıp görülür ve ötrofikasyonun ana nedenlerinden biri fosforun değerli kaynaklara dönüştürülmesidir.

İzlanda ve Stockholm üniversitesinde yapılan yeni çalışma fosforun küresel gıda güvenliğinin ana elementi olduğunu bunun yanı sıra tedarik zincirinin ise kara kutu olduğunu göstermiştir. Bu durum sosyal, politik ve çevresel sorunlara neden olabilir bunun yanı sıra fosfor tedariğinde krizler oluşabilir. İnsan Çevresi adlı dergi olan Ambio’da sonuçlar şu makalede yayınlandı: “Kara kutuya erişimin açılması: Küresel fosfor tedarik zincirinde raporlama “

Stockholm Üniversitesi’nde Fiziksel Coğrafya Bölümü araştırmacısı ve çalışmanın ana yazarı Eduard Nedelciu: “Doğumundan ölümü boyunca fosfor tedarik zincirini raporlama; market raflarında gördüğümüz gıda için ödediğimiz sosyal, çevresel, etik ve ekonomik olarak açıklanamayan hikayeyi ortaya çıkarabilir. Raporlama sayesinde fosfor ithalatına bağlı olan birçok ülkenin tarım sektörlerinde hasar azaltılarak ilkeler daha iyi hale getirilebilir.”  dedi.

Yeni Bir Ekonomik Gerçekliğe Uyum adlı daha büyük bir Avrupa araştırma projesi olan çalışma; fosfor ve fosfat gübresini raporlamanın dört ana zorluğunu tanımladı. İlk olarak , fosfat yatakları hakkında rapor vermek için kullanılan terminoloji ve metodolojiler uyumlu hale getirilmemiştir ve bazı durumlarda şeffaf değildir. Bu durum rezerv ve kaynak tahminlerini yanlış ve güvenilmez yapar. İkincisi, fosfor tedarik zinciri yeterince belgelenmeyen, %90’a varan, kayıplara sahiptir. Kayıplar, tedarik zincirinin tüm kesimleri boyunca oluşur ve bu bilgilerin parçalanması; ne kadar kaybolduğu ve nerede olduğunu doğru bir şekilde raporlamayı zorlaştırır. Daha iyi raporlama; kayıpların azalması ve verimin artması için methodların tasarlanmasına katkıda bulunabilir. Üçüncüsü, fosforun tedarik zinciri boyunca ortaya çıkan çevresel ve sosyal sonuçları vardır. Örneğin fosfat kayasını madenden kazma ve işleme su kütlelerini kirletiyor ve insan sağlığı için tehlikeli. Ayrıca, tarım arazisi ve kanalizasyon sularından suya sızan fosfor ötrofikasyona neden olur, bu durum “ ölü bölgeler ” olarak adlandırılır. Okyanuslarımızda ve denizlerimizde yaşamın desteklenmediği alanlar örnek olarak verilebilir. Fakat fosforda etik ve sosyal bir açıya sahiptir. Örneğin Batı Sahara’dan, tartışmalı bir alan olan ve gittikçe artan bir şekilde, fosfat kayasının çıkarılması bazıları tarafından “illegal sömürü” olarak adlandırılmıştır. Dördüncüsü, fosfor tedarik zinciri boyunca bilgiye erişimi açmak yetersizdir. Yazarlar temel insan hakkı olduğunu düşünerek gıdayla doğrudan bağlantı için fosfor ve tedarik zinciri hakkında bilginin gerekli olduğu fikrini benimsemiştir. Ayrıca, fosforla ilgili raporlar, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri gibi sürdürülebilirlik için bir takım küresel göstergelerdeki ilerlemenin daha iyi değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Marie Schellens çalışmayı perspektif içine koyuyor: “ Fosfor bilgileri güçtür. Güvenli ve düzenli veri toplama kurumsal sosyal sorumluğu ve politikal eylemi güçlendirebilir. İkisi de tedarik zinciri boyunca tanımlanan birçok sorunla baş etmek için gereklidir. Gelecek on yıl boyunca tedarik zincirinin şeffaf olması sürdürülebilir ve toplumsal olması için teşvik edicidir.”

Kaynak : sciencedaily.com

2019 yılında Ege Üniversitesi Biyokimya Bölümü’nden mezun oldum. Nöroloji, ilaçlar ve gıdaların insan sağlığı üzerine etkileriyle ilgileniyorum.
×
2019 yılında Ege Üniversitesi Biyokimya Bölümü’nden mezun oldum. Nöroloji, ilaçlar ve gıdaların insan sağlığı üzerine etkileriyle ilgileniyorum.