AB yiyeceklerimizde bulunan ağır metaller için yeni sınırlamalar getirdi. Kadmiyum insanlar için toksik bir maddedir ve şu anda Avrupa’da kadmiyuma ortalama maruz kalma değeri, sağlık için güvenli sayılan değere yakın veya biraz üzerindedir. Ocak ayında Avrupa Birliği çikolatadaki kadmiyum limitlerini belirtti. Peki bu limitler neler ve neden değişimler oldu?

AB Neden Kadmiyum Hakkında Endişeli?

Kadmiyum böbrekler için toksiktir. Ayrıca kemiklerde mineral kaybına neden olabilir ve böbrekler, akciğer, mesane ve göğüs kanseri ile bağlantılıdır. Bu metal 10-30 yıllık çok uzun bir biyolojik yarı ömre sahip olmasıyla böbreklerde ve akciğerde kalma eğilimindedir.

Avrupa’da sigara kullanmayan kişilerin kadmiyuma maruz kalmalarının yaklaşık %90’ ı diyet, çoğunlukla patates, ekmek, unlu mamüller, çikolatalı ürünler ve yapraklı sebzelerden geliyor. AB’deki ülkeler, kadmiyum konsantrasyonun AB mevzuatında belirlenen maksimum seviyeyi aşmadığını doğrulamak için ürünleri örneklemekte ve analiz etmektedir.

Avrupa Birliği Çikolatadaki Kadmiyum Seviyelerini Açıkladı

Avrupa Gıda Güvenliği Birliği haftalık 2.5 μg/kg bir alımın tolere edilebilir olduğunu belirtti. Şu anda, yetişkinlerde ortalama haftalık maruziyet yaklaşık 2 μg/kg, ama çocuklarda 3.9 μg/kg ve daha küçük çocuklarda 4.9 μg/kg’dır. Bu nedenle limitler maruziyeti azaltmak için düşürülüyor.

Peki, Bu Limitler Neler?

Bunlar gıda maddesine bağlı olarak değişir. Tahıllar, sebzeler, et, balık ve besin takviyeleri gibi yiyeceklerde maksimum seviyededir.  Bebek mamaları için daha katı sınırlamalar 2015 yılında yürürlüğe girmiştir. Daha önceden çikolata ürünleri bir kadmiyum limitine sahip değildi; ancak 1 Ocak’tan itibaren bu değişti.  Çikolatadaki kadmiyum için dört üst sınır uygulanmalıdır. En katı olanı genellikle çocuklar tarafından tüketilen çikolataya uygulanırken, bitter çikolata daha yüksek maksimum seviyelere sahiptir. Düzenleme, üretici ülkelerin ve çikolata endüstrisinin hazırlanmasına izin vermek için beş yıl gecikti.

Kadmiyum Çikolataya Nasıl Girer?

Kadmiyum toprakta bulunur ve böylece kakao ağaçlarının kökleri tarafından absorbe edilerek bitkinin yapraklarına ve çekirdeğine taşınır.Bir toprak ne kadar asidik olursa kökler için o kadar çok kadmiyum bulundurur. Kadmiyumun çoğu yıpranmış ana kayadan kaynaklanır, bu nedenle Jeoloji bir çikolatada ne kadar kadmiyum bulunmasına karar vermede yardımcı olur.

Örneğin, bazı Güney Amerika ülkeleri volkanik topraklara sahiptir ve onların kakao çekirdekleri Batı Afrika’da yetişen kakaodan daha yüksek konsantrasyonda kadmiyum içerme eğilimindedir. Kakao ağaçları oldukça etkili bir şekilde kadmiyum biriktirir, bu yüzden çekirdek ve tozdaki seviyeler nispeten yüksek olabilir. Ayrıca bitkinin mikro besinler ile (özellikle çinko) ne kadar iyi beslenmiş olduğuda önemlidir. Araştırma kakao genetiklerinin önemli bir rol oynadığını gösteriyor çünkü farklı kakao çeşitleri kadmiyumu absorbe etmek için ya daha az ya da daha çok eğilimi vardır. Bütün kadmiyum seviyeleri doğa ile bağlantılı değildir. Kentsel kirlilikler, madencilik ve fosfatlı gübre kullanımıda dahil toprakta antropojenik kadmiyum kaynakları bulunur.

Çikolata Üreticileri İçin Çikolatananın İçine Giren Kadmiyumu En Aza İndirmenin Bir Yolu Var Mıdır?

Daha büyük çikolata üreticileri farklı alanlardan gelen çekirdekleri karıştırabilirler ve diğer malzemelerle onları seyreltebilirler. Ancak, bu tek kaynaklı çikolata üreticileri için çok zordur. Yetiştiriciler, kireç ekleyerek toprağın pH değerini artırabilir, bu da ağaçların kadmiyum alımını azaltacaktır. Ayrıca toprağa çinko eklemekte yardımcı olur. Kadmiyum almaya daha az eğilimli olan çeşitleri yetiştirebilir.

Kaynak : chemistryworld.com

28 Nisan 1995 tarihinde Ankara’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi tamamladıktan sonra 2013 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü kazandım ve Eylül 2018’de lisans eğitimimi tamamladım. İnovatif Kimya Dergisi haber çeviri ekibine hem bilimsel haberleri takip etmek hem de kendimi geliştirmek amacıyla gönüllü olarak Şubat 2019’da katıldım.
×
28 Nisan 1995 tarihinde Ankara’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi tamamladıktan sonra 2013 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü kazandım ve Eylül 2018’de lisans eğitimimi tamamladım. İnovatif Kimya Dergisi haber çeviri ekibine hem bilimsel haberleri takip etmek hem de kendimi geliştirmek amacıyla gönüllü olarak Şubat 2019’da katıldım.