İleri teknolojik telefonunuz büyük ölçüde bir mikrop yuvasıdır. Yüzeyinde binlerce mikroskopik mikroplar gezinir. Kir kalıntıları ve deri hücreleri kapağına bulaşır. Minik kıllar düğmelerinin içine yapışır ve elleriniz yüzlerce kimyasalı bulaştırır. Yüzünüzdeki fondöten, aldığınız antidepresanlar, duşta kullandığınız şampuan ve hatta dört ay önce Panama’da uyguladığınız sinek kovucu bile elinizde ve telefonunuzda izler bırakır. Tüm bunlar, bilim adamlarının yaşam biçimlerimizi öğrenmek için telefonumuza bakmasında geçerli bir nedendir.

Geçen hafta Ulusal Akademi Bilimi Bildiri Kitabında bir çalışma yayınlandı. Kaliforniya, San Diego Üniversitesinde biyokimyager olan Pieter Dorrestein ve meslektaşları; bilim adamlarının ya da belki araştırmacı polislerin, kişilerin sahip oldukları eşyalardan onların kimyasal özgeçmişlerini açıklayıp açıklayamayacaklarını merak ettiler ve çalışmaya günde ortalama 2617 kez dokunduğumuz telefonlarla başladılar.

Bu çalışmada, yüzlerce kimyasal numune üreten telefonlarıyla birlikte 39 kişinin elleri temizlendi. Daha sonra, bazı kimyasalları parçalamak, analiz etmek, tanımlamak ve ayrıca bunları kitle kaynaklı kimyasal yapıların veri tabanındaki girdileri ile eşleştirmek için biyokimya teknikleri kullandılar. Her iki elin ve telefonun bileşimlerini baz alarak, kişilerin yaşam tarzları, çay ya da kahve içip içmedikleri, narenciyeleri sevip sevmedikleri ya da güneş altında geçirdikleri zaman hakkında çıkarımlar yapıyorlardı.

Dr. Dorrestein her molekülün bir ipucu olmadığını ama bunların sahip olduğu ya da kullandığı nesneler hakkında belirli bir taslak oluşturmaya olanak sağladıklarını söylemiştir.

Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığının araştırma ajansı olan Ulusal Adalet Enstitüsü tarafından yatırım yapılan bu çalışma; DNA ya da parmak izi eşleşmediği zaman cezai soruşturmalarda konu havuzunu sınırlandırıp daraltmak için kullanılabilecek bu ileri teknoloji kesintilerini ‘moleküler yaşam tarzı imzaları’ olarak adlandırır. Bazı bilirkişiler, bu tekniğin araştırmacıların subjektif izlenimlerini geliştireceğini söylediler.

‘Bu çalışma daha sistematik, daha bilimsel ve daha güvenilir bir şekilde ifade etmeyi amaçlamak dışında bu zamana kadarki tüm suç araştırmalarından farklı değildi’ diyen stereotipik ve profil belirleme hakkında yazan Virginia Üniversitesi hukuk profesörü olan Frederick Schauer çalışmada yer almadığını bir mail yazarak belirtti.

Bu önerme bazı adli bilim insanları için kaygı vericidir. Olayın telefondaki DNA’da bir eşleşme olmadan mahkeme salonunda bittiğini hayal etmek kolaydır. Test tüplerini çıkarın, kütle spektroskopisini açın ve kurgu müziğini verin.

Adli bilim insanı ve suçlu profil uzmanı olan Brent Turvey ‘Eğer çok fazla TV ve film izlerseniz, sırada neyin geleceğini düşünebilirsiniz’ demiştir. Ancak Dr. Turvey bu tekniğin potansiyelini abartarak sahip olduğu barut izi analizi ile gerçek bilimi çok daha erken çıkartabileceğini söyledi. Barut izi araştırmaların büyük bölümünü kapsar, adli bilimciler silahı ateşleyen kişinin elinden başka yerlerde de yanlış bir pozitif yaratabileceğine karar verdiler.

Günün birinde kimyasal profil çıkarma, sınırlı koşullarda kullanım için bir suç laboratuvarına giden bir yol olabilir. Dr. Schauer bunu mahkeme de daima yapabilme şanslarının olmadığını söylemiştir. Uzman delilleri çalışmalara giriş için tekniğin ulaşamayacağı yüksek standarda ulaşmak zorundalardır.

Northwestern University Pritzker Hukuk Fakültesinde bir davranış bilimci olan Jonathan Koehler bu teknik çıkmasıyla; araştırmacılar diğer değerleri gözardı edebilir ya da değersiz görebilir ve mahkemeleri doğru olmayan çıkarımları baz alarak kanıtları erken kabullenmeye iter diye endişelidir.

‘Sigara içmiyorum, içilen yerde de nadiren bulunuyorum. Ancak dün fırtınada sigara içen birinin yanındaydım. Peki telefonumdaki nikotin tespiti gerçekten yanıltıcı şeylerin dışında benim yaşam tarzım hakkında ne söyleyebilir?’ sorular artıyordu.

Bu çalışmanın baş yazarı Dr. Dorrestein kimyasal profilin şüpheliler havuzunu daraltmasına, birinin kimliğini kanıtlamasına ve bir ihtimal onların makul bir şüphenin ötesindeki suçun en sonunda tam bir araştırma altına girdiğini kabul etmiştir.

Bu; pis telefonunuzun sizin ilaçlarınızı ya da güneş kreminizi hatırladığınızı ortaya koyması, sizi mahkemeye getirmekten daha muhtemel olduğu anlamına gelir.

Kaynak : nytimes.com

İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.
×
İnovatif Kimya Dergisi aylık olarak çıkan bir e-dergidir. Kimya ve Kimya Sektörü ile ilgili yazılar yazılmaktadır.