Güneş Gözlüklerinden Asteroit Yüzeylerine

Güneş Gözlüklerinden Asteroit Yüzeylerine

Polarize güneş gözlüklerini mümkün kılan teknoloji ile aynı ilkeleri kullanarak, Porto Ricoda’da Arecibo Gözlemevi’ndeki bir araştırma ekibi, asteroitlerin Dünya’ya çarpma olasılığına karşın savunmaya yardımcı olmak için bir teknik geliştirdi.

Yakın zamanlarda yayımlanan bir çalışma, asteroitlerin yüzeylerinden sıçrayan radar sinyallerinin yorumlamanın daha iyi bir yolunu buldu. Veriler, asteroidin gözenekli, kabarık veya kayalık olup olmadığını bize daha iyi söyleyebilir. Bu bilgi oldukça önemlidir çünkü gezegenimize yakın yüzlerce asteroit, Dünya’ya çarpma potansiyeline sahip.

Gözlemevi’ndeki baş yazar ve araştırmacı “Asteroitlerin fiziksel özellikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek gezegenimizi savunmada çok önemlidir.” dedi. “Gözenekli, kabarık bir asteroid yoğun ve kayalık bir asteroid kadar bir tehdit oluşturmaz. Araştırmamızla, potansiyel asteroit çarpma olaylarına karşı daha iyi hazırlanabiliriz.”

Atmosferde, boyutlarına ve bileşimlerine bağlı olarak bazı asteroitler sürtünmeden dolayı yanacaktır ancak diğerleri yıkıcı hasarlara sebep olabilir. Bu tehditleri nasıl saptırabileceğimizi bilmek asteroitlerin yapısı hakkında bildiklerimize bağlı olacaktır.

Çalışmayı tamamlamak için 1999-2015 yılları arasında Porto Rico’daki Arecibodan (bir radyo teleskopu) alınan veriler kullanıldı.  Arecibo, UCF’nin Universidad Ana G. Méndez ve Yang Enterprises Inc. ile işbirliği anlaşması kapsamında NSF için yönettiği bir ABD Ulusal Bilim vakfı tesisidir. Teleskobun büyük bir kısmı Aralık ayında çöktü ancak tesisin geri kalanında çalışmalar devam ediyor. Ayrıca bilim insanları daha önce kullanılan verileri kullanmaya devam ediyor.

Fotoğraf-1: Dylan Hickson, Porto Rico’daki Arecibo Gözlemevi’nde bir bilim insanı ve makalenin baş yazarıdır.

Arecibo Gözlemevi/Cabrera İsrail

Hickson, “Arecibo ile radar sinyali gönderdiğimizde, ışığın tam polarizasyonunu biliyoruz ancak bir yüzeyden sıçradığında onun nasıl polarize olduğu değişebilir.” dedi. “Asteroit yüzeyi pürüzsüz bir ayna olsaydı, sinyal yansıtıldığında polarizasyonu ‘mükemmel bir şekilde’ tersine çevirecekti.  Pürüzlü ve kayalık bir yüzeye gelen ışık, kaya kenarları, çatlaklar ve tanecikler ile etkileşime girecek ve tamamen farklı bir polarizasyonda yansıyacaktır.”

Ekip, Arecibo verilerini analiz ettiğinde, hangi yüzey özelliklerinin onları ürettiğini çözmek için alınan sinyalin polarizasyonunu çeşitli bileşenlere ayırdılar. Yüzeyde daha ince veya büyük kayalar var mı? Yoksa, yüzey küçük kayalar ve ince toz taneleri ile mi dolu?

Polarimetrik ayrışma (polarizasyon tekniği) kullanımı yeni olmamakla birlikte  henüz  % 100 güvenilir de değildir. NASA OSIRIS REx misyonunda görevli bilim insanları, asteroit Bennu’nun ne kadar kayalık bir asteroit olduğuna şaşırdılar. Uzay aracından alınan görüntüler, yüzeyin belirtilen ilk radar verilerinden çok daha kayalık olduğunu buldu ve ekip, örneğin hedef alanını yeniden düzenlemek zorunda kaldı.

Hickson “Bizim sonuçlarımız, gözlemlerden yararlanarak yüzey özellikleri hakkında daha fazla bilgi elde etmek için bir metodoloji sunuyor, bu gizemli yüzeylerin neye benzediğine dair daha iyi bir fikir veriyor.” dedi. “Bu metodoloji sadece arşiv verilerine uygulanmakla kalmaz, aynı zamanda gelecekteki gözlemlere de uygulanabilir ve potansiyel olarak büyüyen asteroit popülasyonu hakkındaki anlayışımızı büyük ölçüde iyileştirebilir. “

Kaynak: phys.org

33 Kez Okundu

Yazar Hakkında

İnovatif Kimya Dergisi

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.

Kopyalamak Yasaktır!