Kakaoyu seviyoruz, özellikle kış aylarında ve o hepimizin vazgeçilmezi, peki kakao bizi seviyor mu?

Kupa dolusu çikolatayı yemek isteyebilirsiniz, ancak doymuş yağ ve şekeri de göz ardı etmemenizde yarar var. Harvard ve Brigham Kadın Hastalıkları Hastanesi iş birliği ile gerçekleşen ve dört yıl süren çalışmada, araştırmacılar kakaonun yararları üzerine rastgele 18.000 kişinin yer aldığı büyük çapta bir vaka analizi yürütüyorlar.

Önceki çalışmalar ve küçük ölçekli klinik çalışmalar, kakaoda yer alan flavanolların sağlık için faydalı çeşitli özelliklerinin olduğunu ve kalp hastalıkları, felç ve demans hastalıklarına karşı koruyucu nitelikleri içerisinde barındırdığını göstermiştir, bu yüzden de kakao ve bileşenleri araştırmacılar için merak konusu haline gelmiştir.

Çalışmanın eş başyazarlarından biri olan JoAnn Manson (Michael ve Lee Bell Harvard Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Profesörü ve ayrıca Brigham ve Kadın Hastalıkları Hastanesinde (BWH) Koruyucu Hekimlik Biriminin Şefi), kakao flavonlarının, kardiyovasküler hastalık riskinin azaltılmasında, hafıza kayıplarının ve bilişsel gerilemeye bağlı rahatsızlıkların tedavisinde oldukça umut verici olduğunu belirtti.  Ancak bugüne kadar elde edilen bulguların sonuçsuz kaldığını, rastgele gerçekleşen çalışmaların küçük çaplı yapıldığını dile getiren Manson, kardiyovasküler hastalık risk faktörlerinin yanı sıra kan basıncının düşürülmesi, kan akışının sağlanması, kan damarlarının genişletilmesi, inflamasyonun azaltılması, insülin direncinin ve glikozu metabolize etme yeteneğinin geliştirilmesi üzerine çeşitli olumlu etkilerinin gözlenebileceğini öne sürdü.

“Kakaokolikler için kötü haber; içeriğinin temel bileşeni kakao olsa bile üretim yönteminde meydana gelen değişiklikler çikolatayı flavanollar için güvenilmez kaynak haline getirmektedir” diyen Manson, genel olarak çikolatanın yeterince yağ, şeker ve kalori içerdiğini, ancak test sonuçlarının kapsül ve içeceklerdeki kakao flavonlarının yüksek oranda bulunduğunu göstermesine rağmen durumun daha çok çikolata yemeğe dair bir yönerge ile sonuçlanmayacağını ifade etti.

Manson’a göre, COSMOS (Cocoa Supplement and Multivitamin Outcome Study, Kakaoya Ek Çok Vitaminli Ürün Çalışması), klinik olarak insanlara daha çok çikolata yemeleri için tavsiyede bulunmaz, ancak çikolatanın tadını çıkarmaları için onlara daha fazla teşvik sağlayabilir.

COSMOS, aynı zamanda günlük multivitamin kullanımının anti kanser potansiyeli taşıyıp taşımadığını araştıran bir çalışmayı da içeriyor. BWH’de aynı araştırma bölümününde daha önce gerçekleştirilmiş bir çalışma izlenmekle beraber sonuçlar, son 11 yılda günlük multivitamin alan 50 yaş üstü erkeklerde kanser vakalarının yüzde 8 oranında azaldığını gösteriyor. Eş yazarlardan bir diğeri olan Howard Sesso (Harvard Tıp Fakültesi, Doçent Doktor ve Brigham Koruyucu Hekimlik Bölümü Beslenme Araştırması Direktörü) ise COSMOS ile önceki sonuçların tekrarlanarak büyük çapta değerlendirileceğini ve yararın kadınlar üzerindeki etkinliğinin araştırılacağını belirtti. Sesso ayrıca, vitaminlerin tek başına megadozlar halindeki etkilerini izole etmekten ziyade gerekli vitamin ve minerallerin düşük dozlarının kombine etkisini araştırmak için testlerin multivitamin kolunu tasarlamayı amaçladıklarını ifade etti.

COSMOS, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, bunama ve kanser gibi yaşla birlikte artan sağlık koşullarındaki değişimi değerlendirdiği için test, son iki yılda kanser teşhisi konmamış olanlar ve kardiyovasküler hastalığı bulunmayan 60 yaş üzeri erkekler ve 65 yaş üzeri kadınlar ile sınırlı. Böylelikle, her katılımcı günde üç hap alıyor, ancak bunların hangisinin kakao flavanolları, multivitaminler, kombinasyonlar ya da plasebolar içerdiğini bilmiyor. Bu durum, araştırmacıların dört farklı grubu test etmesine olanak tanıyor; günlük multivitamin alanlar, kakao tozu alanlar, her ikisini alanlar, yalnız plasebo alanlar. Çalışmaya katılan gönüllülerin birçoğu kan örneği göndermeyi kabul ediyor ve bazıları periyodik olarak fiziksel ve bilişsel kontrollere tabi tutuluyor.

Manson’un söylediğine göre kakao flavanollarının kan damarlarındaki nitrik asit üretimini destekleyerek damarları genişleten ve rahatlatan, kan basıncını düşüren ve vücudun ihtiyaçlarını karşılamak için kan akışını durduran etkilerinin olduğuna inanılıyor. Ayrıca flavanollar, glikoz metabolizmasını geliştiren ve insülin direncini düşüren anti-inflamatuar özelliklere de sahip olabilir.

Her ne kadar katılımcıların gerçekleştirdiği testler kayıt altına alınsa ve sonuçlar yıllar boyu geçerliliğini korusa da Manson and Sesso’nun belirttiğine göre, büyük ölçekli ve çift körlü tasarım, bir dizi bilimsel sorunun çözümüne izin verecek nitelikte. Sonuç olarak bu çalışmanın ilgili pek çok mekanizmaları keşfetmeye öncülük etmesi muhtemel.

Sesso’ya göre diyet önerilerinde bulunmadaki zorluklardan biri tüketici ürünlerinin çeşitliliğinin fazla oluşu. Siyah çikolata kalıplarının yüksek oranda kakao içerdiğini iddia edenler flavanol miktarında, kakao çekirdeklerinin işlenmesindeki ve içeriğindeki farklılıklardan dolayı çeşitli değişimler gözlemleyebilirler.

“Kakaolu ürünlerin, kakao flavanollarının hatta çikolata ve ya siyah çikolatanın potansiyel yararlarını duyduklarında bu yararı sağlayan unsurun ne olduğunu tespit etmek ve onu diğerlerinden ayırmak zor olduğu için bu durum tüketicilerde kafa karışıklığına sebep oluyor” diyen Seso, kakaolu ürünleri düşündüklerinde kakao çekirdeği konusunu baz aldıklarını ve en biyoaktif bileşenlere odaklanarak bunların sağlık üzerine etkilerini kesin şekilde kanıtlamayı öngören COSMOS gibi büyük ölçekteki deneme çalışmalarını yürüttüklerini belirtti.

Kaynak : harvard.edu

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.