250 milyon yıl önce gerçekleşen Büyük Ölüm’ün kökeni, ölümcül sülfür zengin suların oksijenli sığ sulara sızmasına dayanıyor ve bugün için önemli dersler barındırıyor.

Tarih öncesi Panthalassa Okyanusu’nda sülfür ve oksijen açısından zengin suların karışması, son 540 milyon yılın en büyük kitlesel yok oluşuna katkıda bulundu. Çinli ve ABD araştırmacıların bu yeni bulguları bugün için de geçerlidir çünkü günümüzdeki iklim değişikliği, dünya okyanuslarında sülfürik alan artışını şiddetlendirmektedir.

Yaklaşık 252 milyon yıl önce, gezegenin tarihinde yaşanan en yıkıcı soy tükenme olayı – Permiyen kitlesel yok oluş olayı- Dünya üzerindeki neredeyse tüm yaşamı yok etti. Deniz türlerinin % 80’inden fazlası kayboldu ve bu ekosistemlerin iyileşmesi birkaç milyon yıl aldı.

O zamanlar Panthalassa Okyanusu, Dünya’nın yüzeyinin % 70’ini kaplamaktaydı. Bugün, bir zamanlar Panthalassa’nın altında oturan okyanus tabanı, Kanada, Japonya ve Yeni Zelanda’da bulunan korunmuş tortullar hariç neredeyse tamamen kayboldu. Bu tortullarda bulunan pirit (aptal altını) örneklerini kullanarak, Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Yanan Shen’in liderlik ettiği bir jeokimya ekibi, okyanus kimyasında meydana gelen ve bu yok oluş felaketini tetikleyen değişiklikleri izledi.

250 milyon yıl önce Panthalassa Okyanusu, Dünya’nın yüzeyinin % 70’ini kaplamaktaydı.

Ekip, pirit minerallerindeki kükürt izotoplarını analiz ederek, oksijenli sığ sularla okyanus derinliklerindeki sülfür zengini suların karışmasıyla ‘ana öldürücü ajanları’ n ortaya çıktığı sonucuna vardı.  Ancak bu artan karışmaya neyin neden olduğu hala gizemini korumaktadır. Shen “Sülfür, ökaryotik hücrelere karşı toksiktir ve birkaç yüz ppm konsantrasyonundaki hidrojen sülfüre uzun süre maruz kalınmasının insanlarda ölümcül olacağını biliyoruz” diye açıklıyor. “Bu nedenle, sülfürik suların depolanması, Permiyen-Triyas okyanuslarındaki deniz canlılarını öldürmüş olabilir.”

Araştırma ekibinde yer almayan, ABD, Riverside, Kaliforniya Üniversitesi’nden, biyojeokimyager Timothy Lyons, bulguları ‘baştan çıkarıcı’ olarak nitelendiriyor. Dört farklı kükürt izotopunun ölçülmesiyle, araştırmacıların, özel kükürt metabolik mikrobik yollarının parmak izini alabileceklerini ve tarih öncesi okyanusun kimyasına ilişkin fikir sahibi olabileceklerini söylüyor. “Zamansal bağlamda bakıldığında, [veriler] deniz sisteminde yüksek dinamik koşullara ve büyük tedirginliklere işaret ediyor” diyor. “Sülfürün sığ sulara belli aralıklarla karıştığı kanıtı, hem kitlesel yok olma hem de uzun süren biyolojik iyileşme için açık delil olabilir.”

Permiyen kitlesel yok oluşu, çeyrek milyar yıl önce gerçekleşmiş olsa da, onu tetikleyen olaylar günümüzdeki iklim değişikliğinin nedenlerini aydınlatmada önem kazanmıştır. Shen, “Uzaktan algılama uydusu, Namibya sahil sularındaki kitlesel balık ölüm oranlarının sülfürik sularla ilişkili olduğunu açıkça gösterdi” diyor ve ekliyor “Nitekim insan kaynaklı ötrofikasyon (sudaki azot ve fosfat miktarının artması) ve küresel ısınmaya bağlı olarak, Meksika Körfezi, Kaliforniya ve batı Hindistan’da olduğu gibi birçok kıyı sularında hidrojen sülfürün belli aralıklarla oluşumu bildirildi.”

Bu uyarı, günümüz okyanuslarında ısınmayla yüz yüze geldiğimiz için bu olaydan öğrenilecek derslerin olduğunu belirten Lyons tarafından da karşılık buluyor.

Kaynak : chemistryworld.com

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.