Araştırmacılar Vücudun En Büyük Hücre Reseptörünü Buldular

Fotoğraf : B12 vitamininin kimyasal yapısı.

İnce bağırsaktaki B12 vitaminlerini emen bir reseptörün görünüşü bağırsaklardaki ve böbreklerdeki vitaminleri ve besinleri yutan dev bir mantar şeklindedir. Danimarka Aarhus Üniversitesi’nden araştırmacılar ilk kez, yüz milyonlarca yıllık evrimi sürecinde ayakta kalan henüz bilinmeyen biyolojik bir yapıyı anlamaya başladılar.

Danimarka’daki Aarhus Üniversitesi Biyomedikal Bölümü’nden Doçent Christian Brix Folsted Andersen “Baktığımız şey, yapısal düzeyde bir evrim, böceklerin ve insanların ortak atalarına dayanan kurbağa temel yapısına sahip bir alıcı, “diyor.

B12 vitamini sağlıklı diyet yaparken bile eksikliği görülebilecek, eksikliğinde merkezi sinir sisteminden ciddi anemik hastalıklara ve semptomlara yol açabilen bir vitamindir. Andersen, araştırma ekibi ile birlikte, vücudun en büyük hücre reseptörünü iki proteinin birleşmesiyle yaratılmış ve bilim adamlarının henüz nedenini anlamamış olsa da moleküler açıdan devasa bir yapı olarak korunan eski, önceden bilinmeyen bir yapı terimi şeklinde tanımladı.

Bilim adamı Dorothy Hodgkin 1960’larda, B12 vitamininin yapısını belirlemede yaptığı bilimsel atılım için Nobel Ödülü’nü almıştı. Şimdi ise, Andersen ve meslektaşları bu reseptörün yapısının vücutta emilmesini sağlayan B12 vitamininin Hodgkin’in söylediğinden 1000 katından daha fazla olduğunu rapor etmişlerdir. Araştırma sonuçları, Nature Communications bilimsel dergisinde yayınlandı ve bu sonuçlar hatalı B12 vitamin emilimine ve böbreklerdeki besinlerin kaybı konusuna ışık tuttu.

Andersen, ABD’deki Washington Üniversitesi’nden telefonla “X-ışını kristalografisinin yardımıyla, alıcının insan biyolojisinde daha öncelerde bilinmeyen bir şekilde kendisini nasıl organize edebileceğini belirlemeyi başardık ve bu yeni bilgiyle nihayet, dünyadaki belirli genetik değişikliklere sahip binlerce insanın neden vitamini absorbe edemediğini açıklayabiliyoruz, “diyor.

“Ama bana göre, en ilginç olanı, Seattle’da ayrıntılı olarak öğrendiğim ileri elektron mikroskobu yardımıyla, alıcının bir bütün olarak nasıl göründüğünü görebiliyor olmamız ve bunun sayesinde de reseptörün bağırsaktaki B12 vitaminini ve böbreklerdeki diğer çeşitli maddeleri nasıl emdiği konusudur.

Bunu gören ilk kişi olmak harika “, diye ekledi.

Andersen, evrimsel bir bağlamda, daha önce görülen hiçbir şeye benzemediğinden, alıcının çok gizemli bir şey olduğuna dikkat çekmektedir. “Aynı zamanda, genleri karşılaştırarak, reseptörün böceklerde bulduğumuz yapı ile aynı yapıya sahip olduğunu gördük. Bu yüzden çok erken evrilmiş olması gerektiğini, yani milyonlarca yıl önce, dolayısıyla kökeni memelilerden çok önce ortaya çıkmış olması gerektiğini görebiliyoruz. ” dedi.

Andersen’in araştırması, Søren K Moestrup ile uzun zamandır devam eden çalışmalarının bir devamıdır. Bu araştırman 2010 yılında, alıcının B12’yi ince bağırsakta spesifik olarak nasıl tanıdığı hakkında yeni ve önemli bilgilere liderlik etmiş oldu.

Moestrup. “Bugün yürüttüğümüz araştırma, B12 vitamini konusunda yıllarca süren araştırmaların bir devamıdır. 25 yıl önce, bağırsakların gölgeli girintilerinde neler olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yoktu şimdi ise, aydınlandık ve bu girintilerin nasıl çalıştığını daha önce hiçbirimizin hayal edemeyeceği şekilde görebiliyoruz”, diyor.

“Bilimsel açıdan açıkça tatmin edici olmasının yanı sıra, tıbbi tedavi için yeni bir bakış açısı açılıyor. Mesela, artık ilaçları böbrek ve bağırsaklara iletmek için kullanılabilecek bir reseptör hakkında derinlemesine bilgi sahibiyiz”, diye ekliyor.

Daha fazla bilgi için: Casper Larsen et al, Structural assembly of the megadalton-sized receptor for intestinal vitamin B12 uptake and kidney protein reabsorption, Nature Communications(2018). DOI: 10.1038/s41467-018-07468-4

Aarhus Üniversitesi tarafından sunulmuştur.

Kaynak : phys.org

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.