Daha Fazla Geri Dönüştürülmüş Atık Su İçin

Fotoğraf : Singapur’daki içme suyu ve diğer kullanımlar için kullanılan suyun yaklaşık % 40’ını tedarik eden beş su geri dönüşüm tesisinden biri.

İçilebilir su giderek azalmakta. Nüfus artışı, kirlilik ve iklim değişikliği, tüm bunlar daha fazla ülkeyi-şehri alışılmadık su kaynaklarını aramaya zorlandığı anlamına geliyor . Giderek daha fazla yerde, ‘yeniden kullanılmış su’ adı verilen belediye tarafından yüksek oranda arıtılmış atık suları içmek en iyi seçenek haline geldi hatta bazı durumlarda tek seçenek.

Ancak, sansasyonel medyada sık sık artan yeniden kullanım suyuyla ilgili endişeler, birkaç projenin ilerlemesini engelledi. Bazı insanlar yeniden kullanılan suyun göllerden veya nehirlerden elde edilen içme suyundan daha fazla patojen ve kimyasal içerdiğinden endişe duymakta. Başka bir kesim ise, temizleme işlenminden önce tuvaletlerden ve drenlerden geçen suyu tüketme fikrinden tiksiniyor.

Şu anda yaklaşık iki milyar insan ‘yüksek su kıtlığı’ olan ülkelerde yaşıyor (çoğunlukla kuzey Afrika ve batı, orta ve güney Asya) . Bugün ki Dünya nüfusunun 7,7 milyardan 2050’de 10 milyara çıkacağı tahmin ediliyor( tahminen% 70’i kentsel alanlarda yaşayacak) ve bu durumda güvenilir içme suyu talebinin büyük ölçüde artması bekleniyor. 2019 Birleşmiş Milletler değerlendirmesine göre, su talebi genel olarak şimdi ve 2050 arasında % 20 ila% 30 oranında artacak.

Geri Dönüştürülmüş Su Nedir?

‘Yeniden kullanılan’ su yani geri dönüştürülmüş su yüksek derecede arıtılmış atık sudan meydana gelir.

Orta ve yüksek gelirli ülkelerde, evlerden, dükkanlardan ve işletmelerden, ancak endüstrilerden değil (evsel) atık su toplanır, kanalizasyon tesislerinde arıtılır ve nehirlere, göllere ve diğer doğal su kütlelerine boşaltılır. Daha sonra ‘ham su’ toplanır, tekrar işlenir ve mansaptaki kasaba ve şehirler tarafından içme, tarım, peyzaj sulama veya endüstriyel işlemler için kullanılır.

Alternatif bir strateji ise, belediye atık suyunun içme için kullanılabilmesi için daha titiz bir şekilde arıtılmasıdır. Kanalizasyon tesisinden geçtikten sonra, gelişmiş kimyasal, biyolojik ve fiziksel arıtımlar kullanılarak ikinci bir tesiste arıtılır. Su daha sonra doğrudan içme suyu sistemine veya doğal sisteme (nehirler, göller, akiferler veya rezervuarlar) verilir. İkinci senaryoda, su daha sonra doğal sistemden çıkarılır, tekrar arıtılır ve daha sonra içme veya diğer kullanımlar için insanlara verilabilir. Her iki durumda da, ortaya çıkan su yeniden geri dönüştürülmüş yani yeniden kullanılabilir su olarak adlandırılır .

Birçok yerde, normal yolla (yani sadece bir kez) arıtılmış atık su deşarjı, nehir akıntısının artan oranını oluşturmakta. Atık suyun kontrollü bir ortamda daha yüksek standartlarda arıtılması ve belirli amaçlarla yeniden kullanılması hem ekonomik hem de sağlık nedenleriyle daha önemli.

Bu yüzden elimizdeki suyu korumamız çok önemli. Akıllı sensörlerin ve diğer teknolojilerin kullanımı da dahil olmak üzere tedarik altyapısının iyileştirilmesi ve daha iyi yönetilmesi gerekmekte. Verimli tasarruflu teknolojik ürünlerde uygun fiyatlandırmalarla araçların kullanımı artırabilir. Kirliliği azaltmak için bu tarz mevzuatların uygulanması gerekmekte. Ve tüm sektörlerin (kamu ve özel) toplumu su tasarrufunun önemi konusunda eğitilmesi gerekir.

Tüketiciler için daha kabul edilebilir hale getirmenin yolları da dahil olmak üzere, yeniden kullanılmış su içmenin yararlarını ve risklerini araştırılması gerekiyor.

Genel Algı

Vatandaşların konuya olan karşıtlığı; son yirmi yılda insanlara arıtılmış atık suların içme suyu sağlamak amaçlı kullanımı için geliştirilen çeşitli projeleri durdurdu.

