İnsanlığın faaliyetleri sonucunda doğrudan ya da dolaylı olarak oluşan minerallerin listesi, Dünya’nın jeolojisi üzerindeki etkisine dair bilgiler vermektedir.

Öncelikle insan faaliyetleri nedeniyle oluşan 208 mineral türünün bir kataloğu oluşturulmuştur, bunun arkasındaki araştırmacılar Dünya’daki Antroposen çağının kanıtı olarak kullanılabileceğini iddia etmektedir.

Gezegenimizin hikayesi kayalıklarında yazılmıştır. Farklı katmanlar farklı çağları belgelemektedir. Dünya’nın en yeni dönemi olan Antroposen, jeolojik kayıt üzerinde etkisi olan insan faaliyetleri ile ilgili önerilen bir dönem olmuştur. Washington DC’de Carnegie Bilim Enstitüsü’ndeki jeofizik laboratuvarından Robert Hazen: “ Bir tortu tabakasına bakarak Dünya’ya dönen bir jeolog düşünün.” demiştir. “Yalnızca insan faaliyetleri yoluyla ortaya çıkan mineralojistler tarafından keşfedilen – yapı malzemeleri vb- kayaların kayıtlarında kayalar bulursunuz.”

Maine Üniversitesi ve Arizona Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte Hazen, Antroposen’i tanımlamak için kullanılabilecek olan mineral yelpazesini belgelemiştir. Uluslararası Mineraloji Birliği tarafından tanınan kabaca 5200 mineralden başlayarak, Dünya üzerinde bulunan ya da öncelikle insan faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan 208 mineral türünü kataloglamışlardır. Hazen: “Her şey son 200 yılda meydana geldi – daha önce hiç görülmemiş bir mineral darbesi.” şeklinde açıklıyor.

Hazen ve yazarlar, insan faaliyetlerinin minerallerdeki çeşitliliğini ve dağılımını 3 farklı yoldan etkilediğini söylemişlerdir. İlki, insanlar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak üretilen mineral ve mineral benzeri bileşiklerdir. Örnekler, lazerlerdeki itriyum alüminyum granat kristallerini, maden tünelleri ve çöplükleri gibi insan eseri ortamlarda Portland çimentosunu veya dolaylı olarak üretilmiş mineralleri kapsamaktadır.

Madencilik ve inşaat gibi insan faaliyetlerinden kaynaklanan bu yeni maden patlamalarına ek olarak kayalar, tortular ve malzemeler yeniden dağıtılmaktadır. Yazarlar ayrıca, değerli taşlar gibi doğal minerallerin doğadan uzaklaştırıldığını ve bugün dünyanın dört bir yanındaki koleksiyonlarda yer aldığını belirtmiştir.

Hazen’i heyecanlandıran, daha yapılacak birçok keşiflerin bulunmasıdır. Purdue Üniversitesi ve Arizona Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte Hazen daha önce yazılmış bir makalede, Dünya üzerinde en az 548 karbonlu mineralin bulunduğunu önceden haber vermek için bir model kullanmıştır. Bugüne kadar yalnızca bu minerallerin 403’ünü keşfetmişlerdir ve bu eksik minerallerin altı ila sekizinin öncelikle veya tamamen insan yapımı olduğunu öngörmektedirler. Hazen: “Berrak bir yeniliğin geleceği içindeyiz. Bunun yüzlerce yıl süregeleceğini umuyoruz.” demiştir.

Leicester Üniversitesi’nden (İngiltere) Paleobiyoloji Profesörü Jan Zalasiewicz’e göre bu çalışma Antroposen’in bulunması ve karakterize edilmesi konusunda önemli bir anahtar olacaktır. Profesör şöyle eklemiştir: “Rapor, detay ve hassaslığı titizlikle birleştiriyor ve ayrıca Dünya’nın jeolojisini değiştiren insanların da büyük resmini görüyor. Antroposen’in mineral yönleri üzerinde çok kapsamlı bir çalışma yaptık. Diğer araştırmacılar da bu alandaki çalışmalarını sürdürüyor. Onların araştırması için de çok iyi bir bağlam oluşturacaktır.”

Kaynak : chemistryworld.com

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.