2000 yılında Los Angeles Daily News ,1995 yılında Los Angeles Kaliforniya’daki San Fernando Vadisi’nde başlayan “East Valley Su Geri Dönüşüm Projesi” hakkında ‘Tuvalet suyuna dokunma’ başlıklı bir makale yayımladı. Bölge halkı suyun sadece düşük gelirli bölgelerde yaşayanlara sağlanacağını düşündükleri için bu suyun güvensiz olacağını düşünmüştü. Proje, belediye başkan adayları tarafından siyasallaştırıldı ve projeyi öneren Los Angeles Su ve Güç Bakanlığı sonunda projeyi uygulamamaya karar verdi. O zamandan beri, yeniden kullanılan su sadece sulama ve sanayide kullanılıyor.

Avustralya’daki Queensland’da, sakinler 2006’da Toowoomba’daki yeniden kullanım projesine ve 2009’da güneydoğu Queensland’daki Batı Koridoru Geri Dönüşümlü Su Sistemine karşı çıktılar, hatta ülke şuan su kayıtları tutulmaya başladığından beri en şiddetli kuraklığı yaşıyor.

Toowoomba’da yaklaşık 95.000 kişinin% 62’si, büyük ölçüdeki suya karşı duydukları güven endişeleri, turizm, gıda işleme ve emlak satışlarının da dahil olduğu endüstrilere zarar vereceği korkusuyla bu projeye karşı oy kullandı . Batı Koridoru Geri Dönüşümlü Su Programı’nın inşa edilmesi 2.4 milyar dolara (1.6 milyar dolar) mal oldu ve Güneydoğu Queensland’ın su ihtiyacının yaklaşık       % 30’unu karşılamak için günde 230.000 metreküp su üretimi hedeflendi. Ama 2009 yılında, siyasi baskı ve kuraklık bir arada olunca rezervuar seviyelerindeki tam kapasite% 40 altına düştüğünde sadece yeniden içilebilir su üretme kararına varıldı.

Fotoğraf : Bir işçi, uzun süreli kuraklık nedeniyle su sıkıntısı çeken Avustralya’nın Queensland kentinde bir tankerle içme suyu dolduruyor.

Halkın su güvenliği konusundaki şüpheleri tam olarak garanti edilmemiştir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da, hala düşük gelirli ve azınlık etnik nüfusu arasında güvenli içme suyuna erişimi olmayan topluluklar var. Bazı durumlarda, içme suyunun 2014 yılında Flint, Michigan, ve bu yıl Kanada’daki çeşitli şehirlerde olduğu gibi, nüfus için güvenli olmadığı gösterilmiştir. Bütün bu durumlarda, suyun düzenleyici makamlar tarafından güvenli kabul edilenlerden daha yüksek kurşun konsantrasyonları içerdiği bulunmuştur. Geçen yıl Ekim ayında yapılan testler, Kaliforniya’daki yaklaşık 300 içme suyu kuyusunun ve diğer su kaynaklarının, PFAS (poli-floroalkil maddeler) olarak bilinen kimyasal izler içerdiğini ortaya koydu. Bu  durumbazı kanser vakaları ve diğer sağlık sorunları ile bağlantılı.

Bununla birlikte, günümüzde geri dönüştürülmüş içme suyu aslında standart içme suyundan daha katı düzenlemelere, izlemeye, değerlendirmelere ve denetime tabidir.

Görünüşü İyileştirme

Üç adım yeniden kullanılan suyun halkın gözündeki yerini iyileştirir.

Daha fazla araştırma yapılmalı. Atık su, uygun şekilde işlenmezse, kolera veya tifo gibi ciddi akut ve kronik hastalıklara neden olabilecek yüzlerce bilinen kimyasal ve patojen içeriyor. Ayrıca, sürekli olarak yeni kimyasallar piyasaya sürülmekte ve yeni bakteri-virüs türleri keşfedilmekte. Üniversiteler ve su hizmeti şirketleri için çalışan araştırmacılar, ortaya çıkan riskleri incelemeli, ölçmeli ve etkin bir şekilde azaltmalı ve dönüştürülmüş kullanım suyunun hem insan hem de çevre sağlığı üzerindeki genel faydalarını ve maliyetlerini değerlendirmeye devam etmeli.

Tespiti için teknolojiler, daha hassas daha uygun fiyatlı ve yaygın olarak kullanılabilir hale gelmeli. Özellikle de, patojenlerin ve kimyasalların varlığı sürekli (ortaya çıkabilecek sorunlardan halkı korumak için; günlük veya daha sıkı periyotlarla izlenmeli). Toksik kimyasal maddelere düşük seviyelerde uzun süre maruz kalınınca kronik rahatsızlıklar ya da bir seferlik maruz kalmaktan kaynaklanan akut risklerini ortadan kaldırmak için sürekli testlerle değerleri izlemek çok önemli.

Orta ve yüksek gelirli ülkelerde, içme suyu veya geri dönüştürülmüş su yeniden kullanılır olsun (patojenlerin, kimyasallar ve kirletici herhangi diğer unsular açısından) veya olmasın, ulusal, bölgesel ve yerel sağlık standartlarını karşılamalıdır. Şimdiye kadar, geri dönüştürülmüş su kullanan şehirlerdeki su ajansları arıtma ve dağıtım boyunca, kimyasallardan mikrobiyallere çoklu bariyer arıtma adımlarının kullanılması, mikropların-kimyasalların gerçek zamanlı izlenmesi ve çeşitli risk yönetimi stratejileri kullanılarak bu standartları karşılayabilmiştir.

Kamu erişimini geliştirin. Su şirketleri gibi kurumlar, bilginin yayılması, halkın katılımı, eğitim ve katılım konularında daha kapsamlı stratejiler geliştirmeli.

Toplumsal katılım, halkı belirli projelerin devam etmesi gerektiğine ikna etmek için bir araç değildir ve asla bir araç olarak algılanmamalıdır. Daha ziyade, platformların oluşturulmasıyla ilgili olmalı, böylece planların değiştirilmesi anlamına gelse bile insanların endişelerine erken müdehale edilebilir ve sorunlar daha hızlı ele alınabilir.

Bazı başarılı projeler bir model sunabilir. Örneğin 1990’larda Kaliforniya’daki San Diego şehri, Colorado Nehri’nden ve diğer kaynaklardan gelen su transferlerine olan bağımlılığı azaltmak için bir atık suyun yeniden kullanımı için bir proje planladı. Proje başlangıçta halk tarafından desteklendi. Ancak bu destek, geri dönüştürülmüş atık suların güvenliği konusunda uzman paneller tarafından sağlanan bilgilerdeki tutarsızlıklar dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle ortadan kaldırılmıştır. 1999’ da medyanın ‘Tuvaletime Dokunma’ ve ‘Kanalizasyon İçeceği’ gibi terimleri kullanılması ve geri dönüştürülmüş suyun sadece düşük gelirli topluluklara sağlanacağını iddia etmesinden sonra, belediye meclisi projeyi sonlandırdı.

Yine de San Diego’nun daha fazla içme suyuna ihtiyacı vardı. 2004 yılında, Kamu Hizmetleri şirketi halk erişimi ve eğitimi için daha kapsamlı stratejiler geliştirmeye karar verdi. Uygulanan yaklaşımlar arasında bir online-telefon üzerinden anketler, odak gruplarını içeren araştırmalar, şehir personelinin projeyi San Diego gönüllü hizmet kuruluşları ve diğerleri ile tartışması için fırsatlar ve bilgi sağlayan özel bir web sitesi kurdu.

Bu çabalar sonuç verdi. 2004 yılında, ankete katılanların sadece% 26’sı suyun yeniden kullanımını onayladı. 2012 itibariyle bu değer % 73 oldu. Şehir 2013 yılında ‘Saf Su San Diego’ projesini onayladı. Projenin 2023’e kadar günde 114,000 m3 su üretmesi  ve 2035 yılında ise şehrin su ihtiyacının üçte biri tedarik etmesi bekleniyor.

İhtiyacın büyük olduğu yerlerde projeleri uygulayın. Yetkili su hizmetleri şirketleri, ihtiyacın en fazla olduğu yerlerde yeniden kullanım projeleri uygulamaya başlamalı. Yeterli bilgiye, teknik uzmanlığa, personel düzeylerine ve finansal kapasiteye sahip olmaları ve katı su kalitesi düzenlemelerinin olduğu şehirlerde faaliyet göstermeleri gerekecektir. Bu tür planların, risklerin yüksek olduğu yerlerde güvenli ve etkili olduğu kanıtlandıktan sonra, diğerler bölgelerinde benzer projeleri desteklemesi daha olası.

Başarının Anahtarı

Bu stratejilerin çalışmasının anahtarı, belediye başkanlarından ulusal yönetimlere, işletmelerden, yerel sağlık ve sağlık kurullarından topluluk ve çevre gruplarına, dini liderlere ve medyaya kadar tüm paydaşların sürekli katılımıdır.

En az üç önemli ekonomik merkez (Singapur, Namibya’daki Windhoek ve Kaliforniya’daki Orange County) geri dönüştürülmüş içme suyu olmadan bugün bulundukları yerde olamayacaktı. Aslında, bu geri dönüşüm projeleri olmadan, muhtemel katı-su kirliliği oranlarının ortaya çıkan sosyo-ekonomik kalkınma üzerinde ciddi etkileri olabilirdi. Ayrıca, geri dönüştürülmüş su projesi kısmen, doğal sistemlerin temizlenme projelerinden daha fazla suyu standartlara göre arıtmış olduğu için; akarsular, nehirler, göller, sulak alanlar ve akiferlerde kullanılanabilir.

Kaynak : nature.com

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.